Doğduğumuz ev gerçekten de kaderimiz olabilir mi? Bu konu üzerinde en çok düşünenler hiç şüphesiz, geleneksel ve baskıcı ailelerde yetişen ve farkındalığı yüksek bireyler. Bu bireyler kendi benliklerini oluşturabilmek, kendilerine ait bir dünya kurabilmek ve de en önemlisi kendi doğrularını yaşayabilmek için bir nevi özgürlük mücadelesi içerisindeler. Bu tarz baskıcı ailelerde yetişen kişiler için yalnızca 2 seçenek mevcut: “Savaş ya da kaybol.” Yani ya savaşır kendini bulursun, ya da kaybolur ailenin çizdiği yolda hayalet olursun. Bu yazı, hayalet olmayı reddedip bayrak mücadelesine girişen cesur gençlerimiz için…

Doğru bir ailede doğmak, daha doğrusu doğru bir ailede bulunmak bu dünyada cenneti yaşamak gibi esasen. Buradaki doğru aileden kastım; doğru yolu göstermek için fener, çizdiğiniz yolda düşmemeniz için daimi birer destekçi ve kaybolduğunuzda eve dönebilmeniz için pusula görevi gören ideal aile yapısı. Bu şekilde sağlıklı bir ailede yetiştiyseniz büyük ikramiyeyi kazandınız, tebrikler 😊 Peki ya kazanamazsanız?

İşte asıl mesele ikramiyeyi kazanamayınca başlıyor. Genellikle öz benliğinizi oluşturmaya çalıştığınız ergenlik dönemindeyken sırtınızda tedirginlik, korku, endişe ve öfke dolu bir heybeyle yol ayrımında kara kara düşünürken buluyorsunuz kendinizi: “Ya hayalet olup sizler için planlanan yoldan yürüyeceksiniz ya da kendi yolunuzu ilmek ilmek kendiniz öreceksiniz.”
1. Seçenek: Kaybolmak
Sizler için her milimi önceden planlanmış olan yoldan yürümek, çabasız olduğu için her ne kadar makulmuş gibi gözükse de, farkındalığınız arttıkça birer pişmanlık olarak birikecek hücrelerinizde. Kendi sesinizi oluşturamadan ailenizin tınısıyla şarkı mırıldanırken bulacaksınız kendinizi. Kendi kimliğinizle değil, ailelerinizin sizlere atfettiği kimliklerle yaşayacaksınız bir ömür. İşin en acı kısmı da şu ki, olur da bir gün kendi şarkınızı söyleme kararı alırsanız susturulacak ve belki de yalnızlaştırılacaksınız.

2. Seçenek: Savaşmak
Peki yol ayrımındayken diğer yolu seçmek isterseniz, yani kendi yolunuzu kendiniz inşaa etmek isterseniz? Mücadeleniz tam olarak bu kararı aldığınız ve dillendirdiğiniz esnada başlıyor olacak. İlk olarak sizler için önceden planlanan yola itilmeye çalışırken bulacaksınız kendinizi. Yaratmaya çalıştığınız yeni kimliğiniz değersizleştirilecek, inşaa etmeye çalıştığınız yolun tuğlaları sökülecek, belli başlı kıyaslamalar ve kimi zaman vaatlerle yolunuzdan dönmeniz beklenecek. Kendi sesinizi oluşturabilmek için oldukça mücadele verecek, fazlaca yorgun düşecek fakat en nihayetinde sizler de kendi doğrularınızı yaşarken bulabileceksiniz kendinizi. Ve inanın yolun sonunda “Keşke”lerden çok, “İyi ki”ler kucaklayacak sizi.

Unutmayalım ki, bir başkasının filminde figüran olarak yer almak için değil, kendi filmlerimizin baş kahramanı olmak için varız. Doğduğumuz evler kaderimizin tamamını değil, yalnızca bir kısmını şekillendiriyor ve hiçbir mücadele boyun eğerek kazanılmaz. 😊
Hayatınızın her evresinde büyük ikramiyeyi kazanmanız temennisiyle…







Bir Cevap Yazın