
Televizyonla ilişkim hiçbir zaman iyi olmadı. Hem süre hem içerik nedeniyle en fazla misafir olarak bulunduğum sosyal ortam içerisinde tahammül ettim diyebilirim. Uzun süredir izlemediğim için, bir orta metraj uzunluğundaki reklam kuşağından da eşit ölçüde hoşlanmadığımı söyleyebilirim. Bu nedenle her uygulamada aradan bangır bangır çıkan reklamları premium tarzı üyeliklerle savuşturma yoluna gittim.
Bir dönem çok sevdiğim ancak asla denemediğim buz pateniyle ilgili bir yarışma yayınlandığında çok heyecanlanmıştım. O da buz pateni profesyonellerini izlemedikçe anlamsız bir uğraş olduğuna ikna olmuştum ki beraberliğimiz kısa sürdü. YouTube ile uzunca süre, kablosuz internet marifetiyle müzik dinleme üzerinden sınırlı bir ilişkim oldu. Ancak son dört yılda bu da tamamen değişti. Yeni televizyonum YouTube, yeni walkman’im ise podcast’lere dönüştü desem, hoş bir 90’lar nostaljisi olacak.
Ne Dinlesem?

Bir podcast, bir kitap ve bir video programı, yeni yılın ilk günlerindeki “yeni içerik” arayışıma hızlı bir yanıt verdi. Öyle ki odaklanarak çalışmamı gerektirmeyen hemen her günlük aktiviteye podcast ya da videodan dinlediğim ses içeriği eşlik eder oldu. Bazen arka arkaya bölümlerini indirip metroda dinlemeye başladığım nur topu gibi bir rutindi artık. Ocak ayında en çok dinlediğim, Mirgün Cabas ve Can Kozanoğlu’nun ev sahipliğinde Spotify’da yayınlanan Nereden Başlasam? Ortalama kırk dakikalık, akıcı ve bilgi yoğunluğu yüksek bir içerik. Bölümlerde kuantumdan Türk popuna kadar aklınıza gelebilecek ve gelmeyecek her konuda, işin uzmanlarından kendi alanlarına ilişkin kapsamlı bir tanıtım dinliyor ve tavsiye ettikleri kaynakları öğreniyoruz. Sayfalarca not aldım, herkese tavsiye ediyorum.
Ne İzlesem?

Görsellik için kesinlikle geniş bir ekranda FluTV’nin Yolgezer serisini öneriyorum. Asla yapmayacağımı düşündüğüm bir seyahat şeklini evimin salonuna getiren inanılmaz bir seri Yolgezer. Tam olarak, motosikletle dünyayı gezen bir görüntü yönetmeninin maceralarını aktarıyor. İnanılmaz heyecan verici; bazı sahnelerde doğrulup oturarak videoyu durdurduğumu hatırlıyorum. Deneyeceğim ekstrem sporlar içerisinde dağcılığı elememde samimi bir etkisi oldu diyebilirim. Yolgezer’in yeni rotası, İran’dan Hindistan’a uzanan 13 ülkeden oluşuyor. Şimdiye dek bu yolculuğun iki bölümü yayınlandı. Ancak sezon tamamlanana kadar, geçen yıl Ağrı Dağı’na tırmandığı bölümleri de izleyin derim.
Ne Okusam?
Dinlemekten hafif bir baş ağrısı ve dalgınlık ortaya çıktığında “Ben en iyisi okumaya döneyim,” dediğim noktada koltuğumun yan tarafında üniversite kütüphanesinden ödünç alınan bir kitap kulesi duruyor. Ağırlıklı olarak tezime yönelik ek kaynaklardan oluşuyor; bu nedenle nadiren kurgu okuyabiliyorum. Ancak Sahra 1911’i bir çırpıda okudum ve hem dönemi hem seçtiği coğrafyayı çok sevdim. 2019’da Fas’ta ziyaret ettiğim için, hem güzelliğini hem zorluklarını tecrübe ettiğim çölü bu kez Kuzey Afrika’nın sahil şeridinde, İtalya’ya karşı bir savaşın ortasında, Osmanlı’nın Balkan Savaşı arifesinde buldum.

Başkahraman Sefer Bey, Osmanlı’da yetişmiş bir Çerkes beyi ve aile hikâyesi başlı başına ayrı bir kitap konusu olabilecek nitelikte. Ağabeyiyle ilgili kısımlar özellikle çok etkileyici. Tavsiye edilir. Remzi Kitabevi tarafından 2017 yılında yayınlanan bu kısa ancak sürükleyici roman, Botter Apartmanı’nı kaleme alan Ayşe Övür’ün ilk romanı.







Bir Cevap Yazın