Yırtıcı Kuşlar Zamanı İncelemesi
Türü:Roman
Yazar:Ahmet Ümit
Yayınevi:Yapı Kredi Yayınları
Yayın Yılı:2024

Yırtıcı Kuşlar Zamanı İncelemesi

Ahmet Ümit’in yeni romanı, Başkomiser Nevzat’ın geçmişindeki sırrı okurla buluşturuyor. Türkçe polisiye klasikleri arasında gördüğüm Başkomiser Nevzat’ın cinayet büro maceralarını yıllardır kitap mağazalarında yenisini görür görmez alıp okumaya başlarım. Bu nedenle zannediyorum 10’un üzerinde Nevzat Başkomiser ‘sinematik’ evreninde geçen Beyoğlu macerasına tanık olmuşumdur.

Yırtıcı Kuşlar bir “şimdiki zaman” romanı. Nevzat’ın işiyle ve yıllara yayılan yasıyla olan ilişkisi çevresinde devam ettiği hayatıyla günümüz iç içe geçiyor. Bu kez kısa kısa anılar olarak kızı ve eşini hatırlatmıyor yazar, Nevzat’ı trajik olayın yaşandığı dönemle bugün arasında adeta savuruyor. Bu çatışmanın ortasına da kızı ve eşini kaybettiği döneme denk gelen bir cinayet soruşturmasını koyuyor. Cinayet adım adım aydınlandıkça Makyavel’in Prens adlı eserine gitti aklım.

500 yıl önce kaleme aldığı Prens’te insanın dünyanın efendisi değil imkanının ötesinde olanın mağduru olduğunu söyler Makyavel, bu aşkın kuvvete ise fortuna adını verir. İnsanın tüm kibrine rağmen sınırlılığını ve doğanın kendi yolunu buluşunu, kusursuz zannedilen bir cinayet üzerinden okuyup şiirsel bir adalet eşliğinde son sayfayı çevirdim. Geçmişle yüzleşmek, kendisinden koparılan ailesine karşı Nevzat’ın utancı, savaştığı haksızlık duygusu okurun göğsünü sıkıştırırken, hayatın izin istemeden akmaya devam etmesi ve Nevzat’ın hayatında sırtını yaslayabileceği ve beraber yürüyebileceği insanlar olması yerini umut ve ferahlığa bırakıyor. Ayrıca okurun Nevzat’ın aklı, merhameti ve acar polisliğine aşina olduğu önceki hikayeler bir yana, bu kez “ninja Nevzat” yönüyle de “çıtlatmak” isterim.

Romanda çok güzel bulduğum ancak daha ilk bölümlerden içime şüphe düşüren karakter konusunda kitabın sonunda haklı çıkmam hafif bir hayal kırıklığı yarattı. Herhalde hikayenin gidişatına katkısı olacak diye ki çok uzun bulduğum bazı kısımlar ve Evgenia’ya nakşedilen birkaç didaktik diyalogu da hukukumuza sığınarak telafi ettim diyelim. Yine de kitaplığımdaki “kuzenlerinin” yanına yerleştirdiğimde Yırtıcı Kuşlar Zamanı’nı iyi ki okumuşum dedim. Sonraki Beyoğlu maceralarını iple çekiyorum.

Bir Cevap Yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin