2023 Şubat Depremi ve Borsanın İşlemlere Açılması

Giriş

Sermaye piyasaları, tasarruflarını yatırıma dönüştürmek isteyen, fon sağlayanlarla fon talep edenlerin buluştuğu ilkesel ve kanuni olarak şeffaf yapıda yapılanmış piyasalardır. Sermaye piyasalarının gelişiminin en önemli unsurlarından biri fona ihtiyacı olanlarla fon sağlayıcılarının her iki tarafı da koruyan belli düzenlemeler dahilinde bir araya geldikleri pazarlar olmasıdır. Bu çerçevede ilgili piyasalarda gerçek ve tüzel kişilerin bir araya gelmesinin motivasyonlarından biri ve belki de en önemlisi o piyasaya duyulan güvendir. Sermaye piyasalarında güven ise belli hukuksal düzenlemelerin bir araya gelip denetimci kurumlar tarafından uygulanmasıyla ve yatırımcıların şeffaf ve eşit bilgiye ulaşmasıyla mümkündür. Bu iki unsurun var olmadığı hiçbir sermaye piyasası etkin olmadığı gibi kötüye kullanımlara, suistimallere ve hatta kanunsuzluklara açık hale gelir. Zira bu çerçevede Türkiye’deki sermaye piyasalarının etkin işleyişinden sorumlu kurumların başında Borsa İstanbul A.Ş gelmektedir ve bu doğrultuda işlemlerin yapıldığı ve aynı zamanda belli önemli yetkilerle donatılmış BİST A.Ş’nin sitesinin vizyonumuz ve misyonumuz kısmında “misyonumuz tüm yatırımcılar için güvenilir, şeffaf, etkin, adil, yenilikçi, rekabetçi ve sürdürülebilir bir işlem platformu sağlamak” ifadesinin yer aldığı görülmektedir. (1)

Bu yazıda Türkiye’de yaşanan büyük deprem felaketinin ve onun yarattığı yıkım ve trajedinin başlarında, Borsa İstanbul A.Ş tarafından hisse senedi piyasalarında alınan önlemler, deprem sonrasında ortaya çıkan olağanüstü duruma yönelik atılan adımların etkinlik derecesi ve yatırımcılara karşı görev bilinciyle ne ölçüde hareket edildiği irdelenecektir.

Sermaye Piyasalarının Temel Unsurları ve Önemi

Bir ülkenin sermaye piyasalarının işlerliği o ülkenin sermaye piyasalarında yatırım yapan yatırımcıların kendi aralarındaki eşitlik derecesiyle, doğru bilgiye ulaşım noktasında piyasadaki şeffaflıkla, ilgili piyasanın güvenilirliğiyle, adil ve rekabetçi bir piyasa olup olmamasıyla doğrudan ilişkilidir. Dolayısıyla belli dönemlerde ortaya çıkan, yatırımcılar arasında eşitlik, şeffaflık ve adalet ilkesini bozacak olağanüstü durumların ortaya çıkması halinde ilgili piyasa etkinliğini kaybeder, işlevsiz hale gelir. Zira eşitliğin veya şeffaflığın olmadığı, yatırımcıların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşamadığı veya ulaşma noktasında ciddi sorunlar yaşadığı bir piyasa ortamında piyasadaki kotasyonlar da etkin bir şekilde girilmeyecektir. Bu durum ise piyasa fiyatlamasının bozulmasına, gerçeği yansıtmayan fiyat hareketlerinin yaşanmasına hatta piyasada paniği tetikleyip satışları derinleştirecek derecede volatilitenin yükselmesine sebep olacaktır. Tüm bunlar o piyasanın etkinliğiyle ilgilidir. Zira yukarıda sayıp dökülen olumsuz özellikleri taşıyan bir sermaye piyasasında yabancı yatırımcıların varlığından söz edilemeyeceği gibi yerli yatırımcılar arasında dahi ilgili ülkenin sermaye piyasalarına karşı bir güvensizlik ortamı oluşacaktır. Neticede yatırımcı sayısı düşecek, piyasadaki hacim azalacak ve düşük miktarlı emirlerle yüksek günlük marjlara sahip son derece volatil bir piyasa ortamı oluşacaktır. Bir başka deyişle düşen piyasa hacmi piyasadaki spekülatörlerin ve manipülatörlerin etkinliğinin artmasına, düşük işlem hacimleriyle yüksek fiyat hareketlerinin oluşmasına sebebiyet verecektir. Bu ise piyasaya duyulan güvenin azalmasına ve para girişlerinin durmasına yol açacaktır.

Sermaye piyasalarının önemli özelliklerinden biri ekonomideki gerçek ve tüzel kişilerin birikimlerini değerlendirdiği veya fon talep ettiği bir mecra olmasıysa ötekisi kayıt dışı ekonomiyi azaltmasıdır. Bir ülkede kayıt dışı ekonominin azalması ekonomistler ve ekonomi yönetimi tarafından yapılan ekonomiye dair stratejik planların, öngörülerin, ekonomik verilerin doğruluğunun ve bu verilerin değerlendirilmesinin daha isabetli bir şekilde yapılmasını ve çok daha etkin bir ekonomi yönetiminin oluşmasını sağlayacak önemli faktörlerden biridir. Türkiye özelinde kayıt dışı ekonominin toplam ekonominin %30’unu oluşturduğu düşünülmektedir. Bu inanılmaz büyük bir orandır. Kayıt dışılığın bu denli yüksek olduğu bir ülkede ekonomik öngörülerin isabetli bir şekilde yapılması ve bu öngörülere dayalı stratejik planlamaların oluşturulması mümkün değildir. Zira kayıt dışılığın yüksek olması kurumlar tarafından ekonomiye dair açıklanan birçok verinin gerçeği yansıtmamasına sebep olacaktır. Bu dinamiklere sahip bir ekonominin ise sürdürülebilir bir şekilde kalkınması düşünülemez. Öyleyse, bir ülkede kayıt dışı ekonomiyi azaltacak ve ekonomide atıl duran servetin/kaynağın sisteme girişini sağlayacak her kanuni uygulamayı/önlemi hayata geçirmek elzemdir. Sermaye piyasaları ise bir ülkede kayıt dışılığın azalmasına yardımcı olacak en önemli araçtır. Hal böyleyken bir ülkenin sermaye piyasalarının etkin, rekabetçi, şeffaf ve adil olması bir seçenek değil bir zorunluluktur. Dolayısıyla Türkiye’de bu noktada sermaye piyasalarının gelişimine katkı sağlayacak her türlü önlem ve politika Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması açısından gereklilik arz etmektedir.

Büyük Felaketlerle Sermaye Piyasalarının İlişkisi

Borsalar kişilerin güven içerisinde, güçlü kurumların öncülüğünde bir araya geldiği ve fon transferinin gerçekleştiği, sermaye piyasası araçlarının işlem gördüğü piyasalardır. Dolayısıyla bir borsa kurumunun başlıca görevi yatırımcıların güvene dayalı bir biçimde ve eşit şartlarda işlem yaptığı etkin bir piyasanın oluşmasını sağlamaktır. Hal böyleyken bir ülkenin sermaye piyasalarının temel ilkeleriyle işleyişini sekteye uğratacak büyük afet veya savaş gibi olağanüstü olayların meydana geldiği dönemlerde söz konusu ülkenin borsasında yapılan işlemler belli bir süreliğine işleme kapatılabilir. Türkiye’de bu alanda kanun koyucular da bu gerçeği önceden öngörüp bununla ilgili mevzuatta önlem almışlardır. Buna göre BORSA İSTANBUL A.Ş. BORSACILIK FAALİYETLERİNE İLİŞKİN ESASLAR YÖNETMELİĞİ’nin 25. maddesine göre ilk etapta mevzuatın öngördüğü durumların varlığı halinde bir yatırım aracına dayalı işlemler Borsa Genel Müdürü tarafından 1 ayı geçmeyecek şekilde işlemlere kapatılabilir. 1 ayı geçen süreler için BİST Yönetim Kurulu Kararı gereklidir. Bu durumlar şunlardır:

“a) Yatırımcıların yatırım aracına ilişkin kararlarını etkileyecek önemde bilgiler olduğunun veya açıklama yapılacağının öğrenilmesi ve bu bilgilerden işlem yapma yetkisi verilenlerin ve yatırımcıların seans içinde haberdar edilmesinin gerekli görülmesi.

b) Bir yatırım aracı için sağlıklı bir piyasa teşekkül etmesini önleyecek şekilde anormal piyasa hareketlerinin oluşması veya işlemlerin sağlıklı bir şekilde yürütülmesini engelleyici maddi unsurların ortaya çıkması.

c) Yatırım aracının ihraççısının ya da fon kurucusunun daha önce aynı konuda uyarılmış olmasına rağmen, Borsa tarafından istenen bilgileri, belgeleri ve elektronik ortamda tutulanlar dâhil kayıtları vermemesi, zamanında veya istenen şekliyle vermemesi, incelemelere veya denetimlere müsaade etmemesi.”

25. Maddede aynı zamanda şöyle bir ifade de yer almaktadır:

“Yönetim Kurulu, işlem görmenin geçici olarak durdurulmasına ilişkin olarak piyasalar, pazarlar, platformlar ve sistemler bazında uygulama esaslarını belirlemeye yetkilidir. Söz konusu esaslar Kurul onayına sunulur.” (2)

Yukarıda verilen madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere BİST Genel Müdürü sermaye piyasası bazında işlemleri durdurmaya yetkilidir. Aynı mevzuatın 37. Maddesinde ise şu ifadelere yer verilmektedir:

“Borsa bünyesinde faaliyette bulunan piyasaların, pazarların, platformların ve sistemlerin şartlarından veya altyapıdan kaynaklanan ve işlemlerin düzenli, güvenilir bir şekilde gerçekleşmesini engelleyen veya engelleyebilecek unsurlar, gelişmeler ve beklenmedik olaylar gibi olağanüstü durumların ortaya çıkması hâlinde Genel Müdür, işlemlerin sürdürülmesi amacıyla ilgili piyasaların, pazarların, platformların ve sistemlerin emir, işlem ve işleyiş esaslarında, olağanüstü durum devam ettiği sürece, seansın açılış ve kapanış saatlerini değiştirmek, işlemleri durdurmak veya kısıtlamak, günlük fiyat değişim limitlerini değiştirmek gibi geçici değişiklikler yapmaya ve bu değişiklikleri uygulamaya yetkilidir.”

Hükümden de görüleceği üzere Genel Müdür olağanüstü durumların ortaya çıkması halinde seansın açılış kapanış saatlerinin değiştirilmesinden seans işlemlerini durdurmaya veya kısıtlamaya olağanüstü durumlar devam ettiği müddetçe piyasalar, pazarlar, platformlar bazında yetkilidir. 25. madde ise Genel Müdüre söz konusu yetkiyi sermaye piyasası araçları bazında vermektedir.

Olağanüstü durumların ortaya çıkması sonucunda borsaların kapatılması anormal veya alışılmadık bir durum değildir. Dünyanın birçok ülkesinde de geçmişte yaşanan terör olayları veya öngörülemeyecek büyüklükteki afetlerin ortaya çıkması durumunda olası maduriyetlerin ve sermaye piyasalarında sağlıksız fiyat oluşumunun önüne geçmek için borsalar kapatılmıştır. Örneğin 11 eylül olaylarında ABD’de NYSE ve NASDAQ işleme kapatılmıştı.(3)

İlgili maddelerden de görüleceği üzere borsada işlemlerin sermaye piyasası aracı bazında, piyasalar, pazarlar, platformlar ve sistemler bazında geçici olarak hatta mevzuatta öngörülen durumların oluşması halinde sürekli olarak durdurulması mümkündür. Durdurma esaslarından en önemlisi ise piyasanın etkin işleyişini bozacak önemli nitelikteki hadiselerin meydana gelmesidir. Bu noktada Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği de incelenmelidir. Türkiye’de meydana gelen büyük deprem pek çok sayıda ili ve nüfusun %15’ini etkilemiştir. Bu inanılmaz büyük bir orandır. 4 milyon borsa yatırımcısının olduğu bir ülkede depremden etkilenen bölgelerde yüz binlerce borsa yatırımcısının yaşadığını tahmin etmek zor olmayacaktır. Bu durumda enkaz altında kalan veya yakınları enkaz altında kalan yüz binlerce yatırımcı için borsada işlem yapmak veya piyasada doğru bilgiye ulaşmak için gayret sarfetmek muhtemelen o insanlar için yapılacaklar listesinin en sonunda yer almaktadır. Aynı zamanda İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşayıp yakınları deprem bölgelerinde zor koşullarda kalan insanlar için de aynı durum geçerlidir. Büyük deprem felaketinin ortaya çıkardığı bu zaruri durum piyasadaki eşitliği, rekabet ortamını ve adillik ilkesini bozarak piyasanın etkin işleyişine zarar verecek ve inanılmaz düşük işlem hacimleri ile büyük sermayeye sahip şirketlerin bile tabana yakın fiyatlardan işlem görmesine yol açacaktır. Yine aynı şekilde depremden doğrudan veya dolaylı etkilenen insanların kredili işlemleri veya VİOP’ta aldıkları long pozisyonlar bu insanların zaruri durumundan dolayı bir daha telafisi asla mümkün olmayan kayıplara uğramalarına yol açacaktır. Zira piyasada sürdürme teminatının altına düşen işlemler için Margin Call çağrıları yapılacak, teminatlarını başlangıç teminatına yükseltmesi istenilen ama aracı kurumların teminat tamamlama çağrısına uymayan enkaz altındaki veya bir yakını enkaz altındaki yatırımcılar için temerrüt işlemleri uygulanacaktır. Bu her şeyden önce Borsa İstanbul’un kendisine ait internet sitesinde yer alan misyon ve vizyon kısmında ifade edilen adillik ve eşitlik ilkesiyle ters düşmektedir. Piyasanın etkinliğini bozmakta, piyasadaki sağlıklı işleyişi ve sağlıklı fiyat oluşumunu temelden sekteye uğratmaktadır. Yatırımcılar arasında böyle büyük eşitsizliklere yol açacak bir olayın akabinde borsanın işlemlere açılması kabul edilemez bir uygulama olmasının yanı sıra ülkedeki sermaye piyasalarının işleyişinden sorumlu en kritik kurumlardan biri olan BİST A.Ş’nin de tanımlanan en temel görevini yerine getirmediğinin göstergesi durumundadır. Piyasanın işlemlere açıldığı gün alınan depo şartı gibi önlemler önemli olsa da hem oldukça yetersizdi (zira bomboş kademelerde ek alım satımlara gerek kalmaksızın hisse değerleri geri çekiliyordu) hem de bir sonraki gün piyasa işleyişindeki bu yazının konusunu oluşturmayan bazı teknik aksaklıklardan dolayı depo şartının kaldırılması T+2’yi beklemeksizin alım yapılan hisselerde aynı gün satışların yolunu açıyor, satışlar derinleşiyordu. Esasında depo şartının getirilmesi aynı gün planlı kredili işlemlerde bulunan yatırımcıların da ellerinde olmayan bir sebepten dolayı zarar görmesine sebep olmuştur. Tüm bunlara ek olarak zaruri durumlardan dolayı temerrüt işlemleri uygulanan yatırımcıların bir kısmının portföyünde yer alan varlıklar yatırımcı emrini beklemeksizin piyasadaki satım kotasyonlarına dahil oluyor bu da zaten alıcının olmadığı ve sağlıklı fiyat oluşumunun mümkün olmadığı bir piyasada düşüşlerin rasyonalite dışı bir şekilde derinleşmesine sebebiyet veriyordu. Tüm bunları en baştan öngörecek tecrübe ve mesleki birikime sahip olan Borsa yöneticilerinin piyasayı neden işleme açtığı ise deprem hadisesinin başından beri tartışılmaktadır. Gelen tepkiler üzerine depremin 3. gününde işlemler geçici olarak durdurulsa ve o günkü takaslar gerçekleşmemiş olsa da esasında bu yeterli değildir. Zira Salı günü da tabana yakın fiyatlardan kapanan borsada takas işlemleri T+2 kuralından dolayı çarşamba günü gerçekleşmemişti. Dolayısıyla salı günü yapılan işlemleri de iptal etmek mümkündü. Bu şu veya bu sebepten dolayı yapılmak istenmedi, neden yapılmak istenmediğinin sebebi bilinmiyor zira yetkililer bu konuda şimdiye kadar net hiçbir açıklama yapmadılar fakat yatırımcıların bu husustaki dava hakları saklıdır.

Borsanın işlemlere belli bir süre zarfını kapsayacak şekilde kapatılması ise piyasanın tekrar açıldığında düşmeyeceğini garantilemez. Konjonktür gereği oluşan hava sebebiyle satışlar bir süre daha devam edebilir. Bu gayet doğaldır. Yasal düzenlemelerin ana amacı piyasada eşitsizlik yaratacak durumların giderilmesi, bu gibi durumların varlığı halinde bu durumlara sebebiyet veren faktörler ortadan kalkana kadar piyasanın kapatılması suretiyle mağduriyetlerin oluşmasının önüne geçmektir. Bunun dışında bir yasal düzenlemenin veya yetkililerin kararlarının ana amacının piyasanın düşmesini önlemek olamaz. Türkiye sermaye piyasalarında serbest piyasa kuralları geçerlidir ve fiyatlar arz ve talebe göre belirlenir. Yasa ve yetkililerin temel amacı/görevi ise arz ve talebi yönlendirmek değil, yatırımcılar için arz ve talebin sağlıklı oluşacağı güvene dayalı bir piyasa ortamı hazırlamaktır.

Sonuç

Yukarıda gerekçeleriyle beraber kapsamlı bir şekilde ele alınan hadisenin temelinde inanılmaz büyüklükte bir depremin yarattığı yıkım ve kaos ortamında hisse senedi piyasasının açılmasının neden piyasanın temel ilkelerine ve hatta ilgili tebliğe aykırı olduğu anlatılmaktadır. Zira 16 Ağustos 1999 depreminde ilgili otoriteler depremin yaratacağı kaos ortamının sebep olacağı potansiyel sonuçları görmüş ve buna yönelik önlem alarak borsada işlemleri belli bir süreye kadar kapatmıştı. Zira bu yapılmak zorunda olunan bir uygulamadır aksi takdirde her şeyden önce sermaye piyasalarına olan güven zedelenmektedir, yatırım kuruluşları ve piyasadaki spekülatörler nezdinde haksız kazançlar ve kayıplar ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede piyasa bozucu eylemler tebliği incelenmelidir. Tebliğin 5. maddesinde yer alan durumlardan bir kısmı olgunlaşmıştır. Piyasada zaruri bir durumdan dolayı işlem yapması imkansız olan yatırımcılar savunmasız hale gelmişlerdir. Bu yatırımcıların zayıflıklarından yararlanıp gerçeğe aykırı fiyat hareketlerine sebep olarak yatırımcıların geri dönülemez zararlara uğramalarına yol açacak bir piyasa koşulu oluşmuştur.(4) Borsa İstanbul’un bir kurum olarak üzerine düşen vazife ise Türkiye piyasalarının işleyişini bozacak bu işlemlere yönelik önceden önlem alarak piyasada gerçekleşecek işlemleri depremin ilk gününden kapatmak olacaktı.

Son olarak önemli bir konuya değinmek faydalı olacaktır. Piyasalarda düşüşler de yükselişler de gayet normaldir ve doğal piyasa işleyişinin bir parçasıdır. Öngörülemeyen olağanüstü durumların ortaya çıkmadığı normal zamanlarda piyasaların ne kadar düştüğü veya yükseldiği kanunda öngörülen piyasa bozucu durumların ortaya çıkması durumları hariç olmak üzere bir önem arz etmemektedir, bu durumlarda herhangi bir kuruma karşı zarardan dolayı hak iddia edilmesi mümkün değildir. Yazıda vurgulanmak istenen ise yasal olarak öngörülen önemli nitelikte bir durumun ortaya çıkmasından dolayı haksız maduriyetlerin ve sağlıksız fiyat oluşumlarının önüne geçmek adına borsanın ilk günden işlemlere kapatılması gerekliliğidir. Olağan dönemlerde piyasadaki düşüşün bu yazıyla bir ilgisi olmadığı gibi düşüş ne kadar derin olursa olsun, piyasanın etkin işleyişine zarar verecek bir durumun varlığından söz edilemeyeceği bir durumda, piyasalardaki satışlar doğal piyasa işleyişinin bir parçasıdır.

Kaynakça:

  1. https://www.borsaistanbul.com/tr/search?vizyonumuz
  2. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=20150&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5
  3. https://www.investopedia.com/financial-edge/0911/how-september-11-affected-the-u.s.-stock-market.aspx
  4. https://www.mevzuat.gov.tr/File/GeneratePdf?mevzuatNo=19317&mevzuatTur=Teblig&mevzuatTertip=5

Bir yanıt yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin