
‘Blonde’ filmi, Hollywood’un en büyük yıldızı, dünyanın en çok tanınan kadını, şarkıcı, aktivist, model ve oyuncu, asıl adı ise Norma Jean olan Marilyn Monroe’nun merak edilen hayatını konu alıyor.

Marilyn Monroe Kimdir?
Marilyn Monroe, psikolojik sorunları olan dindar bir ailenin genlerini taşıyordu, anneannesi ve dedesinde manik depresif bozukluğu vardı. Annesi Marilyn’e hamile kaldığında babası Marilyn’i istememiş ve onu terk etmişti. Babasıyla hiç tanışamayan Marilyn’in annesine de şizofreni teşhisi koyuldu ve ömrünün sonuna kadar akıl hastanesinde yattı.
Marilyn büyüyünceye kadar 11 farklı koruyucu aileyle yaşadı. Tüm bunlardan sıkılmış olacak ki ilk evliliğini 16 yaşında yaptı. Toplam 3 evlilik yapan Monroe hiçbirinde başarılı olamadı. Marilyn’in saatlerce odasından çıkmadan makyajını tazelediği ve zamanının çoğunu aynanın karşısında geçirdiği söyleniyor. Setleri geciktirdiği ve zaman zaman yalanlar söyleyerek sete gitmediği, çekilen bir sahnenin ise içine sinene kadar tekrar çekilmesini isteyerek işlerin gecikmesine sebep olduğu söyleniyor. Ölümü ise oldukça esrarengiz görünüyor. Defalarca intihar girişiminde bulunup başaramamış, aşırı ilaç ve alkol tüketmekten vücuduna oldukça zarar vermiş. Günün sonunda onu odasında ölü olarak buluyorlar. İntihar gibi görünse de bazıları olayın bundan çok daha fazlası olduğunu düşünüyor.

Blonde Filminin Konusu Nedir?
Film ilk olarak Marilyn’in babasını merak etmesi ve annesinin ona gösterdiği eski bir çerçeveyle başlıyor. Annesi, sevgilisinin onu terk etmesinin sorumlusu olarak Marilyn’i görüyor ve ondan nefret ediyor, hatta onu öldürmeye çalışıyor.
Marilyn kendi kariyeri için çeşitli deneme çekimlerine katılıyor ve kısa sürede oldukça dikkat çeken Monroe büyük bir ün sahibi oluyor. Bu ün, filme Marilyn’in cinsel bir obje olmaktan daha öteye gidemeyeceği şeklinde yansımış. Marilyn tüm bu kalabalıktan onu kaçıracak bir kurtarıcı arıyor. Evlendiği adamları, hep eksikliğini hissettiği, bir “baba” figürü yerine koyuyor. Her başarısız evlilikten sonra tekrardan setlere, sahneye geri dönen Monroe çocuk sahibi olmaktan başlarda korksa da, bebeklerini kaybettiği için derinden üzüntü ve acı duyuyor olarak görünüyor.

Blonde Film İncelemesi
Filmdeki ani geçişler, siyah-beyaz kesitler izleyici için kafa karıştırıcı olsa da aslında Marilyn’in kendi dünyasında yaşadığı yoğun duygusal geçişleri yansıtıyor olabilir. Herkesi kendine hayran bırakan gülüşü aslında yalan mıymış? Her seferinde babasının onu bir yerlerden izlediğini bilmek ona bir umut ışığı oluyor fakat ona hiçbir zaman ulaşamıyor ve onu hep mutsuzluğunu gizleyen bir kadın olarak görüyoruz.
Film azımsanmayacak kadar da Marilyn’i maddi ve manevi yönden sömüren erkek egemen sistemi de gözler önüne seriyor. Benim şaşırdığım noktalardan biri, o Marilyn Monroe ve ona ulaşabilmek, dokunabilmek bu kadar kolay olmamalıydı. Filmde proje partnerinden çok daha düşük ücretlerin teklif edildiğini de görüyoruz. Hala yaşadığımız toplum içerisinde bu tür cinsiyet eşitsizlikleriyle bizler de karşılaşıyoruz, Marilyn Monroe da olsanız, gelmiş geçmiş en ünlü kadın da olsasınız sanırım sadece kadın olduğunuz için cam tavanlarla mücadele etmeniz gerekiyor, film bunu gözle görünür hale getirmiş.

Blonde Filmi İçin Yorumlar
Filmde keşfedilmeye değer bazı ayrıntılar var. Dikkatimi çekenlerden biri ise filmin başlarında Marilyn’in annesiyle yaşadığı evin duvarında Charlie Chaplin posterini görüyoruz, daha sonra Marilyn sektöre atıldığı dönemlerde aşık olduğu adam Charlie Chaplin’in oğlu olduğunu söylüyor. Bunun bir tesadüf olmadığını düşünüyorum. Marilyn büyük aşkını kalp krizi yüzünden kaybediyor ve bunu da filmde canını çok acıtan yeni bir yara olarak görüyoruz. Bu kadar detaya rağmen pek çok kişi gerçekliği yansıtmadığı ve kurgu ağırlıklı olduğu için filmi eleştiriyor. Bir üniversitenin psikoloji bölümü derslerine giren bir hocamız ise bu filmi ‘korku filmi’ olarak nitelendiriyor. Bunu doğrulamak için filmi izleyebilirsiniz, şimdiden iyi seyirler.
-Aysima Gel







Bir Cevap Yazın