Gündelik hayatımızda sosyal medyada uzun vakitler geçiriyoruz. Bu bazen bize olumsuz etkiler sunsa da, bazen toplumda popülerleşen kavramlar bizim merakımızı uyandırıyor. Son dönemde popülerlik kazanan “Overthink” kavramı da ilgi çeken örneklerden biri

Peki, “Overthink” kelimesi ne demek ve neden bu kadar popüler?

Overthink (Aşırı Düşünmek) Tam Olarak Nedir?

Overthink, kelime anlamı olarak aşırı düşünmek demektir. İngilizce “over” (fazla) ve “think” (düşünmek) sözcüklerinin birleşiminden türetilen bu kavram, zihnin geçmişe veya geleceğe yoğun şekilde odaklanmasıyla açıklanır. Toplumda yaygın olarak, aşırı düşünmenin psikolojik bir rahatsızlık olduğu kanısı bulunuyor.

Peki, her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmek, yani overthink, bir hastalık mıdır?

Overthink Hastalık Mıdır?

Uzmanlar, overthink’i tek başına tanımlanmış bir hastalık olarak görmez ve genellikle depresyon ya da anksiyetenin bir belirtisi olarak değerlendirir. Ama her zaman bu sebeplerden kaynaklanmaz.

Yetiştirilme tarzı, olumsuz deneyimler ve hayatınızda çokça belirsizlik bulunması gibi durumlarda zihnimiz düşünmeye eğilim gösterir. Kısaca, overthink zihinsel bir alışkanlıktır.

Aşırı Düşünmek (Overthink) Nelere Sebep Olur?

Bu durum insanlar arasında havalı gibi görünebiliyor. Oysa ki gündelik hayatınızı oldukça zorlaştıracak bir durumdur. Overthink etkileri, günlük hayatta karar almayı güçleştirir ve değerli fırsatların fark edilmeden kaçmasına neden olur.

Peki çok düşünmek neye yol açar? Gündelik kararları vermekte zorluk, düşünmekten uyuyamamak ve kendini sorgulamak, overthink’in hayatımıza getirdiği zorluklardan bazılarıdır.

Bazen öyle olur ki, size söylenen bir cümleyi ya da kulaklığınızda değişen şarkıyı duyamazsınız. Bu durum zihninizi o kadar meşgul eder. Öyle zamanlar olur ki, geleceğiniz açısından kritik bir fırsatı değerlendiremezsiniz. Overthink, gündelik hayatımızdaki eylemlerimize engeller teşkil etse de, en büyük engeli gelecek için oluşturur.

Geçmişin Yükü, Geleceğin Engeli

Geçmişe fazla bağımlı olmak, eski olayları fazlaca düşünmek, gelecekteki fırsatlarımızın önünü tıkar. Aşırı düşünmenin bugüne negatif etkileri fazla olsa da, overthink geleceğimiz için de önemli bir sorun.

Çok Düşünmemek İçin Ne Yapmalı?

Gündelik hayatımızda her şeyin bir sınırı vardır. Bir gıdanın son kullanma tarihi, bir kıyafetin renginin solması, bir teknolojik ürünün artık çalışmaması gibi. Bizim de ömrümüzün ne zaman sonlanacağını bilmediğimiz bir sınırı var.

Yaşamak dediğimiz şey, biraz da bu belirsiz zaman içinde olabildiğince çok şeyi deneyimleme çabasıdır. Bu uğraşlar içindeyken, uzun gelen ama geriye baktığımızda kısa gelen bu süreyi nasıl değerlendirdiğimiz önemlidir. Ne yazık ki, zihnimiz yaşadığımız birkaç kötü deneyimi aşırı şekilde düşünerek bunu geleceğe taşımaya çalışır.

Aşırı Düşünmekten Kurtulma Yolları

Böyle zamanlarda anda kalmalıyız ve kendimizi rahatlatmalıyız. Sınırlı zamanımızı ve hayatın sunduğu yeni öğrenme fırsatlarını göz önünde bulundurarak, bugüne odaklanmalıyız. Geçmişteki bir olaya takıldığımızda kendimizi sonsuz bir düşünmeye bırakmamalıyız. Böyle durumlarda zihnimizi dikkatle başka alanlara yönlendirmek de fayda sağlar.

Vücudu harekete geçirecek, kendinizi iyi hissettirecek aktivitelerle zihnimizi meşgul etmek, bu süreçte etkili olur. Yazı yazmayı sevenler için, rahatsız edici düşünceleri not alabilecekleri bir overthink günlüğü de size katkı sağlar. Düşüncelerinizi günlüğe döküp okuduktan sonra değerlendirmek, onlarla başa çıkmada etkili bir yöntemdir. Bunları yaparken bir profesyonel yardım almak süreci daha etkili ve sağlıklı bir hale getirir.

Zihni Yönetmek: Gerçek Zafer

Eğer bu süreci bir savaş olarak adlandırırsak, zaferin yolu zihnimizi yönetmekten geçer! Zihnimizi yönetmeyi öğrendiğimizde, sadece düşüncelerimizin yükünden kurtulmakla kalmayız. Aynı zamanda elimizdeki sınırlı zamanda geçmişin karanlığında kaybolmadan, düşüncelerimizle barışmayı, anın değerini bilmeyi öğreniriz. O zaman zihnimizle birlikte hayatımızın kontrolünü elimize alabiliriz.

Overthink ve Sosyal Medya

Overthink yaşayan kişiler, bu süreçte kendilerini çoğu zaman anlaşılmamış ve yalnız hisseder. İçe kapanık insanlar, sosyal medyanın sağladığı anonimlik ve rahatlık nedeniyle bunu paylaşma eğiliminde olabilir.

Bununla birlikte, bu durumu yaşayan insanların birbirini görmesi ve yalnız olmadığını bilmesi onlara iyi hissettirir. Durumu daha şeffaf bir şekilde konuşmalarını sağlanır. Bu durumun konuşulması overthink’i kısa sürede viral haline getirdi. Ama bu durum, kavramın ağırlığını günden güne kaybettiriyor.

Trendler ve Sürü Psikolojisi

Son yıllarda sosyal medyada sürü psikolojisiyle hareket etme durumu epey yaygın. Viral olan bir tatil lokasyonu, herkesin taktığı bir bileklik gibi şeyler çoğunluğun tercihlerini belirliyor. Veya kendini başka birisi gibi gösterme durumu buna örnektir. İnsanlar, dikkat çekme, ilgi toplama ve takipçi kazanma isteğiyle hareket ediyor. Aslında bu örnekler doğrudan “sadfishing” terimi ile bağlantılıdır.

Böylece, insanlar overthink yaşamasa bile sosyal medyada kendilerini overthink yaşıyormuş gibi gösteriyorlar. Çünkü bunu yaşayan kişiler bu durumu paylaştı ve kısa sürede viral hâle geldi. Diğer insanlar da bu trende katılmayı seçtiler.

Overthink Perileri ve Esprili Yansımalar

Bu etkiyle, sosyal medya diliyle “overthink perileri”, “overthink saati” gibi terimler ortaya çıktı. Bu terimler süreci esprili bir şekilde ele alır; overthink yaşayan insanları güldüren ve rahatlatan terimlerdir.

Bazı olumsuz durumları esprili bir şekilde dile getirmek cesurca ve takdire değer bir davranıştır. Ancak biz, overthink’in hayatımızın büyük bir kısmını etkileyebileceğini hatırlamalıyız ve bu durumu çözme eğiliminde olmalıyız.

Zihninle Barış, Anı Kaçırma!

Hayatta geçen her salise, yaşamaya değer anlardır; çünkü tekrarı ve telafisi yoktur. Her seferinde hayat fırsatlar sunar ve bunları değerlendirmek tamamen senin elinde. Kurallarını nasıl iyi hissedersen öyle belirler ve öyle yaşarsın.
Anın keyfini sürebilir ve hayatın bütün renklerini kucaklayabilirsin.

Ama tek bir şeyi öğrenmen gerekecek. Kendi zihnini serbest bırakmayı, onunla barışık olmayı ve kontrol edebileceğini kabul etmen gerekir. Geçmişin yüküne takılmak, bu anı ve gelecekteki fırsatları kaçırmana yol açabilir.

Geçmişinle barışmak, düşüncelerini yönetmeyi öğrenmek ve olanı olduğu gibi kabul etmek zor olabilir. Ama bu zorluğun sonunda ipler senin elinde olacak. Hayatın tadını kendi istediğin gibi çıkar; bunun için yeter ki zihninle barış, anı kaçırma!

Bir Cevap Yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin