Ben Gri’nin Künyesi:
Yayın Tarihi: 2022
Tür: Suç, Gizem, Gerilim
Oyuncular: Timuçin Esen, Ebru Özkan
Yönetmenler: Yağmur Taylan, Durul Taylan

Ben Gri Konusu ve Dizi İncelemesi:
Gezegendeki en tehlikeli canlı insandır. Türünün aklı olur olmaz şeylere, en başta kendi türüne ve diğer canlılara zarar vermeye, doğanın bir parçası değil efendisiymiş gibi davranmaya, gezegeni hurdaya çıkarmaya erebilir.
25 yüzyıl önce Aristoteles ve Platon’un sessizce mutabık kalıp yazıya döktüğü gibi, insan fabrika ayarlarında yıkım ve kaostan başka bir son getirmez. İnsanın, yasayla sınırlanarak istikrarlı bir toplumsal yaşamda yer alabilmek için bazı “mutlak” yetki ve ayrıcalıklarının bir kısmından vazgeçmesi gerekir. Bu tavizi vermezse kaybedecekleri vardır. Ancak gerçekten böyle mi olur? Adaleti hukukla bir ringe bırakıp neler olacak diye izlettiren tempolu bir dizi Ben Gri.
Ben Gri’yi izlerken adaletin öznelliği üzerine çok düşündüm ve her karakterin zor durumda kaldığı anlarda aklım aynı çelişkiye gitti. Zarar gördüğümde, bu eylemle ve sonuçlarıyla hiçbir ilgisi olmayan birine veya bir grup insana zarar vermek süslü bir intikam planı mı yoksa düpedüz narsisistik bir zorbalık mı karar veremedim. Gülen Yüz ilk bölümden itibaren stratejik ve taktiksel dehaya sahip bir manipülasyon ustası olarak aklımda böyle yer etti.
Ben Gri sekiz bölümlük dev bir film gibi. İlerleyen bölümlerde zamanda atlamalarla yerli yerine oturuyor. Herkesi parmağında oynatan gizli el ”Gülen Yüz” ve koşturan avukatın geri planında büyük bir intikam trajedisi izliyoruz. Ben Gri’nin zirve noktası hikayenin tamamen açıldığı ve Agatha Christie romanlarına yakışır biçimde kimsenin göründüğü gibi olmadığını anlatan 7. bölüm Timuçin Esen’in performansı ile o çaresizliği ve çöküşü yaşıyoruz. Bununla birlikte tek başına rahatlıkla, sezon finali yapabilecek bölümün ardından 8. bölüm alelacele konuyu kapatıyor ve Gülen Yüz ile tanışıyoruz.

Adaletin rolünü üstlenen ve biraz da Tanrıyı oynamaya meyilli bu karakter, 8 bölüm boyunca psikolojik şiddet öğelerini sonuna kadar kullanıyor. Hiçbir koyun gerçekten kendi bacağından asılmıyormuş dedirten olay örgüsünde karakterler bir Yunan trajedisinin ortasında gibiler. Gülen Yüz’ün emniyet müdüründen avukatına bir grup insanı “çaresiz piyonlar” olarak kullandığı bu dev prodüksiyon aslında çok riskli bir varsayıma dayanıyor. Kişisel bilgiler üzerinden tüm piyonların şantaja boyun eğmelerine… Her hamlede, alenen bir saldırının kurbanı olan ya da özel hayatıyla tehdit edilen karakterlerimizi yaşadıkları kötü tecrübe karşısında “ama zaten o da şöyle yapmış” tarzı bir kısasa kısas sınırına taşıyor. Ahlaki ve yasal olan arasındaki gri alanları “iyi” veya “kötüden” bağımsız insanı koruyan bir sisteme karşı ahlak sistemleri arasına bireyselliğin sıkıştırıldığı bir maç izliyoruz Ben Gri’de.







Bir Cevap Yazın