• Kavgaz Çantacı
  • Kavgaz Çantacı
Türü: Roman
Yazar: Algan Sezginturedi , Mesut Demirbilek
Yayınevi: April Kitabevi
Yayın Yılı: 2022-2023

Aylardır doktora yeterlilik sınavı için teorik ve tarih odaklı kaynaklara gömülmüştüm. Sınavı geride bırakınca uzun bir süre hiçbir şey okumam derken 3-4 gün içerisinde malum mağazalardan birinde yeni çıkan Türkçe polisiyeleri süzerken buldum kendimi. Böylece Kavgaz Çantacı ile bir süre ara verdiğim haftanın kitabı yazılarına dönüş yapma zamanım gelmiş dedim. Kavgaz bir roman serisi ve aslında başkahraman Mutlu’nun soyadı -ne anlama geldiğini bulmayı okurlara bırakıyorum- ve şimdiye dek Çantacı ve Pilot olmak üzere yalnızca iki hikayesiyle tanıştık. Devamının geleceğini tahmin ediyorum.

Mutlu Kavgaz ve Çantacı

Tecrübeli ve depresif polisler olarak Ahmet Ümit’in Nevzat’ı ve Emrah Serbes’in Behzat Ç.’si’ni yıllardır okuyan ve yaşadıkları yası kanıksamış biri olarak acemi polis Mutlu’yu tanıyınca, mizacı ve meslek seçimi arasındaki uçurum bana hem “eyvah” dedirtmiş hem de merak uyandırmıştı. Hikayenin 1987’de geçmesi ve bugün saniyelere düşen bazı imkanların elde olmaması bu “sinematik evreni” daha da çekici hale getirdiğinden her karakteri -kesik elin sahibi dahil- Mutlu’yla birlikte sabırla tanımaya başlıyor Kavgaz okuru.

Kitapta bürokratik durumların üzerinde detaylı bir şekilde durulmasını ilk başta çok garipsemiştim. Yazarlardan birinin emekli bir emniyet mensubu olduğunu okuyunca ancak Mutlu’nun prosedürel hayatı yerli yerine oturdu. Biraz da burada diğer polisiyelerden ayrılıyor Kavgaz, özellikle mafyatik diyaloglardan ve İstanbul semtlerinde bol deparlı koşuşturmalı polisiye klişelerinden. Aksiyonun yerinde akıl duruyor ve her adım, insanın gerçekten binbir türlü hali var dedirtecek kadar gerçekçi.

Mutlu, hikayenin bambaşka bir yönünü anlatıyor; meslekte acemi olmanın genç bir insanın gözünde ayrı bir “polisiye” sayıldığını… Mesleğin duayenleri ve Mutlu’nun karşı karşıya geldiği her an bu nedenle merak uyandırıyor. Sabri Ateş’in çorap testi gibi.

Kavgaz vs. Pilot

Polisiyenin psikoloji yönünü toy bir polisin gözünden böyle anlatabilen bir kitapla tanışınca devamını getirmek de şart olmuştu. (Bu yaz polisiyeden umutluyum) Kitap mağazalarından değil internetten bulabildiğim 2023’de yayınlanmış Pilot’u daha kargo poşeti soğumadan hevesle okumaya başladım. Bu kez Mutlu’yu deyim yerindeyse “pişirecek”, aynı şehirdeki başka dünyalar işin içine girdi.

Mutlunun prestijinin arttığı, Çantacı’dan 1 yıl sonrasına gittim Pilot ile. Bu kez maktülün vücut bütünlüğü korunmuştu, ancak işin içine diplomatik hassasiyetlerin girdiği bir cinayet içinde debeleniyordu Mutlu. “Hikaye, dokunduğu dünyanın jargonunu, Mutlu’nun toyluğu üzerinden anlatmaya fazla mı gömülmüş Pilot’ta acaba?” derken 100. sayfaya geldiğimde “diğer ihtimalleri de düşün artık be adam” diye söylenmeye başlamıştım. Pilot ton ve akış olarak Çantacı’dan daha yavaş aktı. Mutlu’nun dünyayı ve kendini tanıması ön plana çıkmış, olaylar biraz daha arka plana bırakılmıştı. Ya da tam olarak cinayete bakan Mutlu olduğu için böyle bu hikaye diye diye kitabın sonuna geldim ve taşlar yerine oturdu. Pilotun sonundaki Mutlu, Çantacının ilk sayfasındaki Mutlu’dan sanki yüzyıllarca uzaktaydı.

Çantacı ve Pilot’u 8 bölümlük bir malum platform dizisi tadında arka arkaya okumanızı öneriyorum.

Bir sonraki incelememde görüşmek üzere.

Bir Cevap Yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin