Maslow ihtiyaçlar hiyerarşisinde; gereksinimlerin belirli bir düzen ve sırayla ele alınması, alt basamaktaki ihtiyaçların karşılanması durumunda bir üst basamağa geçilebileceği, bireylerin kişilik oluşumu açısından ihtiyaçların belirli ölçülerde karşılanması gerektiği konusunda ilkeler mevcuttur.

Şekli incelediğimizde, ilk iki basamağın yoğun olarak fizyolojik, sonraki basamaklarda ise ağırlıklı olarak sosyolojik ihtiyaçlara yönelik olduğunu görürüz. Sosyal bir organizma olan bireyin sosyalleşmek adına fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamadan bir sonraki basamaklara geçmesi mümkün değildir. İhtiyaçlar kategorilerine ayrılmıştır. Neticede, hiyerarşi içerisinde bir üst basamağa geçmiş bireyin bir önceki basamaktaki ihtiyaçlarını yeterli düzeyde karşılamış olması gerekir.
Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde yer alan kendini gerçekleştirme basamağında, bireyin yaşamı boyunca belirlediği hedefler ve o hedeflerine ulaşabilmek için ortaya çıkacak ihtiyaçların karşılanması gerektiği yer almaktadır. Gelin hep beraber kendini gerçekleştirme ve kendini aşmışlık kavramlarını birlikte inceleyelim. 😊

Kendini Gerçekleştirme Eylemi
Kişisel gelişim dürtüleri, bireylerin davranışlarını düzenleme ve kararlarının yönünü geleceğe yönelik hedeflerine ulaşmada oldukça etkilidir. Bireyin benliğini gerçekleştirme süreci; öğrenme ve yaratıcılığa olan eğilimi bir parçası olarak görülebilir. Buna istinaden, insanın öğrenmeye, araştırmaya ve keşfetmeye olan ihtiyacı hayatı boyunca devam etmektedir.
Maslow’a göre temel ihtiyaçlar, kişinin benliğini gerçekleştirmeye yönelik olarak, psikolojik olgunluğa erişildiğinde ve potansiyellerini tamamladığında ortaya çıkmaktadır. Buna istinaden, kendini gerçekleştirme dürtüsü bireyin doğuştan var olan potansiyelini keşfetme sürecini temsil eder. Bu süreçte, öncelikle ilk adım bireyin kendini tanımasıdır. Hedefler, idealler, ilgi alanları kendini gerçekleştirmek isteyen her insana göre farklılık gösterir. Bu aşamada bireyin ilk adım olarak karakter özelliklerini, güçlü ve zayıf yönlerini analiz etmesi gerekir. Kendini gerçekleştirme eylemi, kısa bir sürede ulaşılabilecek bir durum değildir, zaman ve tutarlılık isteyen bir olgudur.
Maslow, kendini gerçekleştiren bireyi ‘’içinde olan potansiyeli açığa çıkaran ve potansiyelini en mükemmel şekilde kullanabilen kişi’’ olarak tanımlar. Kendini gerçekleştiren insanın özelliklerini; psikolojik olarak sağlıklı, hoşgörülü, insanlarla etkili iletişim kurabilen ve yaşamaktan keyif alan bir model olarak göstermiştir.
Kendini Gerçekleştirmiş İnsanın Özellikleri:
- Üretken ve yaratıcıdır.
- Duygu ve davranışlarında içtendir.
- Kendini ve başkalarını olduğu gibi kabul eder.
- Sorunlara her zaman çözüm odaklı yaklaşır.
- Sorumluluklarının farkındadır. Sıkılmadan sorumluluklarını üstlenme bilincine sahiptir.
- Hayattan ne istediğinin farkındadır.
Kendini Gerçekleştirme Davranışının En Son Aşaması: Kendini Aşmışlık Olgusu
Maslow, kendini gerçekleştirme olgusunun bir üst boyutu olan; kendini aşmışlık için ‘’en yüksek kimlik kazanımı, bağımsızlık veya benliğin aynı oranda, benliğin ötesine geçmesi olarak açıklar. Kendini aşmış birey, elde ettiği gücü, başkalarına hizmet etme, imkanlarını karşılıksız olarak başkalarına yardım etme olarak kullanmaya başlar. Potansiyelini tam olarak kullanan kişi, kendini aşmışlık ilkesini doğrularken, söz konusu hiyerarşisindeki en üst seviyedeki insanı temsil etmektedir.

Kendini aşmış birey, ilerlemesine yarayan her faydayı yeteri kadar sağladığı gibi, faydanın ölçeğini büyütüp diğer insanların iyiliğini gözetir. Bir nevi, kendini aşmışlık kavramını Alturizm (özgecilik) ile bağdaştırabiliriz. Alturizmde birey, insanlara iyilik yapmış olmanın verdiği pozitif duygular dışında herhangi bir karşılık veya ödül beklemez. Burada bireyin niyeti önemlidir; diğer yandan bireyin kendisinden ödün vererek yardım etmesi anlamına gelir. Şunu unutmamak gerekir; Altruist birey bedel ödeyerek fedakarlık yapabilir, kendini aşmış birey kendi değerinin farkındadır ve benliğine zarar verme olgusunu yok saymıştır. Yine burada önemli olan kendi gerçeklerimizi anlamaktır.
Engin Gençtan’ın ‘’Birçok insan, kendini tanımak için çaba göstermeksizin yaşamına anlam katabilmeyi umar ve beklediklerini bulabilmek için bir mucizenin gerçekleşmesini bekler. Oysa insan; gerçeklerini anlayabildiği oranda kendisiyle uzlaşır, çevresindekilere karşı da daha hoşgörülü olur. Kendisine değer vermeyen insan, başkalarının duygusal ihtiyaçlarını da algılayamaz’’ dediği gibi…
Kendi ışığınızı bulmak diğer insanlara ışık ve ilham olmanızın önünü açacaktır. Hoşçakalın!







Bir Cevap Yazın