Aynı gökyüzüne bakan iki şairden biri kelimeleri sadeleştirerek hayatın içine karıştı, diğeri onları musikinin içinde bir hayale dönüştürdü.
Bu yazıda, iki farklı üsluba sahip şairin dünyasına konuk olacağız. Orhan Veli ve Ahmet Haşim’in zıt tarzlarının Türk edebiyatını nasıl zenginleştirdiğini inceleyeceğiz.
Orhan Veli ve Şiir Üslubu
Şiirde sadeliğin temsilcisi olabilecek bir şair olan Orhan Veli şiirlerinde süse, ağdalı dile, söz sanatına rastlamayız. Çünkü ona göre şiir, en saf kanallara indirgenerek ondan yine de bir şiir mayası çıkarabilme işidir. Bu anlayış doğrultusunda şair için anlam önem arz eder; bu yüzden anlamı kapalı olan şiirlere karşı çıkmış ve onları eleştirmiştir.
Orhan Veli, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rıfat ile birlikte Garip akımını kurmuştur. Bu akım ile kendi şiir üsluplarını anlatmışlar ve bu doğrultuda şiirlerini kaleme almışlardır.
Garip akımının kurucusu Orhan Veli, saf şiiri temsil etmiştir. Yani şiirlerinde fazlasıyla açık bir dil kullanmıştır ve her okuyanın şiirini anlamasını istemiştir. O dönemde böyle yeni bir edebiyat kimliği oluşturmaya çalışmak büyük başarıdır. 1941 yılında “Garip” adlı kitapla ilk şiirlerini veren şairler ölçüsüz, uyaksız, şairanelikten uzak yeni bir şiir akımı başlatmışlardır.
Poetikalarında amaçlarını, üsluplarını açıklayan bu grup şiirin özüne inmeyi hedeflemişlerdir. Şiirde basitliği, anlamı, açıklığı aramışlardır. Orhan Veli ‘şiir söz söyleme aracıdır ve onun vezne, kafiyeye ihtiyacı yoktur’ diye düşünmüştür. Orhan Veli’nin serbest tarzdaki şiirlerine tepki gösterip alaya alanlar da olmuştur. Bu denli sanatkâranelikten uzak şiirlerin yazılmaması gerektiğini düşünen sanatçılar tepki göstermiştir. Garip akımı kurucuları da yayınladıkları Garip adlı kitaplarının önsözünde yer alan poetika ile şiirlerini açıklamışlardır.

Ahmet Haşim ve Şiir Üslubu
Haşim’in şiiri Orhan Veli’den oldukça farklı ve zıt karakterlidir. Şair anlamdan ziyade ahenge önem verir. Onun için müzik çok önemlidir ve şiirlerinde musikiye çok fazla yer verir. Kapalı anlatım ile şiirlerinin üstünü örtmüş musiki, söz sanatları vs. unsurlarla şiirini süslemiştir.
Fecr-i Ati döneminin önemli temsilcilerinden olan Ahmet Haşim, Servet-i Fünûn dönemi sanatçıları olan Cenap Şahabettin ve Tevfik Fikret’in etkileri çok belirgindir. Aynı zamanda Haşim üzerinde Batılı şairlerin, özellikle sembolistlerin de önemli tesiri vardır.
Ahmet Haşim’in şiirlerini okuduğumuzda her bir dizeye yerleşen sesi, ritmi dinlerken anlatmak istediği resmi tahayyül etmiş oluruz. Şiiri bir anlatma aracı değil, bir duygu ve izlenim sanatı olarak görür. Netlikten kaçar her zaman ve kapalı çağrışımlar kullanır.
Bireysel temalar üzerinde yoğunlaşan Ahmet Haşim yalnızlığı, hüznü, aşkı, vuslatı kendine has edasıyla anlatmıştır.

Orhan Veli Şiiri ve Ahmet Haşim Şiirini Karşılaştırma
Anlamı arka planda tutan Ahmet Haşim’in şiiri Orhan Veli şiirinden çok farklıdır. Orhan Veli önemli olanın anlam olduğunu ve bu nedenle onu geriye atacak hiçbir unsurun kullanılmaması gerektiğini düşünürken Haşim böyle düşünmez. Ahenk, ritim, söz sanatlarını sık sık kullanan Ahmet Haşim’in şiirinde ilk bakışta net bir şey görmek mümkün değildir. Çünkü onun şiirinde herkes kendi hikayesini izler. Orhan Veli şiiri ise böyle değildir. Toplumsal konulara ağırlık veren şairin şiirlerini okuyan herkes aynı anlamı sezer. Çünkü onun dili oldukça sade, anlatmak istediği apaçık bellidir.
Haşim’in meşhur “şiir musiki ile söz arasında, sözden ziyade musikiye yakın” düşüncesini yıkmak isteyen Orhan Veli, şiiri musikiden ayırmaya niyetlenmiştir. Şiiri şiir olarak ele almak gerektiğini, bir sanat eserini başka şeylerle birleştirmenin sanatsal ifade eksikliğinden doğduğunu savundu. Bu sebeple Orhan Veli’nin Garip akımı şiirlerinde ahenge karşı çıkış olduğu söylenebilir.
Ahmet Haşim’in saf şiir anlayışı çerçevesinde gelişen estetizmi, Orhan Veli’nin şiirde karşı çıktığı başlıca unsurlardan biriydi. Çünkü Orhan Veli estetikle arasına mesafeler koymayı seviyordu.
Orhan Veli yıllarca süregelen Geleneksel Türk şiirinin bütün özelliklerine karşı çıkmıştır. Ahmet Haşim ise bu özelliklere kucak açmıştır.
Ahmet Haşim ve Orhan Veli’nin şiir üslupları birbirlerinin zıttıdır. Zaman zaman birbirlerine tepkiler göstermişler, birbirlerinin tarzlarını eleştirmişlerdir. Ama neticede ikisi de edebiyatımızda yer edinmiş izler bırakmışlardır ve kendi üslup dünyalarıyla başarılara imza atmışlardır.
Şimdi bu iki şairin şiirlerini inceleyerek anlatımımızı somutlaştıralım.

Orhan Veli’nin Kitabe-i Seng-i Mezar Adlı Şiirini İnceleme
Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
Nasırdan çektiği kadar;
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi;
Kundurası vurmadığı zamanlarda
Anmazdı ama Allah’ın adını,
Günahkâr da sayılmazdı.
Yazık oldu Süleyman Efendi’ye.
Şiirin Dil ve Anlatım Özellikleri
Şiir olabildiğince yalın ifadelerle bezenmiştir. Şair modern dünyada sıradan insanın sıradan dertlerini anlatmaya çalışmıştır. Bu şiir Orhan Veli’nin şiir tarzını en iyi yansıtan şiirlerden biridir.
Orhan Veli’de edebiyat yapma kaygısı yoktur. Bu sebeple dilini basitleştirebildiği kadar basitleştirir. Mehmet Kaplan Garip akımı için “şiirsiz şiir” veya “edebiyatsız edebiyat” tabirlerini kullanmıştır. Orhan Veli şiirleri de bu tabirlere uygun yazılmış şiirlerdir. Zaten Orhan Veli şiirleri, kuruculuğunu yaptığı Garip akımının şiir özelliklerini birebir yansıtır.
Orhan Veli şiirlerinde şiirselliğin öldürüldüğünü görürüz. Bu şiirde de şiirsellikten, sanatkâranelikten eser yoktur. Ama bize anlatmak istedikleri önemlidir.
Küçük İnsanın Dramı
Şair küçük insanın dramını konu etmiştir. Ama bu dram sanıldığı kadar da büyük değildir küçük, sıradan insanın dramı da küçüktür.
Hayatın içindeki en sıradan ifadelerle doldurmuştur şiirini. Bir insanın nasırdan çektiği acı ne kadar büyük olabilir? Şair bunu çok büyük bir olaymış gibi anlatmıştır ve böyle basit bir olay basit bir insanın en büyük derdi olabileceğini anlatmak istemiştir.
Gündelik Hayatın Şiire Dahil Edilmesi
Konuşma dili havasında yazılan bu şiir günlük hayatta üstüne düşmediğimiz bir konunun (kunduranın ayağı vurması, nasır) bile şiire dahil edilebileceğini göstermiştir bize.
Süleyman Efendi Tiplemesi
Süleyman Efendi tiplemesiyle şair bize sokağı yaşatan bir kişiyi belirtmiştir. Yaşamaktan başka bir işlevinin olmaması onu yeterince sıradan yapıp basitleştirir. Bu basitlik de şairin en sevdiği unsurdur.
Şiirin Dönemindeki Tepkiler
Bu şiir döneminde birçok tepki ile karşılaşmıştır. Şiirin temasının bu basitlikte olmaması gerektiğini düşünenler, bu şiirde sanat arayıp da bulamayanlar hatta bu şiiri şiir olarak bile görmeyenler olmuştur. Buna rağmen pek çok kişi onu defalarca okumuş ve hafızalarında ona bir sandalye ayırmıştır.”
Şiirde Kelime Kadrosunun Genişlemesi
Nasır kelimesi o güne kadar şiirde kullanılmayan bir ifadeydi. Bu sebeple böyle bir ifadenin kullanılması yadırganmıştı. Orhan Veli, şiirlerinde sokağı anlatma çabasıyla dikkat çeker. Bu doğrultuda, gündelik hayatta kullanılan sıradan kelimeleri şiire dâhil ederek edebiyatın sınırlarını genişletir. Özellikle, konuşma diline yakın ifadeler tercih etmesi, şiirin daha anlaşılır ve samimi bir hâl almasını sağlar. Böylece, yalnızca seçkin ve süslü sözcüklerin değil, günlük dilde yer alan her kelimenin şiirde kullanılabileceğini gösterir.
Ayrıca, bu yaklaşım şiirdeki geleneksel kalıpları yıkarak yeni bir anlatım biçimi oluşturur. Nitekim, Orhan Veli’nin sade ve doğal dili, okuyucunun şiirle daha güçlü bir bağ kurmasına imkân tanır. Bu sayede, sokak, insan ve günlük yaşam unsurları şiirin temel konusu hâline gelir.
Sonuç olarak, Orhan Veli’nin kelime seçimi ve anlatım tarzı, şiirde anlamın süsten daha önemli olduğunu ortaya koyar; dolayısıyla her kelimenin doğru bağlamda estetik bir değer taşıyabileceğini kanıtlar.

Ahmet Haşim’in Karanfil Adlı Şiirini İnceleme
Yârin dudağından getirilmiş
Bir katre alevdir bu karanfil,
Gönlüm acısından bunu bildi!
Düştükçe vurulmuş gibi, yer yer
Kızgın kokusundan kelebekler;
Gönlüm ona pervane kesildi.
Ahmet Haşim’in poetikasını net bir şekilde görebileceğimiz bir şiirdir. Şiirin kendine has ahengi, ritmi vardır. Dizelerinde şairinin Ahmet Haşim olduğu yankılanıyor. Duygular adeta dans ediyor.
Şiir tek seferde anlayabileceğimiz düzeyde değildir. Bu şairin en tipik özelliklerinden biridir. Şiiri derin duygularla düşünerek anlamlandırmaya çalışmak gerek.
Hüzün içinde kıvranan şair, karanfili sevgilinin dudağından getirilen bir damla ateşe benzetmiştir. Bu benzetmeyi neden yapmıştır ve ne anlatmak istemiştir? Karanfil renk olarak hem yârin dudağına hem de aleve benzer. Üçünün de kırmızı renge sahip olması Ahmet Haşim’in hüznünü, duygularını anlatmasına zemin hazırlamış olur.
Kelebeklerin onun kokusundan kızgın olması yani karanfilin kokusu. Peki kelebek ifadesini öylesine mi yazmıştır? Hayır. Kelebekler ömürlerinin kısalığı ile bilinirler. İnsan ömrünün de gelip geçiciliği, kısalığını anlatmak için kullanılmıştır.
Sembolist bir şair olan Haşim simgesel yaklaşımıyla şiirini süslemiştir. Kapalı anlatımı ile de okuyanları zorlamayı seven bir şairdir. Her bir şiirine özgü ses veren Haşim, şiirselliğin nasıl olabileceğini gösterir.

Sonuç
Orhan Veli ile Ahmet Haşim tamamen zıt özelliklerle şiir dünyasında kendilerini yüceltmeyi başarmışlardır. Orhan Veli Haşim’in şiir üslubunu eleştirmiş Haşim’in şiirde manaya karşı çıkmasını ‘hokkabazlık’ olarak görmüştür. “Şiir bütün hususiyeti edasında olan bir söz sanatıdır. Yani tamamıyla manadan ibarettir,” diyerek Haşim karşıtı tavrını bir kez daha göstermiştir.
Ahmet Haşim sezgi şairi iken Orhan Veli sokak edebiyatının şairidir. Orhan Veli gerçekleri mizahıyla harmanlarken Haşim hayal dünyasını melankolik bir hava ile birleştirmiştir.
Bu farklılıklarla Türk edebiyatını zenginleştiren şairlerimiz şiir dünyasında imzalarını bırakmışlarıdır. İkisi de birbirinin üslubu için olumsuz fikirlere sahip olsalar dahi başarılı eserleri ile önemli şairlerimiz arasına adlarını sıralamayı başarmışlardır.
Kaynakça
Bağcı, R. (2001). Orhan Veli ve geleneksel Türk şiiri. Ankara.
Fikriyat. (n.d.). Orhan Veli’nin şiiri dönemin edebiyat dergilerine nasıl yansıdı?
https://www.fikriyat.com/galeri/edebiyat/orhan-velinin-siiri-donemin-edebiyat-dergilerine-nasil-yansidi
Londra Edebiyat Kulübü. (n.d.). Orhan Veli ve Türk şiirindeki devrimi.
https://londraedebiyatkulubu.substack.com/p/orhan-veli-ve-turk-siirindeki-devrimi
Sadıkoğlu, S. (n.d.). Garip akımı – Birinci Yeni hareketi (1940–1950).
https://www.sonersadikoglu.com/garip-ak-m—birinci-yeni-hareketi—1940-1950-.html
Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. (n.d.). Ahmet Haşim.
https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/ahmet-hasim
Edebiyat Fatihi. (2016, Ocak). Ahmet Haşim Karanfil şiiri teması.
https://www.edebiyatfatihi.net/2016/01/ahmet-hasim-karanfil-siiri-temasi.html
Editör: Bihter Uluskan







Bir yanıt yazın