Annie İyi Misin?

Paris'te Seine Nehri'nde bulunan genç kadının gizemli gülümsemesini temsil eden bir fotoğraf.

Smooth Criminal isimli şarkıyı bilmeyeniniz yoktur. Şarkının adını anımsayamasanız bile mutlaka “Annie are you okay?” ya da bizim dilimizde çok yaygın olan “Eni viçi vokkey?” kısmını mutlaka duymuşsunuzdur. Bu soru aslında kalp masajı ve suni teneffüs eğitimlerinde kullanılan Annie adlı mankene söylenen “Annie are you okay?” / “Annie iyi misin?” sorusundan gelir. Soru hastaya sorulur çünkü cevap verebilme durumuna göre mevcut solunum kapasitesi hakkında fikir sahibi olunur. Peki, kim bu Annie?

Paris’te, 1880’li yıllarda Seine Nehri’nde bir kadın cesedi bulundu. Cesedin 16 yaşında olduğu düşünülüyordu. Genç kızın bedeni öylesine kusursuzdu ki, ne bir kesik ne de başka bir yara vardı. Bu yüzden niçin boğulduğu hiçbir zaman belirlenemedi. Belki özkıyıma sürüklenmişti, belki sadece düşmüştü ya da Michael Jackson’ın da dediği gibi, “Smooth Criminal” yani mükemmel, pürüzsüz bir cinayet… kim bilir?

Bu kadının asıl özelliği, hiç hareket etmeden, hiçbir söz söylemeden, yüz milyonlarca insanın hayatını kurtarmasıdır. Gelin, nasıl olduğuna bir bakalım.

1880’li yıllarda bulunan kadın cesedinin kime ait olduğu bulunamadığı gibi, herhangi bir yakını olup olmadığı da tespit edilemedi. Bu yüzden o dönemde Paris’te oldukça ünlü bir uygulamaya başvuruldu. Cesedi, kimliği belirlenemeyen diğer cesetler gibi halka sergiletildi. Buna rağmen genç kızın kimliği hakkında hiçbir bilgiye ulaşılamadı. Ama enteresan bir şekilde, genç kızın yüzündeki ilginç ifadeden, o belli belirsiz gülümsemeden morgda bir patolog öylesine etkilendi ki, plaster döküp yüzünün kalıbını çıkardı ve kalıptan bir maske üretti. Bu maske, birçok tüccarın ilgisini çekti. Satışa sunulan maskeler, başta Paris halkı olmak üzere, insanları o kadar etkiledi ki, artık bir ikon haline geldi. Bu durum öyle bir hal aldı ki; Fransa’da ardından Almanya’da, oradan da tüm Avrupa’da yayılan bu yüz, evlerin vazgeçilmez bir aksesuarı haline geldi. Sanatçılar onun sessiz ve hareketsiz modeliydi artık, hatta Alman gençleri ona benzemeye çalışıyordu. Dönemin şairleri, sanatçıları onun hakkında pek çok yazı yazmıştı. Albert Camus onu “Boğulmuş Mona Lisa” olarak adlandırmıştı.

Uzun yıllar sonra, 1950’li yıllarda Asmund Laerdal isimli bir oyuncak üreticisi, tahta yerine plastikten figürler üretmek istiyordu. Bir figür tasarladı ve tasarladığı figürün adını “An” koydu.

Laerdal’in oğlu tam bu sıralarda bir boğulma tehlikesi geçirdi. Laerdal elini oğlunun göğsüne vura vura bedenindeki suyu boşaltmayı başardı. Yine aynı dönemde, kalp masajı ve suni teneffüs gibi alanlarda eğitim alması gereken öğrenciler de materyal sıkıntısı yaşıyorlardı. Bunun üzerine bir ekip, Laerdal’in şirketi ile anlaşma yapar ve “An”ın ya da daha sonra kullanılacak ismiyle söylersek, “Annie”nin yüzü artık dolaylı olarak hayat kurtarmaya başlar. Ayrıca belirtmek gerekir ki, materyal olarak kullanılacak yüzün kadın olması önemliydi. Çünkü 1960’lı yıllarda bu öğrencilerin çoğu erkekti ve dönemin toplumsal yapısını düşündüğünüzde, çok yanlış ve cinsiyetçi gelse de, dönemin koşulları göz önüne alındığında anlaşılabiliyor.

Eğitim alan öğrencilerin Annie mankeni üzerinde pratik yaptığı bir fotoğraf.

Devamında gelişen süreçte, bu konuda destek alan öğrenciler, Annie’nin yüzüne sahip olan mankenin üzerinde eğitim alıyor ve milyonlarca öğrenci, BBC’nin yaptığı araştırmaya göre (2013 yılına kadar 300 milyon öğrenci), Annie üzerinde eğitim alıyor. Şu an 2023 yılındayız, gerisini siz düşünün. Annie, kaç kişinin hayatını kurtardı? Tabi, bu hikayenin doğru olmadığını söyleyenler de var. Dayanaklarından biri ise boğulma olayının vücut üzerinde ciddi tahribat bırakır olması; nasıl olur da bu vücut bu kadar kusursuz kalır? Eğer toplayacak olursak, her ne olursa olsun, bir insan yüzü hiç hareket etmeyerek ve tek kelime söz etmeyerek milyonların hayatını kurtardı. Gerçek Annie’ye ne olduğunu bilmiyoruz belki, ama her ne olursa olsun;

Annie, umarım iyisindir.

Kaynakça:

www.evrimagaci.org

E. Bronfen. (1992). Over Her Dead Body: Death, Femininity And The Aesthetic. ISBN: 9780719038273. Yayınevi: Manchester University Press.

-Emirhan Sansar

Bir yanıt yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin