Elif Bestehan

Bizlere biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Elif Bestehan kimdir?

1994 yılında İstanbul Beyoğlu’nda doğdum. Müziğe 5 yaşındayken Türk Sanat Müziği ile, Eyüp Musiki Vakfı Çocuk Korosu aracılığıyla başladım. 2008’de ilköğretimler arasında düzenlenen Türk Sanat Müziği Solo Ses Yarışması’nda İstanbul birincisi oldum, 2009’da yine aynı dalda liseler arasında düzenlenen yarışmada Eyüp ilçe birincisi oldum. 14 yaşımda İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Yarı Zamanlı Saksafon bölümünü kazandım, 4 yıl bu bölümde eğitim aldıktan sonra Yarı Zamanlı Müzikal Tiyatro bölümüne geçtim ve bitirdim. 2017’de İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Ses Eğitimi bölümünden mezun oldum ve yine aynı yıl asistanlığını yaptığım KoroSu Show korosuyla Bratislava’da katıldığımız gençlik festivalinde Türkiye’ye 2 altın 2 gümüş madalya kazandırdık. 2018’de Bora Severcan’ın yönettiği Sefiller Müzikali’nde Cosette karakterini canlandırdım. Sağlık Bakanlığı’na bağlı GETAT biriminden müzik terapisi sertifikası aldım. 2016’dan beri her ramazan ayında Raffles ve Swissotel’de fasıl programları yapıyorum. Şu an İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Müzikoloji bölümünde yüksek lisansımı yapıyorum ve belirli aralıklarla single çalışmalarımı yayınlıyorum.

Müzik dışında farklı ilgi alanlarınız, hobileriniz var mı?

Spor yapıyorum, kitap okuyorum, Sanat Tarihi’ni çok seviyorum ve özel olarak da ilgilenmeye çalışıyorum.

Müzik tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz?

Vokal kullanımı açısından arabesk nağmelerini kullanıyorum, arabesk tınılarını içinde barındıran Slow Pop diyebilirim.

2023 yılında müzikal anlamda planladığınız projeleriniz var mı? Bizi bekleyen single veya albüm çalışmalarınız bulunuyor mu? Varsa detay verebilir misiniz?

Müziğini sevdiğim insanlarla müzik yapmayı çok sevdiğim için bu sene arkadaşlarımla yaptığım çok ortaklaşa çalışmalar olacak gibi görünüyor şimdilik.

Elif Bestehan

Müzikte gelmek istediğiniz nokta neresidir?

Müzikte gelmek istediğim nokta hayatımda gelmek istediğim noktayla aynı. Ün ve başarı benim gözümde hiçbir zaman eşdeğer olmadı, bu anlamda söyleyebilecek bir sözümün olması için büyümek, gelişmek ve ben bu sözlerimi söylerken de insanların bana eşlik etmesini istiyorum.

Youtube ve Spotify üzerinden en çok “Geçer mi?” şarkınızın dinlendiğini görüyoruz. Bir hikayesi var mı? Yapım sürecinden bahseder misiniz?

Dinlenmesindeki büyük etken Spotify editör listelerinden birine girmiş olmasıydı. Sözü ve müziği arkadaşım Caner Şahin’e ait. Hikayenin sahibi o ama ben kendisi bunu yaşarken de şahit olduğum için şarkıyı söylerken ayrıca keyif alıyorum. Yani bir şarkının hikayesini bilip söylemek çok güzel bir şey ama o şarkının yazılış sürecinde yaşanan hikayeye şahit olmak bambaşka bir şans.

Müziğinize en çok ilham kaynağı olan müzisyenler kimler?

Bu sorunun dinleyici ve icracı olarak iki ayrı cevabı var. Kendimi dinleyici olarak bir tarz veya bir isimle sınırlandırmayı sevmiyorum. Elimden geldiği kadarıyla her tarzda müzik dinlemeye çalışıyorum. Bunun da müzikle uğraşan birini her anlamda beslediğini düşünüyorum. Türk Sanat Müziği ile başladığım müzik yolculuğuma örneğin, lisede tamamen Rock müzik dinleyerek devam ettim ve Almanya’da bir projede Alman bir grupla Paramore şarkısı söylemiştim. Daha sonra lisansta Türk Müziği eğitimimi bırakmayıp üzerine müzikal vokal tekniklerini ekledim ve bir müzikalde bu şekilde başrol oynadım. Yorgun bir gün geçirdiğimde veya geceleri tamamen klasik piyano müzikleri dinlemeyi seviyorum, üzgün olduğumda da Türkçe arabesk dinliyorum, eğlenmek istediğimde Trance, Dubstep dinliyorum. Aslında daha çok vokal kullanımları üzerinden beğendiğim spesifik isimler var, Amy Lee ve Omer Adam onların başında yer alıyor.

Think&Glow okuyucuları ve dinleyenleriniz için buradan ne söylemek istersiniz?

Think&Glow okuyucularına keşif okuyucusu olmalarını, dinleyicilerime de keşif dinleyicisi olmalarını tavsiye ediyorum. Bu dönemde dijital platformların sizin adınıza dinlediğiniz şeyler üzerinden listeler oluşturmak gibi sundukları kolaylıklar var, bu bir yandan tabii ki hoş ama aynı zamanda da bir konfor alanı yaratıyor, bu konfor alanının kendilerini köreltmesine izin vermemelerini dilerim.

Bir Cevap Yazın

Bizleri takip etmeyi unutma!

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin