Hümanizm Nedir, Neyi Savunur?

Kökleri Antik Yunan felsefesine dayanıyor olup Rönesans döneminde gelişen felsefî düşünce ve kültür akımıdır. Bir akım olmasının sebebi, çok geniş kitlelere yayılıp günümüze kadar etkisini sürdürebilmiş olmasıdır. Latince humanus “insanî” sözcüğünden türetilmiştir. Türkçe karşılığı ise “insana ait, insansever” anlamındadır.

İnsanın en değerli varlık olduğunu savunan hümanizm akımının asıl amacı, bireyin akıl yoluyla kendini ve dünyayı anlama gücünü öne çıkarmaktır. Teosentrik düşünce yerine antroposentrik bakış açısını benimsemişlerdir. Yani amaçları, merkeze din yerine insanı koymaktır. Böylelikle din çerçevesinde insanın bireysel varlığının örselenmesine karşı çıkılmış, ona verilmesi gereken değerin kısıtlanmaksızın verilmesi sağlanmıştır.

Dine bağlı bir ideoloji olsaydı eğer, hümanizmi hümanizm yapan özden uzaklaşmış olacaktı. Çünkü dinin belli başlı kuralları vardır; inanan bir kimsenin bu kurallar çerçevesinde hareket edip düşünmesi beklenir. Yani düşüncelerini belirli bir kalıba sokmaları gerekir. Ancak bu konuya açıklık getirmek gerekirse, hümanist düşünürler din karşıtı değillerdi; ama ahlaki olarak özerk bireyler düşüncesi mevcuttu. Bu noktada bireyselcilik öne çıkmaktadır. İnsan aklının yüceltilmesini, bireysel özgürlüğünü, haklarını ve duygularını, felsefî sorgusunu savunurlar.

İnsan olmak nedir? Bu soruyu hayatımızda en az bir kere aklımızdan geçirmişizdir. Hümanistler de bu soruyu düşünmüşler; ancak onlar, akıllarından geçirmekle kalmayıp bunu faaliyete dökmüşlerdir. İnsan nedir, ne için vardır, amacı nedir?..

Hümanizm; din, dil, ırk ayırt etmeksizin insanı, sadece insan olduğu için sevmek gerektiğini savunmuştur. Onlara göre insan, her şeyin ölçütüdür.

Birçok farklı alan için hümanizm düşüncesi vardır. Bunlar;

Klasik Hümanizm, Akademik Hümanizm, Orta Çağ Hümanizmi, Skolastik Hümanizm, Antiskolastik Hümanizm, Varoluşçu Hümanizm, Marksçı Hümanizm gibi sıralanabilir.

Hümanizm Nerede, Nasıl Ortaya Çıktı?

Antik Roma İmparatorluğu’nun kalıntılarını barındıran şehir devletlerinin varlığı sayesinde, özgür düşünceye ve fikirlerin serbestçe yayılmasına olanak sağlayan yenilikçiliğin merkezi İtalya’da ortaya çıkmıştır. Ama dediğimiz gibi kökeni Antik Çağ’a dayanır. Hümanist fikirler İtalya’da 12. yüzyılın sonlarından beri dolaşımda olsa da kendini tam anlamıyla 14. yüzyılda göstermeye başlamıştır. Daha sonra 15. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa’nın geri kalanına yayılmaya başlamıştır. Bu yayılmayı sağlayan en önemli unsur matbaadır. 1470’te Jean de la Pierre ve Guillaume Fichet matbaa makinesini Fransa’ya getirmiş ve böylelikle Yunan ve Latin metinlerini basma imkânı doğmuştur.

Kuzey Avrupa’da dine ilginin daha fazla olması neticesinde, buradaki hümanizmin gelişimi Dinî Hümanizm şeklinde oluşum göstermiştir. Hümanizm Kuzey ülkelerinde kendini çok fazla gösteremese de Avrupa’da gelişimini hızla sağlamıştır. Bunun sebebi, hümanizmin Latin ruhundan ilerlemesidir. Kuzey ülkelerinden en önemli temsilcisi Erasmus olmuştur.

Hümanist Düşünürler

Hümanizmin doğuşunda ve gelişiminde rol oynayan pek çok önemli isim vardır. Bunlardan en önemlisi, hümanizmin babası kabul edilen Francesco Petrarca’dır (1304-1374). Petrarca, kilisenin dogmalarına sıkı sıkıya bağlı olan skolastizmi reddeder. Zaten hümanizmin temelinde de skolastik düşünceye tepki vardır. Petrarca, insanın iç dünyasını öne çıkarmaya çalışmıştır.

Diğer hümanistlerden bazıları şunlardır: Boccaccio, Dante, Montaigne, Donatello, Bellini, Raffaello, Giorgione, Rabelais, Cervantes, Erasmus, Leonardo da Vinci, Domenico Ghirlandaio, Pico della Mirandola…

Montaigne (aynı zamanda kuşkucu hümanizmin temsilcisi) ile birlikte Rönesans dönemi doruk noktasına erişmiştir. Rönesans ile Hümanizm tarih boyunca birbirinden beslenmiştir ve ikisinin de doğuşu aynı amaca bağlanmıştır; yani insana.

Dante, Petrarca, Boccaccio, Rabelais, Montaigne gibi isimlerle edebiyat dünyasında da hümanizm yaygınlaşmıştır.

Bu hümanistlerin bazı eserleri şunlardır:
Dante – İlahî Komedya, Petrarca – Ünlü İnsanlar, Boccaccio – Decameron, Rabelais – Gargantua, Montaigne – Denemeler.

Bu akımın bazı yapıtları ise şunlardır:
Bakire Meryem ve Çocuk İsa Azize Anne ile – Leonardo da Vinci, Sanatçının Bir Arkadaşı ile Portresi – Raffaello, Yaşlı Adam ve Genç Çocuğun Portresi – Domenico Ghirlandaio, Bakire Meryem ve Çocuk – Domenico Ghirlandaio, Mona Lisa’nın Portresi – Leonardo da Vinci, Milano Sarayı’nda Bir Kadın Portresi – Leonardo da Vinci.

Dünya Edebiyatında Hümanizm İzleri

Hümanizm, Yunan ve Latin edebiyatına dayanır. Eski Yunan ve Latin kaynaklardan beslenmiştir. İstanbul’un Fethi, İtalya’da hümanizmin daha da güçlenmesine yardım etmiştir. Fetihten sonra bazı Bizans bilginleri İtalya’ya gitmişler; böylece Yunan eserlerinin Latinceye tercüme edilmesine katkıda bulunmuşlardır.

Hümanistler birçok kayıp metni yeniden keşfettiler. Bu kişilerden biri de Lorenzo Valla olmuştur. Yunan metinlerini inceleyip klasik filolojinin temellerini ortaya koymuştur. Manastır kütüphanelerinde kaybolmuş birçok metni bularak edebiyat dünyasına çok büyük katkıda bulunmuşlardır. Bunun neticesinde Avrupa ve İtalya’da toplumu şekillendiren yeni bir zihniyet oluşturdular. Cicero’nun mektuplarının yeniden keşfedilmesi buna örnektir. Bu, edebiyat tarihi açısından oldukça önemli bir hadisedir. Boccaccio da Klasik Antik Çağ ile ilgili “kayıp” el yazmalarını incelemiştir. Aynı zamanda Decameron adlı eseri ile hem bireyin hem toplumun ahlaki yapısını realist biçimde işlemiştir. Onun bu eseri hümanistlerin dikkatini çekmiştir; çünkü insanın günlük yaşamıyla ilgili bilgileri vermektedir.

Hümanizm, metinlerin daha eleştirel bir gözle okunmasını sağlamıştır ve bu yüzden eserleri incelenerek edebiyat dünyasının gelişimine katkıda bulunmuştur.

Hümanizmin öncüleri, Antik Yunan ve Roma dönemi düşünürleri gibi klasik eserler ve insanlık tarihi üzerine çalışmalar yaparak insanın entelektüel ve yaratıcı potansiyelini ön plana çıkarmaya çalışmışlardır.

Türk Edebiyatında Hümanizm

Özellikle Tanzimat döneminde etkisini gösteren Batılılaşma, Hümanizmin Türk edebiyatına taşınmasında büyük etki yaratmıştır. Aynı zamanda Osmanlı’da Batı’ya gönderilen öğrenciler de Hümanizmi, Rönesans’ı kültürümüze, edebiyatımıza, mimarimize ve bunun gibi birçok unsura taşımışlardır.

Hümanizmin bizde görülmesi neredeyse 16. yüzyılı bulmuştur. Tam anlamıyla hümanizm düşüncesinin bize yerleşmesi Tanzimat döneminde gerçekleşmiştir. O dönemde Türk Hümanizminin öncüleri arasında kabul edilen Bâkî (1526-1600) ve Fuzûlî (1483-1556) gibi şairlerin eserlerinde insan sevgisini, insancılığı görürüz. Yunus Emre’ye baktığımızda onda da müthiş bir insan sevgisi görürüz. Buna göre Yunus Emre’nin insan sevgisi, onu Türk edebiyatının en büyük hümanist sanatçısı yapar. Tabii şunu unutmamak gerekir ki Yunus Emre’nin insan sevgisinin kaynağı tasavvuftur.

Tanzimat döneminde Ahmet Mithat Efendi, Namık Kemal, Şinasi gibi isimler hümanizmin temel felsefesini benimseyen ve insan merkezli dünya görüşünü savunan kişiler olarak kabul edilir.

Hâlâ Türkiye’de hümanizmin kökleri tartışılmakta ve “ilk hümanist kimdir?” sorusuna cevap bulunamamaktadır.

Türk edebiyatına hümanizm felsefesini ilk getiren sanatçılar Yahya Kemal Beyatlı ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu’dur diyebiliriz. Bu kişiler Fransız edebiyatıyla ilişki içindeyken hümanizmle karşılaşmışlar ve bu zihniyeti edebiyatımıza yansıtmışlardır. Dokuz yıl Paris’te kalan Yahya Kemal, Paris dönüşü bu kültürü öne çıkarmaya çalışmıştır.

Bu akıma edebiyatımızda Nev-Yunanilik (edebiyatımızda Eski Yunan ve Latin’i öne çıkarmaya çalışan hümanist anlayış) adı verilmiştir.

Halikarnas Balıkçısı, Nurullah Ataç, Sabahattin Eyüboğlu, Vedat Günyol, Orhan Burian, Azra Erhat gibi edebiyatçılarımız kendilerini hümanist akımın temsilcileri olarak görürler.

Kaynakça

https://ansiklopedi.tubitak.gov.tr/ansiklopedi/humanizm

https://ivasanat.com/blog/nedir-bu-humanizm/

https://smarthistory.org/humanism-renaissance-italy/

https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-19263/ronesans-humanizmi

https://www.sosyologer.com/humanizm-nedir/

https://dergi.salom.com.tr/haber-499-edebiyat_ve_sanatta_humanizm_.html

https://www.sabahulkesi.com/2016/03/20/h%C3%BCmanizm-ve-t%C3%BCrk-edebiyati-%C3%BCzerindeki-etkilerihilmi-u%C3%A7an/

https://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Portrait_de_l%27artiste_avec_un_ami,_by_Raffaello_Sanzio,_from_C2RMF_retouched.jpg

https://wannart.com/icerik/45957-humanizm-insanin-gucu-adina

https://www.oggusto.com/sanat/sanatci/leonardo-da-vinci-hayati-eserleri-ve-bilinmeyenleri

https://www.etimolojiturkce.com/arama/human

KADIOĞLU Muhsin, Hümanizm, 2011

KARA Ömer Tuğrul, Toplumsal Olayların Etkisiyle Gelişen Üç Büyük Akımın
Türk ve Dünya Edebiyatında İzleri, 2010

AÇIK Tansu, Türkiye’de Hümanizm Tartışmalarına Bir Bakış, 2003

Bir Cevap Yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin