Bazen kendimizi bir zihin hapishanesinde sıkışmış gibi hissederiz. Adeta bir yargıç tepemizden bize seslenir. Yaptığımız hataları, yanlışları yüzümüze acımasızca vurur ve biz bunun altında ezildiğimizi düşünürüz.

Kalabalıkta Yalnız Kalmak İsteyen Bir Kadın

İçimizdeki yargıç tüm sesiyle bağırarak bize hüküm verir. Peki, bunun sebebini hiç düşündünüz mü? Bu sesin sahibi içimizdeki yetişkin ebeveyndir. Bu ebeveyn cezalandırıcı ebeveyndir. Hiç dikkat ettiniz mi? İçeriden konuşan ses size ait değildir çoğu zaman. Otomatik yargı kalıpları birer birer sıralanır ama arka fondaki ses, bazen bir ebeveynimiz bazen bir öğretmenimiz bazen de diğer insanlara ait bir sestir.

0-6 yaş döneminde beynimiz bir sünger gibi çalışır. Bir nevi kendini gerçekleştiren lanete dönüşür. Örneğin, 3 yaşında bir kız çocuğusunuz ve komşu teyzenin birisi kocası tarafından aldatılmış, belki aldatma sahnesini görmediniz fakat anneniz ile konuşmalarına kulak misafiri oldunuz. Sizin oyun oynadığınızı zannettiğiniz sırada geçen konuşmalar içinde alt metinde şunlar vardı. “ Erkek değil mi, hepsi aldatır zaten.” ,” Kötü kadınlar evli erkeklerle takılır.” “ Sen de çok güzel bir kadınsın. Zaten güzel kadınların kaderinde hep böyle bahtsızlıklar olur. “ Bunları duyan 3 yaşındaki benliğiniz, bu durumu içselleştirir. Gördüğü her erkek potansiyel aldatıcılara dönüşür. Kimi zaman vaktinizi, kimi zaman paranızı, kimi zaman da duygularınızı sömüren birer aldatıcıya dönüşürler. Ve bu alt metin bize hükmetmeye başlar.

Bir, iki, üç deneyim derken bir şekilde dolandırılmaya, aldatılmaya, kandırılmaya açık hale geliriz. Veya birisi bize çok güzelsin dediğinde içsel olarak bunu kabul etmemeye başlarız. Çünkü kodladığımız cümlede ne vardı? “Güzel kadınlar bahtsızdır ve aldatılırlar.” Zihin kendini çirkin olduğuna ikna etmeye çabalar ve en nihayetinde değersizlik duygusu baskın hale gelir. Bunları bilinçli olarak kabul etmesek de çocuk beynimiz kendini bu şekilde kodlamıştır ve farkında olmadan kendimize bizi üzecek, aldatacak erkekleri tercih ederiz. Bu travmatik anı, kendini yüzeye çıkarmaya ve zihnimizden özgürleşmeye çalışır. Biz halının altına süpürdükçe “Buradayım!” diye sevimsizce baş gösterir.

Ebeveynlerinin Konuşmalarını Dinleyen Bir Kız Çocuğu

Halbuki inanç ve düşünceler bize bile ait değildir. Hatta bu travmatik deneyim başkasına aittir. Ama orada yok sayılarak yanında bu cümlelerin kullanıldığı çocuk, var olduğunu ispat etmek için bütün bunları zihnine kaydeder.” Ben bunları duydum, buradayım ki! Siz anlamadığımı düşünseniz de, şu an ne yaşandığını anlamlandıramayan zihnim, bunu kaydedecek ve gerektiği yerde bir bilgisayar belgesi gibi sürekli kendini gösterecek. Kaydetmek istediğine emin misin diye soracak.” O yaştaki bir çocuk, neyin kendine ait neyin başkasına ait olduğunu ayırt edemeyeceğinden duygularını bütünleyecek ve bunları kendi yaşam deneyimi zannedecek. Bir nevi hayatının böyle olduğuna beyni tarafından ikna edilecek ve çevresine hep kendini doğrulayan insanları çekecek.

Daha sonra ise içindeki yargıç tarafından yargılanacak. Onu yargılayan ebeveyni veya çevresinin sözleri ile. “ Bak gördün mü? Güvenilmez bir adam olduğu başından belliydi. Zaten erkekler böyledir! Onlara güvenilir mi hiç? Sen değersiz ve yetersiz bir insansın. Zaten neden seninle olmak istesin ki? İlkokulda sınavlardan bile geçememiştin. İlk sevgiline de sahip çıkamamıştın. Doğru düzgün para da kazanamıyorsun vs.” Bu liste bu yargılarla uzar gider.

Asıl soru şu olmalı, bu inançlar ve sesler bana mı ait? Kimden öğrendim? Öğrendiklerim %100 doğru muydu? Çevremde aksi örnekler de mevcut mu? Kendimi nerede kandırıyor ve sabote ediyorum? Hayatıma çektiğim erkeklerin ortak noktaları neydi? Mesela o komşu teyzenin kocasına mı benziyordu? Ya da ben o komşu teyze gibi güzelim ve güzeller aldatılır inancına mı sahibim?’’ Bunları içsel motivasyon ile düzenleyebilir, gerekirse bir profesyonelden yardım alabilirsiniz.

İçsel motivasyon ve bilinçli farkındalık, her şeyden önce gelir! İçinizdeki yargıçtan özgürleşin, inançlarınız size ait olsun. Hepsinin birer deneyim olduğunu ve öğrenilmesi gerektiğini bilerek hayatınızın sorumluluğunu alın. Kurban bilincinden ve cezalandırıcı ebeveyn rolünden çıkarak, sağlıklı yetişkin rolünüze adım atın.

Gün Batımında Salıncakta Etrafını İzleyen Bir Adam

-Gözde Koyulhisarlı

Bir yanıt yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin