
Canozan ile yaptığı “Seni Gördüm Rüyamda” şarkısıyla isminden söz ettiren Şenceylik, Think&Glow’un sorularını yanıtladı.
Biz sizleri tanıyoruz. Fakat tanımayan okuyucularımız olabilir. Çok kısa kendinizden bize bahseder misiniz?
Selamlar! Ben Eda Sena Şenceylan. 1994 İstanbul doğumluyum. Açık maviyi ve fıstık ezmesini severim. İki abim, iki dünya tatlısı yeğenim vardır. İkizler burcuyum.😊Boğaziçi Üniversitesi İşletme lisans ve yüksek lisans mezunuyum. Üniversitenin Müzik Kulübü’nde çok vakit geçirdim. Orkestrada gitaristlik, korolarda ise senelerce alto vokallik yaptım. Taşoda’da kendi şarkılarımı değerli arkadaşlarımla çaldım. Aileme ve arkadaşlarıma düşkünüm, uzun yürüyüşleri çok severim. Bir senedir kuvvet antrenmanlarına sardım. Şarkılar yapıyorum, bir yandan global bir teknoloji şirketinde yatırımcı ilişkileri ve girişim yöneticisi olarak tam zamanlı çalışıyorum. Çok konuştum.😊
Gerçek isminiz Eda Sena Şenceylan. Şenceylik ismi soyadınızdan geliyor sanırım. Tam olarak nasıl ortaya çıktı bu sahne ismi?
“Şenceylik” lakabım üniversiteden geliyor. Klasik Müzik Korosu’ndaki şefimiz (sevgili Kaan Bayır), koroda aynı isme sahip iki korist olunca bunlardan birine soyadının ucuna “-ik” eki getirerek seslenirdi. Koroda Eda ve Sena’lar vardı, ben de soyadım “Şenceylan” olduğundan “Şenceylik” oldum.😊 Herkes beni böyle çağırdıkça, müziğimi bu isimle paylaşmaya, neşeli ve aydınlık yanımı bu isimle eşleştirmeye başladım.
Birçok reklam müziğinin vokal ve bestelerini yaptınız. Reklam müziği yapmak sizi nasıl hissettiriyor? İş Bankası, Oral B gibi büyük markalar ile işbirliği yapmak nasıldı?
Evet, Medina Turgul DDB, Rafineri, COLORS, Magnet20, Jingle House, Jingle Jackson gibi ajans ve yapımcılarla farklı projelerde reklam şarkısı besteleri ve vokal kayıtlarında çalıştım. İş Bankası Maximum Kart’ın Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü gibi özel günler için hazırladığı, Mert Fırat’ın seslendirdiği şarkıları yaptığımız dönem keyifliydi. Şarkıların sözlerini Barış Ceyhun Koç yazıyor, müziğini ben besteliyordum. Eğlenceli bir iş ama zor tarafları da var. Çok sayıda paydaşla çalışmakla başa çıkabilecekseniz; bence toplumu anlamaya, nabzın şerbetini yakalamaya, güzel söylemlerle yaratıcı yollardan toplumun dilini ve modunu dönüştürebilme şansına kapılar açabilecek bir iş.

2013’ten beri aktif olarak müzik sektöründesiniz. Şu an istediğiniz yerde misiniz?
Mahrem farkediş ve duyguları bir ürüne dönüştürüp herkesle paylaşabilme acısını boşverince, yargılanma ihtimalini umursamamaya kendini ikna ettikten, ürününü sahiplenmekten vazgeçtikten sonra, yolculuğun tadına varmaya başlıyorsun sanırım. Bu hayata birbirimize güven, sükunet vermeye, yalnız olmadığımızı vurgulamaya geldiğimizi hissediyorum. Bu açıdan, şarkılar yapmak ve birlikte söylemek bana yön duygusu veriyor. Benim için galiba yolculuğun anlamı bu, kendinden çıkış. Kendini temizlemek, kendinden çıkmak, bütünün parçası olmak.
İşin şarkı yazarlığı tarafını merkeze koymuş bir yolculuğum var. Bunun sebebi biraz da oldum olası hep bir yandan çalışıyor oluşum. Karma ve yoğun bir hayatım var. Müzik tam zamanlı işim değil, hiç olmadı. Riski dağıtmayı seven karakterim. Ülke şartları, eğitimim, hikayem beni hep birçok farklı karpuzu bir arada taşımaya yöneltti. İlk orijinallerimi yayınladığım 2013’ten bu yana yolumu değerlendirirsek, konser tarafında epey eksiklik hissetsem de, genel olarak şarkılarımın yaşadığı serüvenden memnunum. Dinleyicilerimin çoğu, tanışsam dost olabileceğim, birlikte gülebileceğim insanlar. Düetler ve teklilerim milyonlarca dinleyiciye ulaştı, müthiş dönüşler alıyorum. Bu beni çok mutlu ediyor. Sahne tarafını da yoluna sokarsam, güneşlere doymam.😊
Şarkılarınızı nasıl yazıyorsunuz? İlham kaynağım dediğiniz bir durum veya kişi var mı?
Şarkılarımın çoğunu kendi yaşadığım olaylara, etkilendiğim insanlara dayanarak yazıyorum. İçim dolup taşıyor, yaşadıklarımı çok abartıyorum, bir “söz defteri”m var, açıp ona bebek gibi mızmızlanıyorum😊
O sözleri (çoğu zaman eş zamanlı olarak) besteliyorum. O şarkı bir kenarda bir süre bekliyor. Aşırı utanç ve kendimle iç kavgalar atlatıldıktan sonra kendimi zorlayıp işin yapım tarafına geçiyorum.
Canozan ile yaptığınız “Seni Gördüm Rüyamda” çok dinlendi. Canozan ile yollarınız nasıl kesişti?
Canozan’la yıllar evvel Sofar etkinliğinde tanıştık. Ben orada “Çok Eski Şarkı”yı çalmıştım, onlar da Sedef Sebüktekin’le sahne almışlardı. Birbirimizin müziğini sevdik, çok hızlı kaynaştık, müthiş insanlar ikisi de. Birlikte bir şeyler yapalım dedik o gecenin sonunda. Sonra sözü müziği Canozan’a ait olan Seni Gördüm Rüyamda’ya vokal konuğu oldum. Şarkının gördüğü ilgi çok değerli, bir kez daha teşekkürler dinleyicilere.
İleride birlikte yeni bir single gelir mi?
Çok isterim valla, buradan Cano’ya selam.🤗 Solo albümü çıkardıktan sonrası için elimde başka şarkılar var, düetler için sevdiklerimi darlamaya hazırlanıyorum.
Birçok farklı isimle ile düet çalışmanız var. İleride “şu kişiyle düet yapmak istiyorum” dediğiniz isim ya da isimler kimler? 🙂
Bu hayat bana bir Mabel Matiz düeti verirse ömrümün sonunda gözlerimi huzurla kaparım😊
Yeni single’ın 2 Haziran’da geleceğini duyduk. “Ela Bela” single çalışmanızda bizi ne bekliyor? Yapım süreci nasıldı?
Evet, “Ela Bela” 2 Haziran’da tüm dijital müzik platformlarında!
Sizin bu parçayla dünya meselelerinden uzak, aşık, hüzünle neşe arasında mekik dokuyan eğlenceli bir dansa katılmanızı umuyorum. Zengin koro düzenlemeleriyle synth pop ve rock tınılarının buluştuğu bir marş havası var.
Sözü ve müziği bana ait. Koro vokallerde bana sevgili Simge Pınar ve Arel Koray Nalbant eşlik etti. Davul kayıtlarını Canberk Karademir’in (Vera) gerçekleştirdiği parçanın vokal kayıtlarını Arel Koray ve Burak Serter ile Babajim Stüdyo’da, enstrüman kayıtlarını ise VHS Stüdyo’da tamamladık. Prodüksiyonu, enstrüman icralarını ve miksi Arel Koray Nalbant yaptı. Parçanın masteringi ise Güven Ersoysal’ın, fotoğraflarım Deniz Akgündüz’ün ellerinden.
2023 için planlarınız neler? Biraz detay verebilir misiniz?
Evet, bu yıl Haziran’da çıkacak parça “Ela Bela”yı takiben, iki ay arayla üç adet single paylaşmayı hedefliyorum. Sonrasında albüm çıkış parçasıyla birlikte, Aralık 2023’te “Eteğimdeki Taşlar” isminde bir albüm yayınlamak istiyorum, her şey yolunda giderse takvim planı bu. Dolu dizgin çalışmaya devam ediyoruz. Tümünü bağımsız yayınlayacağım. Eteğimdeki taşları dökmemde bu yıl bana şans dileyin.😊
Think&Glow okuyucularına ve sizi dinleyenlere buradan ne söylemek istersiniz?
Think & Glow içeriklerini, hayata dokunan, daha aydınlık, daha farkında, daha pozitif bir yaşantı için yol gösteren, aksiyon öneren her çeşit platform gibi, değerli buluyorum. İçerik çöplüğüne dönüşmeye meyilli dijital dünyada, tutarlı şekilde anlamlı içerikler üretmek, düşünce liderliği yapmak, pozitif bir komünite yaratmak ve bunun bir parçası, takipçisi olmak kutlanası bir şey. İyi içerik karşılıklı iletişimle, birbirini dinlemeyle dallanıp budaklanıyor çünkü.
Bazen bir şarkıda, bazen bir yürüyüşte, bir tavada pişen yemekte, güçsüz düştüğümüz bir gün bizi ayağa kaldıran bir ufacık cümlede, ilham verici bir makalede buluşmak çok kıymetli. İçtenlikle buluştukça, içtenlikle paylaştıkça çoğalıyoruz. Hepimize sağlıklı, motive, güçlü, neşeli bir yıl diliyorum. Teşekkürler!







Bir Cevap Yazın