Yaralarımızı Anlamak

Bitmesi gerekenler biter, gitmesi gerekenler gider ve yaşanması gerekenler hiç şüphesiz ki yaşanır. Bazen en doruklarda yaşanan duygular bazen etrafa saçılmış, ayaklarımıza batan cam kırıklarına dönüşüverir. Bazense dingin bir deniz misali sessiz sedasız bekler durur öylece. 

Yaralarımızı Anlamak

Peki bu duyguların, biten ikili ilişkilerin, yaşanan tüm kopuklukların sorumlusu bizler miyiz sadece? Yol ayrımlarında yaptığımız yanlış seçimler, verdiğimiz ani kararlar ya da sinirle söylenen sözler mi sebeptir tüm bu vedalara? Tam bulutların üzerinde yalın ayak gezerken aniden dibe çekilişlerimizin müsebbibi bizler miyiz, yoksa her zamanki gibi kendimizi suçlamak mıdır kolay olan?

Yaralarımızı Anlamak

Çıkışlar kadar inişler ve hatta belirli bir süre dinginlikler de mümkündür hayatta. Bulutların üzerinde ahenkle dans ederken bir anda tökezleyebilir, yere çakılabilir ve hatta yara alabiliriz. Her zaman iyi hissedemeyebiliriz ve iyi hissetmek zorunda da değiliz. Bu kötü hissedişlerin tek sorumlusu ise asla bizler değiliz. Hayatımızdaki insanların kişisel hırsları, egoları, hayattan beklentileri ve birtakım ruhsal bunalımları; aradaki kadersel bağın incelmesindeki ve en nihayetinde kopmasındaki en büyük etkendir esasen. Hatta bazen tek etken. Bazı şeyleri daha farklı yapmış olsaydık dahi bitmesi gereken bitecek, gitmesi gereken gidecekti aslında. Çünkü vadesi dolmuş tüm ilişkiler biter ve tüm insanlar gider.

Yaralarımızı Anlamak

Peki hiç düşündünüz mü, belki de bu yara sandıklarımız aslında merhemidir ruhumuzun? Ağır hasarlara maruz kalacak ve zamanla kıvrana kıvrana can çekişecekken ufak birkaç yara iziyle kurtulmuşuzdur belki de? Belki de bu “Yanlış yerdesin, buraya ait değilsin, çok daha iyilerine layıksın.” deme şeklidir hayatın? İşte, yaralarımızın arkasındaki o muhteşem mesajı fark etmeye ve yaralarımızı sevmeye başladığımız andan itibaren, kırılan tüm dallarımız yavaş yavaş başlar çiçeklenmeye. Açılan tüm boşluklar en doğru parçalarla kaplanır, renksiz sayfalar rengarenk boyalarla boyanır ve güneş tekrar içimizi ısıtır. 🙂

Yaralarımızı Anlamak

Aldığımız tüm yaralar, bizleri uçurumun kenarından kurtaran ilahi bir planın parçası aslında. Ve unutmayın ki, izin verdiğimiz andan itibaren ufak tefek yaralarımız, çiçekli bahçelere ulaşmamızı sağlayan en büyük yoldaşımız olacak… Ait olduğunuz yerlerde ve layık olduğunuz bahçelerde tekrar yeşerebilmeniz dileğiyle… 🙂

Bir Cevap Yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin