
Merhaba, bu yazımda size daha önce bahsettiğim bir giyim akımının ikinci versiyonundan bahsetmek istiyorum; akademi tarzı giyim. Artık giyiminizi değiştirmek, farklı tasarım ve tarzlara ulaşmak çok daha kolay. Birçok konsept mağaza ve birçok farklı dönemi yansıtan ancak sizi ifade eden giyim tarzına ulaşmak için akımlardan veya trendlerden etkilenmek de söz konusu. İşte giyiminizde kendi sesinizi bulmak adına çıktığınız yolda, özellikle de “karanlık” tarzları ve tonları seviyorsanız, Lana Del Rey ve Harry Potter karışımı ruhunuzu dışa vurmak istiyorsanız, size harika bir önerim var; karanlık akademi olarak da bilinen “dark academia.”
Peki, Dark Academia Nasıl Oluşturulur?
Şimdi akademi tarzı giyimin özelliklerini ve dark academia’yı detaylandıralım. Öncelikle, 1992 tarihli Donna Tartt’ın romanının akımı şekillendirdiği söyleniyor. Pulitzer ödüllü yazarın “Secret Society” adlı romanı ayinlerin, üniversite yaşamının özellikle karakterlere eleştiriler sunularak anlatıldığı bir hikayeye sahip. Avrupa klasisizmini yoğun bir şekilde gözlemlediğimiz edebiyat, sanat ve mitoloji gibi dallara da yer verilen karanlık ve akademik bir atmosfere sahip. Böylece bu ve benzeri yapıtlarda yer alan, tematik noktaları olan bir yaşam tarzı haline gelmiş olduğunu görebiliyoruz. Akademi tarzı giyim aslında bir alt kültürden (subculture) türemiştir. Altkültür olarak akademi tarzı düşünürlük ve entelektüellik çerçevesinde şekillenen, akademik hayatı güncel yaşamında sürdüren, kitap okumak, felsefi tartışmalar yapmak veya sanatseverlerle saatlerce kahve sohbetlerine toplanmak gibi aktivitelere yansıyan bir yapıya sahiptir. Böylece akademisyen veya profesör gibi kariyer dallarının da yaşam tarzının, Avrupa temaları esintileriyle giyim tarzını oluşturduğunu söylemek mümkün.

Aslen, akademik yaşamdan ilham alınan, Avrupa barok tarzını anımsatan ve üniversitede çok okuyup yazmanın romantize edildiği bir tarzı olarak karşımıza çıkmaktadır. Retro parçaların üniforma giyimini andıran dokunuşlarla kombinlenmeleri ve hangi academia tarzını uyarladığınıza göre değişen tonlarla da yorumlanması önemlidir.Böylece Akademi tarzı giyimin çeşitleri de tema ve giyim tonları ön planda olacak şekilde çeşitlenmektedirler. Şimdi gelelim academia giyim tarzı anlatımımızın ikinci kısmı olan dark academia tarzının temalarına.

Aslında film gibi bir giyim tarzı academia. Dark academia’nın da temaları şu şekilde yer alıyor; ritüeller, acımasızlık, pişmanlık, melankoli gibi yeraltı edebiyatı konuları, korku ve psikolojik gerilim, gotik temalar, tarih, gizem temalı romanlar, karanlık ve negatif olabilen temalar.

Bu noktada, dark academia’nın bir çerçeve olarak alındığı çalışmalarda da dekorlar;
- Sisli ve ormanlı arkaplanlar,
- Loş ortamlar, mum ışığı,
- Kurutulmuş çiçekler ve bitkiler,
- Şehir sokakları,
- Resimler ve heykeller,
- Sonbahar filtreleri, gün batımları,
- Barok tarzı barındıran mobilyalar, kütüphaneler, ahşaplar, aynalar.
Genelde görülen, filmlerde veya fotoğraflarda karşılaştığımız aktiviteler şu şekilde yer alıyor; felsefi okumalar, kitap okumak ve defter tutmak, karakalem çizimler, kahve buluşmaları, satranç oynamak, klasik müzik dinlemek, yağmurlu havalarda dışarıyı izlemek.

Görüleceği üzere, dark academia aslında oldukça romantik ve hafif gotik bir yaşam tarzı anlayışından türetilmiş bir giyim türü olarak da karşımıza çıkıyor. Koyu renkleri sevenler için dark academia aslında oldukça güzel bir giyim tarzı olarak da karşımıza çıkmaktadır. Gotik bir etkiyi üstünde taşımakla birlikte retro kıyafetlerin yorumlanarak, biraz tomboy esintisi de oluşturulabilmekte.
Şimdi sıra artık dark academia tarzını kendine yakın bulanlara veya ilham almak adına değerlendirecek olanlara ana parçalardan bahsetme zamanı. Akademi giyim tarzının “karanlık” versiyonunda, siyah, koyu kahverengi, koyu gri tonları, gece mavileri, lacivert tonları ve bordo gibi koyu tonları başrolde görmek yaygın. Parçaları toplarken size çok önemli bir öneri, eski eşyalarınızı ve büyükanne ve dedelerinizin size verdiği eşyaları da gözden geçirin!
Büyük bedenler, hafif resmi ancak aynı zamanda rahat kıyafetler, oldukça önemli parçalar. Kat üstüne kat olan bu tarzda, özellikle yün, tüvit ve kadife, süet ve fitilli kumaşlar oldukça belirginler. Belki de, okul üniformasını andıran kombinler arasında en çok gördüğümüz iki desen ekose ve baklava olabilir ancak balıksırtı ve çeşitli karelerin yer aldığı, dokulu veya minimal çizgili kumaşlar da hem kişiselleştirmenize hemde tarzınızın bir romandan esinlenilmiş gibi görünmesini sağlayacaktır.
Gömlekler, uzun paltolar, bol hırkalar, yelekler özellikle blazerlar gibi parçalar, tonlarına ve desenlerine göre örülmüş eşyalar bu tarzda oldukça kullanılışlıdır. Kaşe kabanlar, süveterler, kumaş pantolonlar, midi veya uzun etekler, V yaka kazaklar, düz desenli büstiyerler yine önemli parçalar arasında.
Oxford tarzı ayakkabılar, mokasenler, bilekte botlar, özellikle koyu renk suni deri veya süet ayakkabılar, loaferlar ve eski dönem tasarımı olan çeşitli modeller tarzınızı tamamlamak için oldukça kullanılışlı olacaklardır. Yenilik katmak isterseniz veya güncel bir dokunuş isterseniz kalın tabanlı siyah spor ayakkabılar da harika tamamlayıcılar olacaktır.
Büyük tokalı olmayan kemerler, dantel veya katlanmış çoraplar, kemik gözlükler, minimal ve deri parçalı saatler, hatta pantolon askıları mükemmel aksesuar eklemeleri olmakta. Yine akademik ve sanatsal bir görüntü katan fularlar ve gümüş veya bronz renk minimal takılar da ince detayları zenginleştirebilir. Belki de en belirgin başka bir parça ise postacı veya bankacı çantaları; suni deri veya kalın kumaşlardan yapılmış çantalar hem pratik hemde kitap veya laptop taşımak için ideal.

Küçük Öneriler ve İlham Kaynakları
Bazen giyim tarzının sadece kışa uygun veya fazla Retro olduğu öne sürülse de, siz kendinize göre modernize edebilirsiniz. Mesela ince eklem yüzükleri ve zincir kolyelerle, çeşitli spor ayakkabılar ve ceketlerle daha güncel bir hava katabilirsiniz. Mesela koyu renk konversler ve creeperslar hoş yorumlamalar olabilirler.
Başka bir soru işareti ise giyim tarzının daha önce de bahsettiğimiz gibi genel hatlarıyla fazla Avrupa-merkezci olduğu eleştirileri bulunmakta. Bunun sebebi fazlaca Avrupa klasisist sanatından etkilerinin hem dekorlarda hemde giyim tarzının parçalarında bulunuyor olması. Haksız bir serzeniş değil; hem academia olarak giyip hem farklı kültürel bölgelerde de tarzınızı yansıtıp fotoğraf çekilebilirsiniz. Bu noktada daha farklı detaylarla, ya da kendi temalarınızı ekleyerek yorumlama yapmanız mümkün.
Bir giyim tarzı oluştururken belki de en önemli nokta, güzel dünyamızdan “almayacaklarımız” olabilir. Hızlı modadan uzaklaşarak ve eski kıyafetlerinizi değerlendirerek veya ikinci el giyim ürünlerine yönelerek daha sürdürülebilir bir giyim tarzı oluşturabilirsiniz. Çok güzel bir önerim var bu noktada; bez çantalar! Daha doğa dostu bir yaşama uyum sağlamak çok huzur verici değil mi?
Son olarak, giyim tarzınızı oluştururken, önceki yazımda da bahsettiğim birkaç eserden bahsedeceğim. Ray Bradburry, Edgar Allan Poe, Oscar Wilde romanları özellikle dark academia konseptlerini taşımakta.
Öte yandan, Peaky Blinders; Sherlock, The Queen’s Gambit, Umbrella Academy, The Magicians, Mindhunter, Guillermo Del Toro’s Cabinet of Curiosities, Cadıların Keşfi kitap serisi ve dizi uyarlaması, Theory of Everything, Dead Poets Society academia giyim ve temaları noktasında oldukça ilham verici parçalar.
Son olarak gözden geçirebileceğiniz bilindik bir öneri ise Harry Potter serisi. Filmlerin çekim yerlerinden, sahne dekorları ve karakterlerin iyi-kötü değerlendirmelerine, büyüler ve arkadaşlıktan, gerek karanlık gerek aydınlık maceralara kadar Harry Potter her noktada academia izlerini bize her filmde tekrar tekrar göstermekte.

Kendinizi hep içinizden geldiği gibi, her aynaya baktığınızda gördüğünüz kişinin tarzının da içinize sindiği gibi olması dileğiyle, görüşmek üzere!







Bir Cevap Yazın