sevdiğimiz işi yapmak vs yaptığımız işi sevmek

Sevdiğimiz işi yapmak çoğu zaman kulağa çok hoş geliyor. Hoş bir durum olduğu da aşikâr! Fakat her zaman sevdiğimiz işi yapıyor olmamız, bulunduğumuz yerden mutlu ve tatmin olacağımız anlamına gelmez.

Soru şu: Sevdiğimiz işi yapmak mı, yaptığımız işi sevmek mi?

Hayatta her şeyde olduğu gibi, bu ikilinin de kendince artıları ve eksileri var.

Sevdiğimiz işi yapmanın artıları şunlar olabilir:

  • Daha mutlu ve motive olmamızı sağlar. İş yerinde olumlu bir tutuma sahip oluruz.
  • Motivasyonumuzun artması, başarı şansımızı artırır. Eğer motivasyonumuz artarsa inisiyatif alabiliriz. Bu durum da bizi diğer rakiplerimizden daha ön plana çıkarır.
  • İş yerlerinde stres kaçınılmaz bir olgudur. Sevdiğimiz işi yaparsak, iş yerinde doğabilecek stres durumlarına karşı daha dayanıklı olabiliriz. Sevdiğimiz işi yapıyor olmak, stresi yönetebilmemize yardımcı olabilir.
  • Daha az strese sahip olmak, beraberinde daha sağlıklı bir hayatı da getirir. Stres, üzüntü ve kaygı gibi duygular kişiyi sadece mental olarak değil, fiziksel olarak da etkiler. Mutsuz bir kişi fiziksel olarak kendine dikkat etmez. Öte yandan, motivasyonu yüksek olan birey beslenmesine, uyku düzenine ve sporuna, kısacası sağlıklı kalabilmesi için gerekli noktalara dikkat eder.

Sevdiğimiz işi yapmanın artılarından bahsettik. Tabii ki, birçok insan sevdiği işi yapmak ister. Fakat gerçekten günümüzde kaç kişi sevdiği işi yapıyor? Sadece mavi yakalılar değil, birçok beyaz yakalı çalışan da dahil olmak üzere, çoğu kişi işinden memnun değil.

İşinden memnun olan kişi mutlu mu? Bu konuda ise çevresel koşullar, iş tanımı ve işin gerekliliklerine sahip olmak gibi durumlar devreye giriyor. Bu, aynı zamanda “Yaptığımız işi sevmek mi?” sorusunun da cevabını verecek.

Kendimden bir örnek vermek gerekirse, ben bir insan kaynakları uzmanıyım. Özellikle insan kaynakları çalışanları bilir ki, bu alan birçok farklı dala ayrılıyor: bordro, özlük, işe alım, eğitim, performans… Her biri çok farklı insan kaynakları fonksiyonlarıdır. Bu noktada, bazı şirketlerde her fonksiyon için bir uzman atanamıyor ve her işi bilmeniz, yapmanız beklenebiliyor. Bir çalışan işe alım yapmayı çok severken, özlük veya bordro tarafına bakmayı sevmeyebilir. Aynı şekilde, performans yönetimi üzerinde çalışmak kişiye zevk verirken, eğitim tarafı o kadar da hoşuna gitmeyebilir.

Bu yüzden, sevdiğimiz işi seçsek dahi sevmediğimiz tarafları olabilir. Bu durum, kişinin “Ben bu alanı mı seçtim?” veya “O kadar da sevmiyorum sanırım.” yanılsamalarına neden olabilir. Fakat aslında, her işin sevmediğimiz tarafları olduğu gerçeği değişmez.

Yaptığımız işi sevmek veya sevdiğimiz işi yapmak konusunda diğer önemli bir başlık, çevresel koşullar olabilir. Çevresel koşullar birçok unsuru içerebilir. Örneğin, işinizin evinize uzaklığı, aldığınız maaş, firmadaki çalışanlar ve daha da önemlisi ekip arkadaşlarınız vb.

Örneğin, benim ekibimde bana mobbing uygulayan bir ekip arkadaşım veya yöneticim var diyelim. Bu durumda, sevdiğim işi seçmiş olmam beni tek başına iyi hissetirmeye yetmeyebilir. Öte yandan, çok da sevmediğim bir işi iyi koşullara sahip olduğum için duruma uyum sağlayıp huzurlu bir şekilde çalışabilirim.

Bahsetmek istediğim son nokta ise işin gerekliliğine sahip olabilme noktası. Bazen sevdiğimiz işi seçme noktasında, yapmak istediğimiz işin gerekliliklerine sahip olmayabiliriz. Bu da o işi seçemememize engel olabilir. Örneğin, ben çok iyi resim çizdiğime inanıyorum ve uzun zamandır bunu hobi olarak yapıyorum. Fakat profesyonel yapmak için işin niteliklerine sahip miyim? O şeyi yapmayı sevmemiz ve kendimizin iyi olduğuna inanmamız, çoğu zaman bir kariyer haline getirmemiz için yeterli olmaz.

Kısacası, günün sonunda çalışmak zorunda olduğumuzu düşünürsek, “yaptığımız işi sevmek durumunda kalırız.” Fakat bu da her zaman kötü bir şey değildir…

Bazen sevdiğimiz bir işi seçip kötü koşullardan kaynaklı soğuma yaşarken, bazen de o kadar sevmediğimiz bir işi seçip huzura sahip olabiliriz.

Kendinizi huzurlu, mutlu ve stressiz hissettiğiniz bir çalışma ortamında bulmanız dileğiyle.

Bir Cevap Yazın

Bizleri takip etmeyi unutma!

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin