PKOS Nedir?

Polikistik over sendromu (PKOS), üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen endokrin sistem bozukluğudur. ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) kriterlerine göre kadınlarda %6 ile %10 arasında ve daha geniş Rotterdam kriterleri uygulandığında %15’e kadar çıkan bir endokrin hastalıktır. Hastalığın asıl nedeni bilinmemekle birlikte çevresel ve genetik faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıkmış bir metabolik bozukluk olarak değerlendirilebilir. Metabolik sendromun klinik özellikleri olan abdominal obezite, insülin direnci, dislipidemi, hipertansiyon, diabetes mellitus ve kardiyovasküler hastalıklar PKOS olgularında da sıklıkla görülmektedir. Yüksek androjen salınımı ve anormal insülin aktivasyonu PKOS’a zemin hazırlarken, hastaların %70’inde aşırı kıllanma (hirsutizm) ve adet düzensizliği görülmektedir.

Vücut Ağırlık Kaybı

PKOS’lu kadınlarda Android tip obezite sıklıkla görülmektedir. Hastalık tanısı konulan fakat zayıf olan kadınlar da dahi %70 oranında android yağ dağılımı vardır. Yüksek yağ miktarı infertiliteyi (kısırlık), düşükleri ve zorlu doğurganlık dönemlerini tetiklemektedir. Bundan dolayı tedavideki temel amaç vücut ağırlık kaybının sağlanması ve uzun vadede ideal ağırlığın korunmasıdır. PKOS’ta androjen hormonlar ve iştahın artmasına bağlı olarak vücut ağırlık kaybı ya da korunması zorlaşmaktadır. Kilo verme hızı insülin direncine bağlı olarak sağlıklı bireylere göre daha yavaş olabilir. Bu nedenle sabırlı davranılmalı, diyet tedavisi, düzenli fiziksel aktivite ve davranış değişiklikleri birlikte yürütülmelidir.

Polikistik Over Sendromunda Beslenme

Beslenme

PKOS’ta medikal tedavinin yanında beslenme tedavisinin yapılması büyük önem taşır. Beslenme tedavisi ile birlikte vücut ağırlık kaybı, kan glukozunun azalması, insülin direncinin azaltılması ve androjen hormon düzeylerinin dengelenmesi hedeflenmektedir. Kan glukoz dengesinin sağlanabilmesi için düzenli beslenilmeli, öğünler atlanmamalıdır. Genel beslenme tedavisi yaklaşımı düşük glisemik indeksli, düşük karbonhidratlı, liften zengin bir diyettir.

Karbonhidratlar

Karbonhidratların türü ve miktarı kan glukozunu ve insülin yanıtını etkilemektedir. Besinlerin glisemik indekslerinin düşük olması, insülin direncinin azaltılmasında dolayısıyla tokluk hissinin oluşması ve acıkmanın gecikmesinde önemli rol oynamaktadır. Marsh ve arkadaşları tarafından yapılan bir çalışmada obez olan PKOS’lu kadınlarda geleneksel sağlıklı beslenme modeli ve düşük glisemik indeksli diyet etkileri karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucunda düşük glisemik indeksli diyetle zayıflayan kadınların menstrüasyon düzeninde iyileşme olduğu belirlenmiştir. Beslenmede kompleks karbonhidratlar tüketilmeli, şekerli ya da işlenmiş karbonhidrat kaynaklarından (gazlı içecekler, hazır meyve suları, pastane ürünleri) uzak durulmalıdır. Tam tahıllar, kuru baklagiller, sebze/meyveler gibi lif içeriği yüksek besinler tercih edilmelidir.

Polikistik Over Sendromunda Beslenme

Proteinler

Diyette protein oranının yüksek olması insülin duyarlılığını arttırır, üreme ve endokrin işlevlerin düzelmesini sağlar. Sorensen ve arkadaşlarının PKOS’lu kadınlarla yaptığı bir çalışmada bir gruba yüksek proteinli diyet verilirken diğer gruba standart proteinli diyet verilmiştir. Yüksek proteinli diyet verilen grupta daha fazla kilo ve yağ kaybının olduğu, bel çevresinde ve kan glukozunda azalma olduğu belirlenmiştir.

Yağlar

Diyetin toplam enerjisinin %25-30’unu yağlar oluşturmalıdır ve bu yağ oranının %10’undan azı doymuş yağlar (margarin, tereyağ, kümes hayvanlarının derileri, sakatatlar, kırmızı etler) olmalıdır. Çoklu doymamış yağ asitleri insülin direncini azaltır, böylelikle kontrolsüz insülin salınımı engellenmiş olur. Aynı zamanda trans yağ asitlerinin fazla tüketimi durumunda infertilite (kısırlık) riski arttığından trans yağ alımından da kaçınılmalıdır. Gıda sektöründe yüksek trans yağ içeren besinler olarak margarin, unlu mamüller, dondurma, paketli hazır gıdalar, kızartmalar, kahve kremasını sayabiliriz.

Kafein

Yapılan birçok çalışmada yüksek miktarda kafein alımının doğurganlığın azalması için bir risk faktörü olduğu belirlenmiştir. Ayrıca yapılan bazı çalışmalarda kafeinin PKOS üzerine olumlu etkileri olan inositolün emilimini azalttığı görülmüştür. Bu yüzden PKOS’lu kadınların yüksek miktarda kafein tüketmemesi önerilmektedir.

Polikistik Over Sendromunda Beslenme
Egzersiz

PKOS’lu kadınlarda bir diğer önemli nokta ise düzenli egzersizdir. Düzenli yapılan fiziksel aktiviteler insülin gereksinimini azaltabilir. Aynı zamanda HbA1C düzeyini de düşürebilmektedir. Yapılan araştırmalarda düzenli egzersiz yapan bireylerin; bel çevre genişliğinde azalma olduğu, insülin hassasiyetinin düzeldiği, hirsutizm (aşırı kıllanma), menstrüel siklus ve lipid profillerinde iyileşme sağlandığı ve PKOS’lu bireylerde ovulasyonun sağlanmasına yardımcı olduğu görülmüştür. Haftada en az 4-5 gün günlük 30 dakika orta şiddetle yapılacak egzersiz vücut ağırlık denetiminde etkili olacaktır.

Karmaşık bir endokrin hastalık olan PKOS tedavisinin başarılı yürütülmesi için diyet tedavisi, düzenli fiziksel aktivite, davranış değişikliği ile birlikte ekip çalışmasının (doktor, diyetisyen, psikolog) önemi hatırlanmalı ve kişiler bu şekilde takip edilmelidir.

Kaynakça:

  1. Faghoori Z., Fazelian S., Shadnoush M., Goodarzi R. (2017). Nutritional management in women with polycystic ovary syndrome: A review study. Diabetes&Metabolic Syndrome: Clinical Research&Reviews, 11(1), 429-432
  2. Bıyıklı E.T., Şanlıer N. (2013). Polikistik Over Sendromu ve Beslenme. Beslenme ve Diyet Dergisi, 41(3),253-257
  3. Toptaş B., Aksu H. (2021). Polikistik Over Sendromunda Beslenme ve Egzersiz. Kadın Sağlığı Hemşireliği Dergisi, 7(1), 85-96
  4. Sorensen, L.B., Soe, M., Halkier, K.H, Stigsby, B., Astrup, A. (2012). Effects of increased dietary protein-to-carbonhydrate ratios in women with polycystic ovary syndrome. The American journal of clinical nutrition, 95(1), 39-48.
  5. Marsh, K. A., Steinbeck, K. S., Atkinson, F. S., Petocz, P., Brand-Miller, J. C. (2010). Effect of a low glycemic index compared with a conventional healthy diet on polycystic ovary syndrome. The American journal of clinical nutrition, 92(1), 83-92.

Bir Cevap Yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin