Çocuk Olmak ve Çocuk Kalmak

Yaşam 3 ana dönemden oluşan bir bellektir. Çocuk oluruz, yetişiriz ve yaşlarınız. Doğmak, büyümek ve gelişmek gibi. Asırlardır süregelen bu döngüde biz hep en çok çocuk olmak istedik. Ve de çocuk kalmak. Çocukluğa, kaygısızlığa, hatta inanmışlığa dönme ve orada kalma arzumuz nesilden nesile aktarılan bir gen gibi. En ufak bir tökezde hemen o ilk ana dönmek isteyişimiz. Ana kucağında gördüğümüz her bebeğe iç çekişlerimiz, parkta oynayan her çocuğa mucizeyi yaşıyor bakışlarımız ve bitmek bilmeyen keşkelerimiz. Nedir çocuk olmak? Hiçbir şeyi, hiç kimseyi düşünmeden saatlerce oyun oynamak, akşam çökene dek sokaklarda koşturmak, kumdan kaleler yapmak, oyun oynarken acıkmayı unutmak. Daha neler neler..

Francis Thompson şu sözleriyle anlatır çocuk olmayı; “Çocuk olmak ne demek biliyor musunuz? Günümüz insanından çok farklı olmak demektir. Mucizeden doğan bir ruha sahip olmak demek; aşka, sevgiye, inanmaya inanmak demek; elflerin uzanıp kulağına fısıldayabileceği kadar küçük olmak; balkabaklarını at arabalarına, fareleri atlara, düşkünlüğü yüceliğe, hiçliği her şeye dönüştürebilmek demek, zira her çocuk ruhunda kendi iyilik meleğini taşır; çocuk olmak bir fındık kabuğunda yaşayıp kendini sonsuz uzayın kralı saymaktır.” demiştir.

Biz yetişkinlerin elinden alınmış bir oyuncak mı çocuk olmak? Yapmayın ama, hepimiz o oyuncaklarla oynadık ve bitti diye bir şey yok ki. Her yaşta oyuncağınız olabilir. Bu size kalmış. Üstelik aramızda hiç o oyuncağa sahip olmayanlarımız var. Hepimizin hatırlayacağı güzel bir çocukluğu olmuyor ne yazık ki. Ama yinede her köşe başında o küçük size dönmek isteyişinizi anlıyorum. İçimizdeki çocuktan bahsediyorum. Mucizelere inanan o küçük kalpli bizlerden bahsediyorum. Büyüdükçe yorulup nasırlaşsa da kalplerimiz. O hep sizinle, bizimle. İnsan büyüdükçe dertleri de büyür. Küçüksen her şey küçük gibi gelir. Bazılarımız için ufacıkken de kocamandı ama her şey. O yüzden şanslıysanız, güzel çocukluklarınızı bugününüzde de yaşatabilirsiniz. Nasıl mı? Nasıl işlerdi küçükken; istediğimiz bir şey olmayınca ağlardık? Yine ağlayın. Tek farkla; göz yaşlarınız kuruduğunda kalkın, yine isteyin o şeyi ve elde etmenin başka bir yolunu bulun. Hayatın koşuşturmasında size keyif veren şeyleri yapmayı unutmayın. Yine çok eğlenin. Parka gidin, oyun oynayın. Belki bi çocuğa eşlik eder, kumdan kale bile yaparsınız. Her şey bizim elimizde değil mi aslında? Yaşamdan keyif almak her dönemde mümkün. Yeter ki görelim, bilelim ve isteyelim. Hiçbir şeyi, hiç kimseyi ve hiçbir yaşı bahane etmeden.

Çocuk Olmak ve Çocuk Kalmak

Yine çok eğlenin. Evet çocuk olmak çok güzel ama her yaşın bir güzelliği var ve siz hep en güzel yaşınızda kalın.

Sevin, şükredin ve yaşayın…

Bir yanıt yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin