Eskitilmiş Yaz: “Uyursam Geçer Mi? bizim için kırılma noktasıydı”

Son dönemin popüler gruplarından olan “Eskitilmiş Yaz” röportajı ile karşınızdayız!

Şarkılarıyla bize aşk acısı, hüzün, yalnızlık gibi birçok duyguyu aynı anda hissettirmeyi başaran alternatif müzik grubu Eskitilmiş Yaz ile samimi bir röportaj gerçekleştirdik.

2018 yılında kurulan grubun vokalinde Sava Savaş, klavye-gitar ve vokalinde Barış Can Uç bulunuyor.

Şu aralar neler yapıyorsunuz? Müzik dışında kalan zamanınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sava: Yazı ile ilgileniyorum. Uzun zamandır yazmakta olduğum kurmaca bir roman var. O beni çok heyecanlandırıyor. Onun sonuna doğru yaklaştım. Hatta bitti bile diyebilirim. Ama yazmış olduğum romanı deftere yazmıştım. Onu dijital ortama aktarmaya başladığınızda eklemeler, çıkarmalar ikinci kez yazma halini alıyor. Yazı yer değiştirirken detaylar ile boğuşmak keyifli bir yorgunluğa yol açıyor. Şu aralar bununla ilgileniyorum. Bir yerde şöyle bir söze denk gelmiştim: “Yazarlık yazdığını tekrardan başka bir yere aktarmaktır”. Bu söze katılıyorum.

Barış: Ben de çok farklı bir şey yapmıyorum Sava gibi. Eskitilmiş Yaz dışında birkaç sanatçıyla işler yapıyorum şu aralar. Prodüktörlük işleri yapmaya başladım, onlara koşturuyorum. Eskitilmiş Yaz zaten çok ciddi vaktimi alıyor. Sava buranın daha duygusal tarafıyla ilgileniyor. Ben biraz daha işin teknik kısmıyla ilgileniyorum. O yüzden mesaim bir tık daha fazla oluyor. Kalan vaktimde de kendi başladığım işlerle ilgileniyorum. Bunlar dışında kişisel hayatımda eşimle oturup dizi izliyorum.

Aslında hem Sava hem de Barış Eskişehir’de üniversite öğrencileriymiş. Orada müzik ile uğraşan insan az olduğundan bir şekilde herkesle merhaba merhaba durumu oluyormuş. Tanıştıklarında ikisi de farklı gruplar içindeymiş. Daha sonra kendi gruplarıyla yolları ayrılınca ikisinin yolları kesişmiş. Aralarındaki bağ, iş arkadaşlığı olarak başlayıp normal bir arkadaşlığa dönüşmüş.😊

Günlük hayatta birbirinizle iyi anlaşıyor musunuz? Aranızdaki bağ nasıl?

Sava: Artık olaylara nasıl tepki vereceğini o kadar ezbere biliyorum ki, bu durumu oldukça kolaylaştırdı. Aynı durum Barış’ta da var. Aramızdaki bağ güzel.

Barış: Aramızdaki bağ bir ilişki gibi. İş arkadaşlığı bir noktadan sonra bağ oluyor. Sanki sevgilinmiş gibi karşındakini anlamaya başlıyorsun.

Birbirinize taktığınız lakaplar var mı?

Sava: Sıkıcıyız biz sanırım!🙂 Biz anlara, durumlara daha çok gülüyoruz. İkimizin de çok hakim olduğu film veya diziler varsa yaşadığımız gerçek hayattaki bir olayı izlediğimiz dizilerdeki filmlerdeki bir ana benzetmede bulunmak bu bizi çok güldürüyor.

Barış: Hayır, birbirimize taktığımız lakaplar yok. Biz çok ciddi insanlarız sanırım. Biz oturup çok şakalaşan tipler değiliz. Tabii ki güleriz ama şaka boyutu çok yok.

Müzisyen olmak küçüklükten beri hayalini kurduğunuz bir şey miydi? Tam olarak hangi anda bu mesleği yapmaya karar verdiniz?

Sava: Benim hayalimdi. Geriye dönük hatırladığım ilk anı ilkokul 1.sınıfta tahtaya kalkıp şarkı söylediğimi hatırlamam😊 Eve gelip bunlardan bahsetmek ve evde daha da ve oldukça fazla şarkılar söyleyerek kardeşimi rahatsız etmek (gülüyor)… Radyoda, televizyonda duyduğum şarkıları tekrarlamak, daha sonraları 13 – 14 yaşlarında kısa şarkılar yapmak, o şarkıları şimdi tebessüm ile hatırlıyorum. Ardından gitar çalmayı öğrenmek ve tek taraflı aşkların işin içine girmesiyle süreç kendi bestelerimi yapmaya evrildi.Daha sonra 17 yaşındayken söz ve müziği bana ait olan Geceler Şimdi’yi yaptım.

Barış: Evet, benim de küçüklüğümden beri hayalimdi. Benim babamın bağlaması vardı. Ben donup onu izlerdim. 8-9 yaşımda bağlama çalmayı denedim. Babam “senden olur” dedi. Beni gitar kursuna gönderdiler. Hocalarım yetenekli ve kulağım olduğunu söylerlerdi. Sonra üzerine çok çalıştım tabii. Ama çok küçükken müzik ile uğraşacağımı biliyordum.

Eskitilmiş Yaz: “Uyursam Geçer Mi? bizim için kırılma noktasıydı”
Sizin için kırılma noktası neydi? Hangi noktada net bir şekilde “Ben müzisyen olacağım!” dediniz?

Sava: Geceler Şimdi’yi paylaştığımızda bu kadar geri dönüş olacağını tahmin etmiyordum.Sayfayı yeniledikçe gördüğün artan sayılar heyecan uyandırıyor. İkinci kırılma noktası Uyursam Geçer Mi? oldu.

Barış: Uyusam Geçer Mi? Benim için çok büyük bir şoktu. Tahmin etmiyordum böyle bir şey olacağını. Uyursam Geçer Mi? kırılım noktası çünkü ben bu işi seviyordum, şu an insanlar da benim yaptığım işi seviyor, ben de devam edebilirim hissi edindim. Bu müthiş bir histi.

Özellikle Uyursam Geçer mi? isimli şarkınız çok tuttu. Sizce bunun sebebi ne? İnsanlar özellikle bu şarkıyı neden sevmiş olabilir?

Sava: Birden fazla tezimiz var. İlk tezimiz şarkının ismi. Şarkının isminin dinleyiciyi aldığını düşünüyoruz. Kapsayıcı bir isim. Uyursam Geçer Mi? ismini gündelik hayatta tekrarlamanız için birçok sebebiniz olabilir. Hastalık, aşk acısı, yakın kaybı olabilir. Birçok konuyu kapsadığından dolayı bir hite dönüştüğünü düşünüyorum.

Barış: Doğru bir zamanda çıktı. Şanslıydık da. Bu işin içerisinde biraz şans faktörü de var. Bazı şarkıların kendi şansı da oluyor. Bu şarkı öyle bir şarkı. Uyursam Geçer Mi? deki en büyük başarılardan biri; biz o şarkıyı yaparken hiçbir kaygı gütmüyorduk. Çok beklentisiz ve doğal bir şekilde çıktı. Şu an bu şekilde hissetmemiz zor. Yaptığın her şarkıdan bir şey bekliyorsun.

Şarkının yapım aşamasından bahsedebilir misiniz? Sözleri nasıl yazdınız?

Sava: Farklı şehirlerdeydik. Barış Eskişehir’de melodiyi yapıyordu, arada demoları gönderiyordu. Ben de Erikli’de söz yazıyordum. Ve daha sonra melodi ve sözlerin buluşması, birbirine uyum sağlama ve son ana geliş olarak özetleyebiliriz.

Barış: Çok yorulmuştuk. Çok doğal bir anda Sava’dan Uyursam Geçer Mi lafının çıkmasıyla bende bir şey uyandırdı, bundan bir şey yapmalıyız dedim. Beste ve melodiyi bulma anı çoközel bir an değildi.

Hikayesinden kısaca bahsedelim.

Biz cover müzik ile uğraşan barlardançıkma bir beste grubuyuz. Bizim para kaynağımız canlı müzikti. Biz bu kültürdeyken Uyursam Geçer Mi?’yi yaptık. Uyursam Geçer Mi?’yi yaptık ancak süreç ve ne kadar bütçe ayırmamız gerektiği hakkında bir bilgimiz yoktu. O zaman hep birlikte paralarımızı birleştirerek şarkımızın kaydını gerçekleştirdik. O an için çok zorlandığımız fakat şu an çok gururlandığımız bir anı.

Mutlaka ilham aldığınız Türk veya yabancı sanatçılar vardır. Bunlar kimlerdir?

Sava: Türk olarak Mabel Matiz bana ilham veriyor. Şarkılarının yaratım sürecinde klibiyle, kapağıyla, kostümüyle bir evren yarattığını düşünüyorum. Söz yazarken de zaman zaman uğradığım Call Me by Your Name filminin soundtrackini yapan Sufjan Stevens… O kadar dingin bir müziği var ki bana iyi geliyor.

Barış: Çok isim var bana göre. Mabel tabi çok iyi. Süreç içerisinde ilham aldığım kişilerdeğişiyor.Balthazar çok enteresan geliyor. Türk söylemem gerekirse Dolu Kadehi Ters Tut’u çok başarılı buluyorum, bence çok iyiler. Şarkılarını da çok beğeniyorum. Ayrıca Büyük Ev Abluka’yı da çok seviyorum.

Türkiye sınırları içinde düet yapmayı istediğiniz birileri var mı? Yakın zamanda böyle bir planınız var mı?

Gökseli çok seviyoruz, hayranıyız. En çok onunla düet yapmak istiyoruz. Kendisine buradan da sevgilerimizi iletiyoruz.


Bunun dışında yakın zamanda düet planımız yok. Eğer olacaksa da Eylül, Ekim gibi olabilir. Yeni sayılabilecek bir grup için 4 düetimiz var ve bu iyi bir sayı. Bu şarkılarımız hala çok dinleniyor. Batuhan Kordel ve Sufle ile en son düet yaptık. Hepsi çok keyifliydi. Bizi okuyanlar onları dinleyebilir.

En son 2021 yılında bir albüm yayınladığınızı görüyoruz. Yakında var mı albüm planı? Yoksa bir süre daha single çıkararak mı ilerlemeyi düşünüyorsunuz?

Şu anda yeni EP’mizin heyecanını yaşıyoruz. Albüm de gelecek elbet! Çok titizlenerek yaklaştığımız bir konu. O da ayrı bir heyecan konumuz. Zamanı geldiğinde.

Müzik üretim süreciniz tam olarak nasıl oluyor? Örneğin Sava ve Barış sözleri yazıyor ve sonra bunun altına ritimler mi yazılıyor yoksa tersi mi? Nasıl bir stratejiyle ilerliyorsunuz genelde?

Bu sorunun tek bir denklemi ve cevabı yok. Bazen bir melodi geliyor ve onun üzerine söz yazıyorsunuz. Bazen eline gitarı aldığında söz ve müzik aynı anda geliyor. Bazen de ‘’Uyursam Geçer Mi?’’ de olduğu gibi bir söz, bir laf ardından kendi melodisini getiriyor.

Sahneye çıkmadan önce yaptığınız bir ritüeliniz var mı?

Sava: Çok var. Biz o ritüelli grubuz!!! Bir örnek vermek gerekirse sahne öncesinde Barış ile bir sarılma olayımız var. Bunu yapınca iyi hissediyoruz. Ekip olarak da yaptığımız hukuk nidamız var. 1-2-3 Hukuk diyoruz.

– Bu sırada Hukuk’un anlamını soruyoruz kendilerine –

Barış: Bir sonraki röportaja kalsın hukuk’un anlamı. Gizem olsun. Yorumlarda tahmin edelim.

Son olarak Think&Glow okuyucularına ve hayranlarınıza özel ne söylemek istersiniz?

Bu sene umarım çok güzel bir sene olacak. Umutlarımızı yitirmemeliyiz. Böyle güzel dergileri, blogları takip etmeliyiz. Böyle güzel şeylerin ülkesi olmalıyız. Sizlere de teşekkür ediyoruz. Çok güzel yerlere gelmenizi diliyoruz.

Sizin gruptan en sevdiğiniz parça hangisi? Biz Uyursam Geçer mi? ve Deliyim’den yana oyumuzu kullanıyoruz. ✌️😎

Hukuk 1-2-3 için de tahminlerinizi yorumlarda bekliyoruz👇🏼

Bir Cevap Yazın

Bizleri takip etmeyi unutma!

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin