Golem Etkisi

Olumsuz beklentilerin olumsuz davranışlara sebep olacağı, dolayısıyla olumsuz sonuçlar doğuracağı teorisidir. Ancak önce Golem kavramının çıkışından bahsetmemiz gerekmektedir. Golem kavramı aslında bir Yahudi efsanesinde yer alan karakter olarak karşımıza çıkmaktadır. Golem karakteri Prag’da yaşayan Yahudilerin kan iftiraları sebebiyle zulüm görmeleri üzerine ortaya çıkmıştır.

Olumsuz Beklentilerin Yaşamınızı Etkilemesi: Golem Etkisi

Weiner’in belirttiği üzere, Haham Judah Löew ben Bezalel ve iki öğrencisi kilden bir figür yapmışlardır ve alnına “hakikat” anlamına gelen “emet” kelimesini yazmışlardır. Böylece Golem Prag Yahudileri’ni koruyarak hem Tanrı’ya hem zulüm gören Yahudi halkına hizmet etmiştir. (Weiner, 2011: s. 53). Golem’i Şabat günlerinde durdurmak için ise t harfini silmiştir yani ölüm anlamına gelen “met” kelimesi kalmıştır. Ancak bir gün Haham’ın t harfini silmeyi unutması ile yıkıma sebep olan Golem, sonradan parçalanmıştır ve parçaları saklanmıştır. Bu noktada Golem’in aslında koruyucu ancak dış bir fikrin iradesi ile işlev gördüğünü söylemek mümkündür. Genel olarak; Golem Etkisi, olumsuz algı ile sonuçların olumsuz etkilenmesi olarak özetlenebilmektedir.

Olumsuz Beklentilerin Yaşamınızı Etkilemesi: Golem Etkisi

Golem Etkisi’nin psikolojideki karşılığını açıklamak üzere bu etkinin karşılığı olarak görülen Pygmalion Etkisi’ni de incelemek gerekmektedir. Söz konusu etkinin kökünde “kendini gerçekleştiren kehanet” fikri bulunmaktadır ve Pygmalion karakterinin hikayesinden ortaya çıkmıştır. Pygmalion hikayesi ise şu şekildedir, Kıbrıslı bir heykeltıraş olan Pygmalion gördüğü kadınlardan uzak bir karakter olarak ideal kadını kendi bir heykel olarak yapmaya karar verir. Kendi yaptığı heykele aşık olan Pygmalion, Afrodit (Aphrodite)’e dua eder ve bu heykelini canlandırmasını diler. Duasının kabul olması ile Pygmalion hayallerindeki kadına yani Galatea’ya kavuşur ve Paphos diye bir oğulları olur. Böylece kendini gerçekleştiren kehanetin ardındaki felsefenin temelini oluşturmuştur. Balcı, kendini gerçekleştiren kehanete karşılık olarak “ne ekerseniz onu biçersiniz” söyleyişini örnek olarak sunmuştur. (Balcı, 2018: s. 508).

Olumsuz Beklentilerin Yaşamınızı Etkilemesi: Golem Etkisi

Pygmalion Etkisi

Bu mit temel alarak Sosyolog Robert King Merton tarafından 1948 yılında ortaya atılmıştır. Psikoloji ve yönetim alanlarında önem sahibi bir teori olan Pygmalion Etkisi, olumlu beklentilerin olumlu sonuçlar doğuracağı inancıdır. Olumlu beklentilerin, olumlu sonuçlara ulaştıracağını ve olumlu sonuçların olumlu inanmayı haklı çıkararak kendini gerçekleştirdiğini öne sürmektedir. Böylece söz konusu algı kendi kendini yinelemektedir ve bireyin davranışlarını dolaylı yoldan etkilemektedir. Söz konusu beklentiler kişinin gündelik yaşamını veya uzun vadeli planlarına dair olan motivasyonunu da etkilemektedir. Nitekim beklentiler motivasyonu yönlendirdikleri için, bir sonuca dair adımları da etkilemiş bulunurlar. Bu bağlamda beklentilerin olumlu veya olumsuz yönde olması davranışlara yansıyarak başarıyı etkileyen faktörler arasında yer alır. Beklentiler ve davranışların paralel yönde ilerleyerek ortak bir sonuca ulaşması olarak da özetlenebilmektedir. Yeni yıl adına alınan yaşam geliştirici kararlar, ders çalışma panoları, kişisel gelişim listeleri olumlu etkilere örnek beklentilerin pratikleridir.

Başka bir deyişle, Balcı’nın belirttiği gibi, “Mikro seviyede oluşturulacak pozitif beklentiler, makro seviyede pozitif davranışlara dönüşme potansiyeline sahiptir.” (Balcı, 2018: 508). Bu noktadan Pygmalion Etkisi’nin karşılığı olarak kabul edilen Golem Etkisi’de olumsuz beklentilerin olumsuz davranışlar doğuracağı, dolayısıyla olumsuz sonuçlara ulaşılacağını işaret etmektedir. Olumsuz beklentiler de aynı şekilde kişinin motivasyonunu kırarak performansını kötü etkiler.

Kendini yetersiz gören bireylerin kendilerine karşı daha düşük olan beklentileri potansiyellerini de düşürecektir. Kişi kendinin başarılı olmasını etkileyecek özelliklerinin de arka planda kalmasına sebep olabilmektedir. Başarısızlık beklentileri başarılarının önünü keserek aynı zamanda beklentilerini haklı çıkarmış olacaktır. Yine kendini gerçekleştiren kehanet ortaya çıkmaktadır. Bu noktada sağlam bir özgüven geliştirilmiş olması oldukça önemlidir. Bireyin kendine olan algısı özgüven noktasında merkez rolü görürken, çevresinin bireyi değerlendirme biçimi ve algısı da Pygmalion Etkisi’nde olduğu gibi rol almaktadır. Çevresinden daha çok destek gören bireyler, kendi başarılarına olan motivasyonları konusunda dış etmenlerden olumlu etkilenmektedirler. Destek göremeyen bireyler ise kendi potansiyellerini küçümseyebilmektedirler ve bu durum motivasyon kırıcı bir özellik kazanmaktadır. Sabırsız, empati yoksunu ve anlayışsız bireylerin Golem etkisine katkı sağladığını söylemek mümkündür.

Olumsuz Beklentilerin Yaşamınızı Etkilemesi: Golem Etkisi

Davranışlara bir yansıması bağlamında örnek vermek gerekirse bir yöneticinin düşük performans beklediği çalışanına gerekli destek ve yönlendirmede bulunmaması ve dolayısıyla başarıyı görene kadar ilgisiz kalması veya başarısına kayıtsız kalarak istisnai bir durum olarak değerlendirmesi verilebilmektedir. Dolayısıyla ödüllendirilmemiş başarı da tekrar aynı performansın gösterilmesinde motivasyonu kıran bir role sahiptir. Olumlu beklentiler gibi, olumsuz beklentiler de davranışlara ve dolayısıyla bireylerin birbiri ile veya kendileri ile olan ilişkilerine yansımaktadır. Bir iş yeri yöneticisinin çalışanından beklediği başarıyı görmesi halinde ödüllendirmesi dolayısıyla çalışanın özgüvenine ve kendine olan inancına katkı sunması demektir.

Rosenthal ve Jacobson’ın 1966’da yaptığı bir çalışma çevresel faktör olarak kabul edilen insanların beklentilerinin etkisi üzerine bir araştırma olarak belirleyicidir. Rosenthal ve Jacobson’ın yaptığı çalışmada 18 farklı sınıfta bulunan öğrencilerin arasından %20’sine denk gelen rastgele seçilmiş öğrencilerin “alışılmadık performanslar” gösterdikleri sınıfın öğretmenlerine belirtilmiştir ve nitekim sekiz ay sonra söz konusu öğrencilerin daha yüksek performans gösterdikleri ortaya çıkmıştır. (Rosenthal ve Jacobson, 1966: 115). Golem Etkisi’ni birçok biçimde sanat alanında da felsefi bir temel olarak görmek mümkündür. Mary Shelley’nin Frankenstein’ı, Marvel Evreni’nin Jack Kirby ve Stan Lee imzalı Hulk’u, George Bernard Shaw’ın müzikalinden uyarlanan ve Audrey Hepburn’ün de yer aldığı My Fair Lady filmi, merkezinde Golem fikrini barındırdığına inanılan çalışmaların birkaçıdır.

Kaynakça:

  1. Balcı, O. (2018). “Kendini Gerçekleştiren Kehanet Kavramını Anlamak”, Sosyal Bilimler Dergisi, 5(30), s. 500-510.
  2. Rosenthal, R. ve Jacobson, L. (1966). “Teachers’ Expentancies: Determinants of Pupils’ IQ Gains”, Psychological Reports, (19), s. 115-118.
  3. Weiner, R. G. (2011). “Marvel Comics and the Golem Legend”, An Indisciplinary Journal of Jewish Studies, 29(2), s. 50-72.

Bir Cevap Yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin