Adı Unutulmuş Ama Eserleri Ruhumuza Dokunmuş Herkese Selam Olsun!

Herkese merhaba,
27 Şubat Dünya Ressamlar gününüz kutlu olsun! Aslında hepimizin zaman zaman estetik araştırmaları, sosyal medyada geçirilen süre veya sergiler sayesinde denk geldiğimiz ressamlar ve çalışmalarına atfedilen Dünya Ressamlar Günü 27 Şubat 2005 itibariyle kararlaştırılmıştır.
Süleyman Şahin aslında “Çoban ressam” olarak bilinmektedir. Eskişehir’li ressam Ankara’daki Abdi İpekçi Parkı’nda açık alanda, yani doğal bir ortamda birçok ressamın ve insanların eşliğinde resim yaparak bu günü belirtmeyi amaçlamıştır. Bu hareket ve ressamlara yeterli değerin verilmediği düşüncesini belirten bir resim buluşmasında bulunan Süleyman Şahin, bu günün kutlanması adına Birleşmiş Milletler ve UNESCO’ya başvuruda bulunmuştur. Bu bağlamda, Dünya Ressamlar Günü, Türkiye ve Azerbaycan’da ve bu günü anmak isteyen dünyadan ressamlarca kutlanmaktadır.
Peki Kimdir Bu Ressamlar?

Ressam kimliği, aslında popüler kültürün bir parçası haline gelerek, ressamları başka birçok kimlik ve kavram gibi belirli sıfatlar ve tanımlar içerisinde hapsolmalarına sebep olmuştur.
Birçoğumuz ressamları radikal, agresif, sanatçı kimliğini her daim taşıyan ve sadece insan olamayan, zaman zaman ise sadece akıl sağlığı konusunda bilgili olduğumuz bireyler olarak görüyoruz. Aslında birçok ressam var ki, oldukça sıradan kabul edilebilecek yaşamlar sürdükten sonra da ressam kimliklerini kazanmış olmaktadırlar. Yine akademik sanat dallarında ilerlemiş veya Vincent Van Gogh gibi günümüzde de popülerliğini sürdüren, ne yazık ki eserlerinin değeri ölümünden sonra anlaşılmış ressamlar bulunmaktadır. Bu bağlamda aslında bildiğimiz, popüler kültürün bize tek başlıkta toplayıp tek tip olarak sunduğu “ressam kimliği” zannedilenden daha farklı şekillerde ve dünyanın her bölgesinde kendini gösterebilmektedir. Şayet sanatın kişisi yoktur, sanat her yerde ve herkeste olabilir.
İşte tam da bu noktada, aslında sanatın her insanda olabileceğini görmek mümkündür, şayet birçok farklı tarza sahip ve farklı özellikleri olan, gerek sanatın kendini sorgulayan gerek yaşamını sanat yoluyla ifade eden, amaçları ve gereçleri farklı olabilen birçok ressam bulunmaktadır. Öte yandan yine ressamların öldükten sonra eserlerinin sırf ölümleri sebebiyle değerinin artışının ressamların yaşamı ve mirasları yönünde taşıdığı olumsuz anlamlar söz konusudur. İşte Dünya Ressamlar Günü, ressamların yaşamlarının ve eserlerinin satış sürecine dahil edilerek ölümleri ile eserlerinin değerlendirilmesine karşı durulması ve söz konusu durumdan insanların da bilinçlendirilmesi noktasında bu günü anlamak sonrasında ise anmak adına ortaya çıkmıştır.
Esere verilen emek ve zaman zaman gerçekten dahiyane olarak tabir edilen şaheserlerin yaygınlaşarak insanlara ulaşması ve bu bağlamda resimlerin değer görmesi olumlu bir gelişme olmakla birlikte; bu resimleri yapanların hep arka planda kalması söz konusu olmuştur. Bu noktada, resim dalında sanatın yaşatıldığı ancak sanatçının arka plana itildiğini söylemek çoğu ressam için mümkündür. Özellikle “ressamların dünyaya zarar vermediği, ancak dünyanın doğal güzelliklerini ölümsüz hale getirdikleri” fikri, bu günün merkezinde yer almaktadır.
“Sanat yaşamın olduğu her yerdedir, yaşam sanatın konusudur.”

Bu bağlamda;
- Bugün gerek doğal güzellikleri dışavurumla anlatmayı amaçlamış,
- Bilinçaltı ve insan duygularına dair çalışmalar yapmış,
- Zaman zaman sanata isyan ve eleştiriyi yine sanatın diliyle sunmuş,
- Akıllarımızda ama belki de en çok duygularımıza yerleşen şaheser sahibi,
- Bugün hala tanımadığımız, belki hala keşfedilmemiş veya evinde resim başında estetik kaygılarına emek ve zaman harcayan,
Tüm ressamların günü, 27 Şubat Dünya Ressamlar Günü kutlu olsun!
Şu yazılar ilginizi çekebilir;
- 5 Şubat Dünya Nutella Günü
- Dünya Sarılma Günü
- Türk Kahvesi Günü







Bir yanıt yazın