Beckham: Hep Değişti ama Aynı Kaldı

Beckham adını, kadın ya da erkek, duymayan yoktur ama bu ara tekrar duymaya başladık bu ismi. Şu aralar çok popüler olan Netflix belgeseli ile belki biraz da yeni tanıştık bazı yönleriyle ya da bildik bir imaj biraz daha cilalandı sanki. Beckham’ın kariyeri ve tabii evliliğinin tarihçesini izlerken hem kahramanlarımızın genç ve saf halini hatırladık hem de o günlere yolculuk yaptık. Bol makyajlı, renkli ve iddialı 2 genç insan zamanla daha sakin ve olgun insanlara evrildi ya da son imajları bu.

2000’lerin simgelerinden sayılan bu çift zaman geçtikçe ne radarımızdan kayboldu ne de zamanın ruhunu ıskalayıp modası geçmiş bir karikatüre dönüştü. Hep havalı ve hep güncel kaldılar ama komik de olmadılar, gündemde oldukları on yıllar içinde David rasta saçtan kısa saça geçip dövmeli ama ağırlığı olan bir aile babasına dönüşürken Posh Spice Victoria da minilerle dekoltelerden pop müzikten emekli olup taze modacı olarak silent luxury akımının öncüsü oldu. Yıllar ve moda değiştikçe değişen görünüş ve saç stillerine karşılık ana tema yani aile olmak ve transfer olunan her takımla aile misali güçlü bağlar kurmak hiç değişmedi. Kimilerine göre Beckham çifti tamamen bir imajdan ibaret, eski çocuk bakıcıları evliliklerinin marka imajından ibaret olduğunu açıklamıştı, kimilerine göre de köksüz, aşırı bencil ve bireyci günümüz dünyası için bir ideal.

Ben belgesel olarak da belgeselin kahramanı ve anlatıcısı olarak da Beckham’ı ne sıkıcı ne de benmerkezci bulmadım, tam tersine fazlasıyla göz önünde yaşanan bir hayat içinde bazı şeyleri kendine saklayan, sakin ve hala çok çekici bir adamın hayatından kesitleri ilginç buldum. Modern dünyada içinde yaşadığımız çılgın kalabalığa inat bal yetiştiren, yemek yapan eski bir futbolcuyu İngiliz taşrasındaki evinde izlemek bana huzur verdi. Meşhur “tipine uymayan tiz sesi” bile bir miktar ağırlaşmış, bir Leonard Cohen sesi misali derinleşmese de olgunlaşmış.

Yıllar geçip dünya ve biz değiştikçe hem bizimle değişip hem de hep aynı kalan Beckham dünyası belki gerçek olamayacak kadar güzel ve aslında Instagram dünyasının hayat bulmuş hali. Hep güzel, hep zamanın ruhuna uygun ve hep çok havalı ama aile imajı da hiç değişmedi hem özel hayatlarında hem de vahşi kapitalizme inat iş ilişkilerinde bile: Manchester United, Real Madrid ya da Spice Girls günlerinde “sadece iş” değildi ilişkileri. Zaten belgeselde de bu imaja aykırı her olay es geçildi ya da yumuşatıldı: Real Madrid transferi duygusal ve epey karmaşık, gelgitlerle anlatıldı, hatta şaşaalı ve muhtemelen stresli Real Madrid günleri yine bolca “aileyiz” sosuyla anıldı. LA Galaxy transferi ‘futbol, estetik ve aile’ imajını biraz sarssa da yine sevimli anılar, çocuklu aile ve Beckham ailesiyle Amerika’nın yeni filizlenen aşk hikayesi sayesinde olaylar tatlıya bağlandı.

Belki de gizli formülü buydu eskimeden hep cool kalmalarının: aile ve havalı olmak gibi 2 çok farklı sayılan kavamı bir araya getirdi 2 çok farklı insan. Biri başarılı bir girişimcinin kızı, diğeri mutfak tesisatçısı ve kuaförün oğlu bir aile kurup bunu yıllardır devam ettirmiş ve artık babaanne ve dede olacakken hala havalı ve onları küçük gören ya da sahte bulan herkese inat gündemde kaldılar. İnsanların, kraliyet üyeleri ve hatta entelektüeller dahil, akla gelmez skandallara bulaştıkları bir devirde 1-2 sarsıntıyı az hasarla atlatıp aile olmayı cool bir marka yapmak başarı değil de nedir?

Bir Cevap Yazın

Bizleri takip etmeyi unutma!

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin