Kadın Olmak

Bazı yörelerde zordur kadın olmak… Her hareketinden bir anlam çıkarılır, her hareketin üzerinden bir etiket yapıştırılır. Ne giyeceğin, nasıl yaşayacağın, ne zaman evleneceğin ve hatta kaç çocuk doğuracağın hakkında herkes fikir sahibidir. İstediğin saatte gezemez, istediğin kıyafeti giyemez, istediğin gibi gülemez, istediğin gibi eğlenemezsin. Çünkü kadınsın sen…

Güler yüzlü, samimi olursun: “Aranıyor musun?” derler.
Somurtkan olursun: “Kendini ne sanıyorsun?” derler.
Terk edilirsin: “Kullanılmışsın.” derler.
Biraz özenir, süslenirsin: “Kime süslendin ki bu kadar?” derler.
Makyaj yapmazsın: “Hasta mısın?” derler.
Terfi alırsın: “Patronla aranda bir şey mi var?” derler.
Ve ne yazık ki en talihsizi, tacize uğrarsın: “O saatte orada ne işin vardı?” derler.

Yani kısacası, her zaman seni suçlayacak bir şeyler bulurlar.

Kadın Olmak

Bazı yörelerde zordur kadın olmak… Özellikle de yalnız kadın olmak. Sürekli kendini birilerine açıklamak zorunda bulmak… “Hayır, aslında böyle değil.” ile başlayan uzun uzun paragraflar kurmak… Güçlü görünebilmek için kuytu köşelerde ağlamak zorunda kalmak… Arkandan konuşulan tonlarca asılsız dedikoduya kulak tıkamak zorunda olmak… Cadde boyu çalan kornalara, camdan kol sarkıtmalı sözlü tacizlere karşı sakin kalıp eve dönmeye çalışmak… Tenha sokaklarda kulaklığın sesini kısarak adeta koşar adım yürümek zorunda kalmak… Üçüncü sayfa haberlerine çıkma ihtimali olmayan o doğru partneri bulmaya çalışmak…

Kadın Olmak

Kadın olarak varlığını sürdürebilmek işte bu kadar zor bazı topraklarda. Fakat oldukça ironiktir ki, bu zorlukların bir kısmı da bizzat hemcinslerimiz tarafından oluşturuluyor. Özellikle, toplumun bu dayatmalarına boyun eğmeyi seçmiş, kendi istek ve ihtiyaçlarını yok saymış olan hemcinslerimiz; tüm bu zorlu koşullara rağmen kendi yolunda yürümeyi seçen biz kadınlara karşı maalesef biraz fazla nefret dolular. Yürüdüğümüz yollara birkaç kaldırım taşı da aynı gemide olduğumuz hemcinslerimiz tarafından ekleniyor, ne yazık ki. İstiyorlar ki biz de onlar gibi sorgulamayalım, gülmeyelim, susalım. Kendi ayaklarımızın üzerinde durmayalım; bir erkeğin uydusu niteliğinde bizlere dayatılan ne varsa sadece onu yaşayalım.

Fakat sizlere kötü bir haberim var: Evet, bazı yörelerde kadın olmak gerçekten çok zor. Fakat toplum olarak her ne kadar bizlere hayatı zorlaştırmış olsanız da içimizdeki ışığı söndürmenize izin vermeyeceğiz. Yine güleceğiz, yine seveceğiz ve nihayetinde kendi hayatımızın tuğlalarını bizzat kendimiz öreceğiz. 🙂

 Kendi çizdiği yolda yürümeye çalışan tüm kadın dostlarıma…

Bir Cevap Yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin