Bir süreç halinde kendini gerçekleştirmek, 21. yüzyılın kişisel gelişim ve kariyer anlatılarında sıkça karşımıza çıkan bir kavramdır. “Kendinin en iyi versiyonu olmak” söylemi; yetenekler, disiplin ve doğru alışkanlıklarla ideal bir benliğe ulaşılabileceğini vaat eder.

Ancak bu vaat çoğu zaman tek bir soruyu yanıtsız bırakır: Kendini gerçekleştirmek gerçekten belirli rutinleri kusursuzca uygulamak mıdır, yoksa daha derin ve kişisel bir süreci mi ifade eder?

Kendini Gerçekleştirmek Bir Alışkanlıklar Listesi midir?

Spora yazılmak, erken kalkmak, kitap okumak ve sağlıklı beslenmek bu yolculukta sıkça önerilen adımlardır. Vücuda iyi bakarak zihni güçlendirmek, zihni geliştirerek yaşamı dönüştürmek mümkündür. Fakat bu dönüşüm yalnızca mekanik alışkanlıklarla mı sağlanır, yoksa işin arkasında daha bilge ve içsel bir süreç mi vardır?

Zihin ve Beden İlişkisi: Gelişimin Psikolojik Boyutu

Zihnin kendini kapattığı yerde bedenin ilerlemesi mümkün değildir. Çokça okuyarak, çokça yaşayarak zihnin dünyaya bakışını büyütmek oldukça doğru bir işlem olacaktır. Kendini geliştiremeyen bir zihne sahip beden, gitmesi gereken yere ayak dahi atamaz; çünkü kendini oraya layık görmez. Bunun arkasında da elimizdekilerle yetinmeye olan yatkınlığımız kendini gösterir. Fakat her zaman daha iyisine ulaşabileceğini bilmek, şımarık bir arzudan çok, hak ettiğini koşarak gidip alan ve bu dünyadaki rahat koltuğunu hazır edebilmiş ruhlara mahsustur.

“Uçamıyorsan, koş; koşamıyorsan, yürü. Yürüyemiyorsan, sürün; ama hareket etmeye devam et. Geleceğe ilerlemeyi sürdür.”

– Martin Luther King

Geç Kalmak Mümkün mü? Kendini Gerçekleştirmede Zaman Algısı

Yaşlarımız ilerlerken aklın geride kalması veya kendini geçmişe saplaması olası bir durumdur. Çoğunlukla kendimizi elimizdeki acılara mahkûm ederiz. Elimizdekilerden daha fazlasına sahip olamayacağımız bize çocukluktan öğretilmiş bir çaresizlik sendromudur. Fakat bilinir ki büyük düşünen zihinler, büyük oynayan adamları yaratır. Yaşam amacını erken yaşta keşfetmiş bir ruh her zaman bir adım öndedir; çünkü çevresini ve kişiliğini buna göre şekillendirmek için diğerlerinden 1-0 önde başlamış sayılır.

Ancak bu da doğru bilinen yanlışlardan biridir. Başlamanın erken veya geç kavramı tamamen kişiye göredir. Bu görecelilik ise bize kırk yaşımızda dahi hayallerimiz için ilk adımı atabileceğimiz bir şans sunar. Geç kalan şey her daim zihindir; beden ise ilerlemeye ve yaşlanmaya devam eden bir et parçasıdır. Ne zaman ki akıl beden ile bütünleşmeye karar verir, işte o zaman tembellik etmez, yorulmaz ve istediğini alana kadar savaşacak gücü toplar.

Kendini Geliştirme Sürecinde İlgi Alanlarının Rolü

Özetle Atomik Alışkanlıklar kitabını okuyarak kendini geliştirmek de mümkündür, bir doğal yaşam belgeseli izleyerek de. Bunların hepsinin başında ilgi alanını bulmak ve kendini bunlarla doldurmak gelir. Birkaç sene sonra olmak istediğiniz insanın bir tablosunu çizin ve sonra şu an olduğunuz kişiyi düşünün. O olmak için nelerden feragat etmeniz ve neleri edinmeniz gerekiyor? Bir yerden başlayarak ufak ufak günlük rutininize eklediğiniz bu davranışlar sizi hedefinize götürür. Sabır ise bu işin temel taşıdır. Tökezleyebilir, o tabloya uymayan davranışlarda bulunup kendinize sinirlenebilirsiniz. Her şey gibi, kendinizin en iyi versiyonuna dönüşmek de zaman alacak bir süreçtir.

“Pek az insan, başkalarının deneyimlerinden yararlanmayı bilecek kadar akıllıdır.”

– Voltaire

Kısacık ömürlerimizde her şeyi deneyimleyecek koşullara sahip olamayabiliriz. Ancak her şeyi bilmek, birkaç şey bilen birçok kişiyi tanımakla ve anlamakla mümkündür. Bir Budist zihnini çözümlemek için Budist olmak gerekmez; ancak bu bize zengin bir bilgi birikimi kazandırır. Yükseklik korkusuna sahip biri bir dağa tırmanmak zorunda değildir; ancak ömrünü buna adamış kişilerin otobiyografileri ile daha geniş bir dünya görüşü kazanabilme fırsatına sahiptir. Voltaire’in dediğini sağlayabilmek için tek gereken üstün bir gözlem ve kavrama yeteneğidir.

Kendinin en iyi versiyonu

Günlük Rutinler Kendini Gerçekleştirmeyi Nasıl Etkiler?

Şimdi ise alt başlıklarla, hangi alanda nelere göz atabileceğiniz konusunda tavsiyeler verelim:

  • Günlük Rutin

Bir haftamızın değerlendirmesini yapabilmek için önce bir günümüzü şekillendirmek gerekir. Sabahlarını yatakta geçiren bir vücut, günün geri kalanı için de uyuşmuş olacaktır. Beyin, kendini gününün çok kötü olduğuna ve olacağına ikna eder adeta. Uyanılan ilk beş dakika, sonraki beş saati şekillendirir. Planlı ve programlı bir sabah için sağlam bir kahvaltı ve bir yürüyüş etkili olur. Günü yapmayı sevdiğimiz aktiviteler ile doldurmak önemlidir.

  • Psikoloji

Bakış açısı birçok alanda olduğu gibi burada da kendini gösterir. Kendini yetersiz ve yararsız gören bir kişi için büyük işler başarmak imkansıza yakındır; çünkü öğrenilmiş çaresizlik bazen kısıtlı imkânlardan bile daha zorlayıcı olabilir. Bu süreçte başaramayacağına inanan kararsız bir kişilik, inandığı sonuç ile karşılaşacaktır. Kendinin en iyi versiyonuna dönüşmek için bunu yapabileceğinize dair güçlü bir inanç gerekir. Ardından da bu inancın altını doldurabilecek yetenekler edinilmelidir.

  • Hobiler

Günlük rutine eklenen hobiler, verimin yapı taşıdır. Kendini geliştirmek istediği alanlar için çabalayan bir kişi, hemen her gün belli bir süreyi bunun için ayırmalıdır. Her gün yeni bir şeye başlamasa da, hep başladığı şeyin üstüne katarak ilerlemelidir. Meraklı ve araştırmacı bir kişilik, kendi doğrularını çürüterek ilerler ve gelişimi asla durmaz.

Peki ya tüm bunlar, kişinin kendinin en iyi versiyonu olmasına yeterli midir? Hayatın akışı içerisinde bir anda tepetaklak olmak, bazen çok dipte bir melankolide hissetmek ve sabahlara kadar uyuyamamak da vardır. Her kim size her sabah altıda kalkacak robotluğu satmaya çalışırsa, bilin ki kapitalizmden sıyrılmaya çalışan ama çarkın içinde olduğunu fark etmemiş bir başka faredir. Her şeye rağmen devam edebilmek ve bunun uzun süren hatta hiç bitmeyen bir süreç olduğunu unutmamak önemlidir. İnsan her zaman kendini bir üst seviyeye taşıyacak fırsatlarla karşılaşabilir. Yeter ki inansın.

“Öğrencinin kulakları duymaya hazır olduğunda, onları bilgelikle dolduracak dudaklar kendiliğinden gelir.”

Bir Cevap Yazın

Bizleri takip etmeyi unutma!

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin