
Anksiyete Süreci – Anksiyete Nedir? Anksiyete Belirtileri ve Tedavisi
Önce anksiyetenin ne olduğuna bir bakalım;
Anksiyete, bildiğimiz adıyla kaygı, günlük hayatımızın bir parçasıdır. Hayatımızın rutinini oluştururken, sürdürürken ve hatta bitirirken sorumluluğun üzerimize yüklediği bu gerginlik, anksiyetedir. Karşıdan karşıya geçerken, işe gidip gelirken, ders çalışırken, kitap okurken veya ortada hiçbir şey yokken anksiyete yaşayabiliriz. Burada mühim olan anksiyetenin büyüklüğü ve hayatınızı etkileme derecesidir. Her gerginlik yaşadığımızda ‘’Bende kaygı bozukluğu var’’ diyemeyiz. Eğer sosyal, günlük, kariyer ve aşk yaşantınızı ciddi oranda etkileyen bir anksiyete haliniz varsa yardım almaktan asla çekinmemelisiniz. Bu utanılacak bir şey değildir. Fakat unutmamalıyız ki kaygı sadece olumsuz durumlarda ortaya çıkmaz.
Hayatımızı olumlu anlamda etkileyecek olaylarda da kaygı yaşayabiliriz. Örneğin; evlenmek, çocuk yapmak, yeni bir işe başlamak gibi. Tüm bunlarla başa çıkmak bir yana, kaygı, aslında ihtiyacımız olan bir araçtır. Yeterli seviyede kaygı; uyum sağlama becerilerini geliştirir. Kaygının çok az olması veya hiç olmaması, sanılanın aksine problemli bir durumdur.
Birçok psikolojik rahatsızlığın temelinde korku ve kaygı yer alır. Bu nedenle ikisi arasındaki ayrımı yapabilmek çok önemlidir. Anksiyete, beklenen bir duruma karşı yaşanan endişe halidir. Korku ise mevcut bir tehlikeli duruma karşı verilen tepkidir. Korku şimdiki zamanı kapsarken kaygı gelecek zamanı kapsar. Ancak her ikisi de uyum sağlamaya yöneliktir. Gerçek bir tehlike anında korku, hayat kurtarıcı bir rol üstlenir. Kaygının uyum sağlamaya yönelik işlevi ise gelecekle ilgili planlar yapmamıza ve gelecekteki tehditleri fark etmemize yardımcı olur.
Anksiyete Daha Çok Kimlerde Görülür?
Yapılan araştırmalar, insanların %28’inin yaşamlarının belli bir döneminde anksiyete bozukluklarının tanı kriterlerini karşılayacak düzeyde kaygı yaşadığını gösterir. Yaşamın erken dönemlerinde zorlu deneyimler yaşamış kişilerin yetişkinlik hayatlarında daha fazla kaygılı olduğu görülmektedir.
Anksiyete Bozukluklarının Çeşitleri ve Belirtileri Nelerdir?
1-Özgül Fobiler: Kişinin belirli bir nesne veya durumdan aşırı derecede korkması durumudur. Örn; Köpek fobisi, kapalı alan fobisi gibi. Kişi kendisindeki bu aşırı korku halini fark eder fakat bu korku durumunu yaşamaktan da kendini alamaz.
2-Sosyal Anksiyete Bozukluğu: Sosyal anksiyete bozukluğuna sahip kişiler, sıklıkla başkalarının değerlendirmelerine maruz kalacakları durumlarda kaygı yaşarlar. Bu kaygıya sahip kişilerin topluluk önünde konuşması, sınıfta parmak kaldırması, yeni insanlarla tanışması son derece zordur. Hepimiz eleştirilerden çekinebiliriz, fakat sosyal anksiyetede bu çekingenlik o kadar fazladır ki kişi, hayatını endişelerinin el verdiği düzeyde sınırlandırır.
3-Panik Bozukluk: Herhangi bir durumla ilişkisi olmaksızın yaşanan panik atakların ve bu atakların sürekli yeniden geleceği beklentisiyle yoğun endişe halinin görüldüğü bir anksiyete bozukluğu çeşitidir. Panik atak, aniden gelen kötü bir şey olacak hissiyle birlikte görülen nefes alamama, boğulma hissi, göğüste baskı, bayılma hissi, sıcaklama vb. gibi fiziksel belirtilerin eşlik ettiği bir kaygı bozukluğu durumudur. Yani aslında panik atak, korku sisteminin yanlış bir şekilde ateşlenmesi sonucu ortaya çıkan yoğun kaygı halidir.
4-Agorafobi: Açık alan korkusudur. Agorafobi yaşayan insanlar açık alandan korkarlar. Alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları gibi kaçmanın zor olduğu ve insanların yoğun bulunduğu ortamlarda yaşanan bir korkudur.
5-Yaygın Anksiyete Bozukluğu: Çevremizde ‘’evhamlı’’ diye nitelendirdiğimiz yaygın anksiyetesi olan kişiler, küçük büyük her konuda, bitmek bilmeyen bir endişe halindedirler. Bir sorun hakkında sürekli olarak düşünürler ve bir türlü çözüm bulamazlar. Ve bu durum daha çok endişe duymalarına sebep olur. Bu kaygı bozukluğunu yaşayan insanlar, aşırı derecede endişe hali yaşamaları sebebiyle günlük işlerini dahi yapamaz hale gelirler.
Anksiyete(Kaygı Bozukluğu) Tedavisi Nelerdir?
1-İlaç Tedavisi: Kendimden örnek vermem gerekirse; 4 yıldır ilaç kullanıyorum ve sosyal hayatım olsun, özel hayatım olsun çok faydasını gördüm. (Kişiye özel olması açısından ilaç ismi veremiyorum, doktor kontrolünde kullanılması en doğrusudur.) Anksiyete bozukluğu yaşayan kişiler, doktor kontrolünde ilaç yoluyla tedavi sürecine başlayabilirler.
2-Psikoterapi: Genellikle nefes ve gevşeme hareketleriyle birlikte kaygı yaratan uyarana maruz bırakma tekniklerini içerir. Psikoterapi, anksiyeteyi büyük oranda azaltabilmektedir.
Kaynakça:
-Aslı Ermaya







Bir yanıt yazın