
Uzun zamandır ilişkiler üzerine düşünüyor ve anlamaya çalışıyorum. O kadar karmaşık ve çok sayıda değişkene bağlı ki birinde işe yarayan bir durum, bir başkasında asla işlemeyebiliyor. Belli bir kural ya da kesin bir taktik yok.
İlişkiler dediğimizde aslında çok geniş bir kavramdan bahsediyoruz. Ailenle, evcil hayvanınla, romantik partnerinle olan ilişkilerin…
Hayat, bu ilişkilerin bir toplamı gibi. Her an insanlarla bir bağlantı kurma ve iletişim içinde olma eğilimindeyiz.
Aşkın Evrimi
Romantik ilişkilere odaklandığımızda, zaman içinde büyük değişimlere uğradığını görebiliriz. Günümüzde hepimizin duyduğu bazı kavramlar (aşk, uzun ilişki, ten uyumu, çekim gibi) geçmişte pek bir öneme sahip değildi. Pek çok toplumda görücü usulü evlilik veya çöpçatanlık geleneği yaygındı, hatta bazı yerlerde hâlâ devam ediyor. Bu tür ilişkilerde karşılıklı çekimden ziyade, sosyal uyum daha ön plandaydı.
Sosyal Takas Teorisine göre, kişilerarası ilişkiler mantıklı bir getiri-götürü analizine dayanır. Birbirine ilgi duyan taraflar, ilişkinin devam edip etmeyeceğine dair bir değerlendirme yapar. Eğer ilişkiye devam etme kararı alınırsa, bu ortak bir fayda temelinde gerçekleşir.
Diğer bazı teorilere göre ise ilişkiler başlangıçta fiziksel ve cinsel çekimle başlar; bağlılık oluşmadan önce tutku ve yakınlık ön plana çıkar. Zamanla tutku azalır ve sosyal uyumluluk daha önemli hâle gelir. Bağlılık, romantik ilişkinin arkadaşça bir ilişkiye dönüşmesini sağlar.
Sternberg – Üçgen Aşk Teorisi

Bu noktada Robert Sternberg’ün ilişkilerle ilgili en bilinen teorisini Üçgen Aşk Teorisi (Triangular Theory of Love) güzel bir örnek olabilir. Bu teori, aşkı üç temel bileşene ayırır:
- Yakınlık (Intimacy): Bu, duygusal yakınlık ve kişisel bağların derinliğini ifade eder. Partnerler arasında güven, anlayış ve destek duygusu oluşturur.
- Tutku (Passion): Bu, fiziksel çekim, cinsel arzu ve heyecanla ilgilidir. Tutku, ilişkinin başlangıcında daha belirgindir, ancak zamanla azalabilir.
- Bağlılık (Commitment): Bu, ilişkinin sürdürülebilirliği ve uzun vadeli bağlılıkla ilgilidir. Aşkın karar ve irade boyutudur.
Sternberg Üçgen Aşk Teorisi ile bu üç bileşenin farklı kombinasyonlarının farklı türde aşklar yaratabileceğini öne sürer. Örneğin:
Romantik Aşk (Romantic Love) → Yakınlık + Tutku (Bağlılık eksik)
Arkadaşça Aşk (Companionate Love) → Yakınlık + Bağlılık (Tutku eksik)
- Genellikle uzun vadeli arkadaşlıklar veya uzun süreli evliliklerde görülen, fiziksel tutkunun azaldığı ama derin bir bağın olduğu aşktır.
Aptalca Aşk (Fatuous Love) → Tutku + Bağlılık (Yakınlık eksik)
- Hızla gelişen, güçlü bir fiziksel çekim ve bağlılığın olduğu, ancak partnerlerin birbirini derinlemesine tanımadığı ilişkilerde görülür. Örneğin, ani evlilikler buna örnek olabilir.
Tam Aşk (Consummate Love) → Yakınlık + Tutku + Bağlılık
- Sternberg’in ideal aşk olarak tanımladığı türdür. Hem fiziksel çekim, hem duygusal bağ hem de uzun vadeli bağlılık içerir.
Bunların dışında diğer aşk türleri de şunlardır:
- Beğeni (Liking) → Sadece Yakınlık (Örneğin, iyi arkadaşlıklar)
- Tutkulu Aşk (Infatuation) → Sadece Tutku (Örneğin, kısa süreli fiziksel çekim)
- Boş Aşk (Empty Love) → Sadece Bağlılık (Örneğin, aşkı tükenmiş ama devam eden bir evlilik)
Bu teori, aşkın dinamik yapısını anlamak için bizlere önemli bir çerçeve sunar.
Hedef yakınlık, tutku ve bağlılığın olduğu “tam” yani “mükemmel” aşk’a ulaşmaktır! 💗
Kaynakça:
https://dergipark.org.tr/tr/pub/ausbd/issue/35180/390344







Bir Cevap Yazın