Son Cümleyi Yazmanın Ağırlığı

Yazdığınız hikayenin sonuna geldiğinizde neler hissettiğinizi hiç düşündünüz mü? Bir hikayeye başlamak cesaret ister ama onu bitirebilmek insana olgunluk verir. Yazmaya başladığımız ilk cümleyle, bir yolculuğun kapısından adım atarız. Karakterler doğar, sahneler canlanır ve duygular kelimelere karışır. Tabii her yolculuk gibi, her hikâye de bir gün son bulur ve işte o an sandığımızdan çok daha derindir.

Bir hikayeyi bitirmek, yalnızca “SON” yazmak değildir. Bir dünyayı kapatmak ve ona veda etmektir. Yazarken bir karakterin sesine, düşüncelerine, acısına ve varlığına alışırız. Onu düşünür, onunla arkadaş oluruz ve son cümle geldiğinde artık ayrılık vakti gelmiş demektir. Aslında o sırada yalnızca bir karaktere değil, yazarken olduğumuz insana da veda ederiz çünkü her hikâyenin içinde biz de başka biri gibi yaşamaya devam ederiz.

Bir romanın son cümlesi, eserin kalbidir. Hikayenin okuyucunun aklında kalacak ruhunu taşır. Bazen her şeyin sonu olur, bazen ise orada bitmediğini anlatır. Yazarın okuyucuyla kurduğu son iletişim de burada belirlenir.

Kitabın sonunda çoğu yazar, farkında olmadan kendi içsel döngüsünü de tamamlar. Son cümleyle birlikte aylarca süren bir inşa, duygusal bir yoğunluk ve zihinsel bir bağ çözülür. Bu yüzden çoğu zaman yazarken değil, bitirirken yorgun hissederiz çünkü bu yazara ruhsal bir ağırlık ve hüzün verir.

Son, Bir Başlangıcın Eşiğidir

Elbette ki bir hikayeyi tamamlamak, yeni bir hikayeye yer açmak demektir.
Yazarlıkta bitişler, aslında birer hazırlıktır çünkü her “son” bir sonraki hikayeye giden yolu sessizce aralar. Bir yazarın çekmecesinde onlarca bitmiş ya da yarım kalan dosya vardır ama aslında hiçbir hikaye tam olarak bitmez. Karakterler bazen başka öykülere sızar, bir sahne başka bir romanın ilhamı olur. Hepsi zihnimizdeki zincirin birer parçasıdır. Bu parçalar hayal gücümüzü besler ve iç içe geçerek gün geçtikçe daha büyük bir hal alır.

Yazmak Her Zaman Sona Varmak Değildir

Tüm bunların yanında yazmak, mutlaka bir şeyleri bitirmek anlamına gelmez. Bu aynı zamanda iyileşme sürecinin başlangıcı, ruhunuzu dinlendirmenin en kolay yoludur. Bir önceki yazımda “Yazarak İyileşmek” başlığından uzunca söz etmiş; yazarak nasıl bir duygusal detox sürecine girip, hayatınıza yeni bir anlam katabileceğinizden bahsetmiştim.

Yazar Adaylarına Küçük Bir Hatırlatma

Bir hikayeyi bitirememenin nedeni çoğu zaman ilham eksikliği değil, bırakma ya da yargılanma korkusudur. Sonu erteleriz çünkü “Bitince elimde hiçbir şey kalmayacak.” hissi ağır gelir ama aslında doğru olan bunun tam tersidir. Bitirmek, kendine alan açmaktır. Bitirmek, yola devam ettiğinin kanıtıdır. O yüzden, bir hikayenin sonunu yazarken şunu hatırlamalısınız:

Noktalar suskunluğunuz değil, bir sonraki hikayelerinizin ilk nefesleridir.

Yazma cesaretini gösteren herkese sevgilerle…

Editör: Bihter Uluskan

Bir Cevap Yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin