
Başrollerini Robert De Niro ve Anne Hathaway’in paylaştığı Stajyer (The Intern) filmi, emeklilik sonrası hayata tutunmaya çalışan bir adamın hikayesini anlatıyor. Peki, tecrübe modern teknolojiyle birleşince neler olur? Bu yazımızda Stajyer film konusu ve karakter değişimlerini inceliyoruz.
The Intern (Stajyer) Filmi Konusu: Tecrübe Asla Eskimez
Başrol Ben Whittaker, yıllarca sabit bir işte çalışmış ve işinden emekli olmuş biri ve bir şirketteki stajyer ilanını görünce başvuruda bulunuyor. Diğer bir başrol oyuncusu olan Jules, ilk başlarda bu işinde hevesli, enerjisi yüksek adamın yaşından ötürü şirkete katkıda bulunamayacağını ve işe yaramaz olacağını düşünüyor. Fakat onu tanıdıkça olaylara karşı bakış açısını gözlemleme fırsatı buluyor, Ben’in verdiği çeşitli tavsiyelerle onun karakterini de çözümlemiş oluyor.
Ben, yıllarca eski çalışma sistemine adapte olmuş, yeni çalışma düzeninden haberdar olmayan bir karakter. Filmde, eskinin çalışma deneyimi ile şu anki teknolojinin birleşimi sayesinde aslında başarılı sonuçlara ulaşılabileceği anlatılmış. Ben, karakter olarak yeniliklere ve farklılıklara açık ve öğrenmekten, soru sormaktan, deneyimlemekten çekinmeyen biri.
Kuşak Çatışması ve Adaptasyon: Stajyer Film İncelemesi
Başrol Yerinde Olsaydım Nasıl Davranırdım?
Kendimi onun yerine koyduğumda aynı şekilde davranamayabilirdim şahsen. Çünkü yeni bir çalışma ortamında çok fazla yenilik ve bilinmeyen unsur oluyor, bunların öğrenilmesi de ayrı bir zaman ve düşünme gücü isteyen şeyler. Bu süreçte motivasyonum bu kadar yüksek, hedefe odaklı olabileceğimden emin değilim. Özellikle belirli bir yaştan sonra insanın yeniliğe olan yaklaşımının değişime uğrayacağını düşünüyorum. Mesela şu an yaşım itibariyle birçok yeni teknoloji ya da bilgi öğrenebilirim ve bunların uygulanması konusunda çalışma gösterip tam potansiyelimi ortaya koyabilirim. Fakat eğer Ben’in yerinde olsaydım o yaşta birden o kadar yeni bir çalışma ortamına adapte olamazdım. Açıkçası Stajyer filminin başlarında Ben’e karşı biraz önyargılıydım.
Çevremde de bu tür insanları gözlemliyorum ve çoğu yeni iş sistemine adapte olmakta zorluk çekiyor, fakat bu durumda kişinin tutumu, bakış açısı ve azmi çok önemli bir rol oynamakta. Eğer kişinin yıllardır sahip olduğu ve biriktirdiği potansiyel düzgün şekilde işlenir ve dönüştürülürse son derece iyi işler ortaya çıkabilir.

The Intern (Stajyer) zamanla değişen ve dönüşen iş yaşamına güzel bir eleştiri getirmiş ve çoğu zaman küçümsenen “eski”yi eğer doğru şekilde dönüştürebilirsek var olan potansiyelin ortaya çıkabileceğini bizlere öğretiyor. Eskisinden edinilmiş tecrübelerle günümüzün inovasyon teknolojisini başarılı şekilde birleştirmeyi başarabilenler önemli işlere imza atabilirler.
Hem oyunculuklarla, hem de sahip olduğu konu ve hikayeyle hem de gerçekçiliğiyle akıllarda kolaylıkla yer edinebilecek eğlenceli ve hayatın içinden bir 2 saati bizlere sunmakta olan bir film The Intern (Stajyer), şiddetle tavsiye ederim.
The Intern (Stajyer) filmi fragmanını aşağıdan izleyebilirsiniz.







Bir Cevap Yazın