Sizce de bazı kavramlar sadece kâğıt üzerinde kalmadı mı artık? Güven mesela… Dostluk, arkadaşlık, kardeşlik? Son kullanma tarihleri geçmiş kavramlara dönüşüverdiler sessizce sanki. Ya da zamanla bu kavramların içeriği de değişti, dönüştü ve eski anlamlarından oldukça uzaklaştı.

Neydi güven?
“Hiçbir korku ya da şüphe duymadan inanma ve bağlanma duygusu…”
Peki şu an hiçbir kaygı ya da tereddüt duymadan herhangi birine inanabiliyor, bağlanabiliyor muyuz sahiden? Bağlanamıyorsak ne zamandan beri böyleyiz ya da ne değişti hayatımızda?
Bu soruyu kendimce kısa bir gözlemle açıklamak isterim bu noktada.
Konumuz: “Neden kimseye güvenmek istemiyoruz?”

Güvenmek istemiyoruz çünkü….
Zamanında tüm şeffaflığımızla içimizi açtığımız, hatalarımızı, pişmanlıklarımızı dile getirdiğimiz ve hatta yaralarımızı tek tek gösterdiğimiz kişiler; yol ayrımlarında fazlaca acımasız oldular bir zamanlar. Bile isteye yaralarımızı kanattılar ve sonrasında bunun da mesuliyetini bizim üzerimize yıktılar. Öyle ki zamanında sözde iyiliğimiz için yaptıkları acımasız eleştirilerin binde birini duymaya katlanamayıp bunun için de bizi kötü niyetli ilan ettiler. Vaktiyle aynı rotayı beraber izlediğimiz bu kişiler, “kendilerince” güçlendiklerinde bizi hakir gördü, acımasız eleştirilerini de katbekat artırdılar.

Hatalarımızı dinlemeye istekli olurken; mutluluklarımızı, başarılarımızı dinlemeye aynı derecede istekli olamadılar. Kendi yolumuzdan gitmeye çalıştığımız zamanlarda bizlere alkış tutmayıp belki de gizli gizli düşmemizi beklediler. Ve bunu öylesine kamufle bir şekilde yaptılar ki son raddeye kadar hiçbir şeyin farkına varamadık. Ama o yol ayrımına geldiğimizde fark ettik ki bu ilişkilerin vericisi hep biz olmuşuz meğer. Vakti zamanında bir şeyleri konduramamış, görmezden gelmişiz. “Yok yaa, yapmaz o öyle şeyler.” diyerek kendimizi suçlamışız üstüne üstlük. Çünkü biz sadece birilerine koşulsuz güvenmek istemişiz. Bu kişi kimi zaman ailemizden biri olmuş, kimi zaman iş yerimizden, kimi zaman yan binamızdan…

İşte tam da bu kötü tecrübelerden sonra vazgeçmişiz birilerine güvenmekten. Belki de gün sonunda ilk defa kendimizi seçmişiz sahiden…
Ha tabiii, kimseye güvenmeyelim, hep tetikte yaşayalım olarak da algılanmasın ana fikir 🙃
Güvenmeye çalışalım ama sonsuz değil…
Derdimizi anlatalım ama hepsini değil…
Mutluluğumuzu paylaşalım ama herkese değil…
Velhasıl, güvenmek zor zanaat azizim; hele ki bazı farkındalıklardan sonra çok daha zor…







Bir yanıt yazın