Neden ve Nasıl Sırada Beklemeliyiz?

Sırada beklemek ve sırada beklemenin psikolojisi çalışılırken her zaman şirket ya da satıcı tarafından tavsiyeler veriliyor fakat bu tavsiyelere uyulmamış bir sırada bekliyorsak biz ne yapabiliriz?

Neden ve Nasıl Sırada Beklemeliyiz?

1. Gerçekten ulaşmak istemediğiniz hiçbir şey için sırada beklemeyin

Bence en önemli ve ilk kural “Gerçekten ulaşmak istemediğiniz hiçbir şey için sırada beklemeyin”, tüketim kültürünün dayattığı popüler olana sahip olma çabası ile mi o kalabalığın içindesiniz yoksa gerçekten sahip olmak istediğiniz bir ürün veya deneyim mi o sırada beklediğiniz şey önce buna karar vermelisiniz.

2. Bekleme sonunda sahip olacağınız ürün, gününüzden ayırdığınız o dakikalara değecek mi?

Örneğin önünüzdeki sıra yaklaşık yarım saat sürecek ve siz o süre sonunda ürününüze ulaşmış fakat zihinsel olarak yorulmuş olacaksanız, ürünü başka bir yerden sipariş edip ya da başka bir şubeden almanızda oluşacak gecikme ile ürüne sahip olmak o an sahip olmaktan daha cazip gelmiyorsa elbette o sırada beklemek sizin için doğru seçim olacaktır.

Beklemeye karar verdik, peki o süreci nasıl daha “hızlı” geçirebiliriz?

İnteraktif bekleyişlerin psikolojik olarak daha kısa algılandığı gerçeğini göz önüne alırsak, yanınızda varsa bir arkadaşınız ile bu süreçte iletişimde bulunmak yardımcı olacaktır, sırada bekleyen diğer kişileri rahatsız etmeyecek şekilde ses tonumuzu ayarlamaya dikkat etmek koşulu ile elbette.

Tek başımıza sıra beklememiz gerekiyor ve oldukça da uzun sürecek gibi görünüyor, peki ya o zaman?

Ben rahatlatıcı ya da enerji yükseltecek şarkılar ile gün içerisindeki stresime ve kaygılarıma ara vermeyi her zaman işe yarar bulmuşumdur. Bazen de sadece yapılması gereken işleri-örneğin market alışverişi- yaptığım zamanlarda ilgimi çeken konulara yönelik podcastler dinleyerek zaman geçirmeyi ve fiziksel görevlerimi yerine getirirken zihinsel olarak da aktif olabileceğim alanlar yaratmayı da diğer bir yöntem olarak bu süreçte yardımcı bulmuşumdur.

Benim ruh halimi yükselten ve kendi içime dönmemi sağlayan bazı şarkıları buraya öneri olarak bırakıyorum:

Henry and The Waiter – Little Paradise: https://open.spotify.com/track/0ULtZkQAnZEgGVRKFcMTe0?si=f18757305d874150

Henry and The Waiter – Hidden Spirit: https://open.spotify.com/track/66NGYwxqmLrCzCfSXCKDSj?si=67d83612d1764585

Ya da her dinlediğimde bir eylül sabahında saçlarımın arasından geçen rüzgârı hatırlatan bir şarkı olarak:

Wolf Larsen – Kitchen Door: https://open.spotify.com/track/4Uc9gZfrhErkql10xgKDWj?si=7f1aca305cc94b81

Bazen de zihinsel olarak aktif olmak istemediğim, bu bekleyişleri molaya dönüştürmek istediğim anlar olduğunda kendimi anda tutmaya yönelirim. Çevremdeki beş şeyi görmek ya da beş nesnenin rengini isimlendirmek bu konuda en temel seviyedeki pratiklerden olabilir. İçinde bulunduğunuz anların farkındalığına varmak için siz de küçük meditatif aktiviteler edinebilirsiniz.

Bazen anda bulunmanın da kaygılandırdığı ve aşırı uyarana maruz kaldığımızı düşündüğümüz zamanlar olabilir, bu gibi anlarda kendime yönelmek ve bedenimin farkındalığını arttırmak için ben küçük bir nefes egzersizi yapıyorum. 2-4-8 metodu diye öğrenmiştim yıllar önce, başka bir adı varsa maalesef bilmiyorum fakat bunu uyguluyorum.

2 saniye boyunca nefes alıp, 4 saniye boyunca soluk tutup, 8 saniye boyunca nefes vererek yapılan küçük bir egzersiz. Sadece sıra beklerken değil, kendimi endişeli hissettiğim anlarda da zihnimi endişelerimden uzaklaştırıp bedenime ve daha basit görevlere odaklamamamda yardımcı olan bu yöntemi kendinize göre uyarlayıp siz de kullanabilirsiniz.

Şarkı veya podcast dinlemek için şarjınız olmadığında ama eğlenmek istediğinizde neler yapabilirsiniz?

Hayal gücünüzü kullanmak ve belki de empati yeteneğinizi geliştirmek için tavsiye edebileceğim aktivitelerden bir tanesi ise çevrenizde gördüğünüz nesne ve insanların geçmişlerine dair hikayeler uydurmak olurdu. Bazen hüzünlü bazen mutlu hikayeler olabilir bunlar ama sonuçta hayatta hiçbir şey tekdüze ilerlemiyor, hayal etmekten çekinmeyin, ama elinizden geldiğince mutlu sonlar yazmaya çalışın. 😊

Gün içerisinde oradan oraya koşturup bir de bitmek bilmeyen sıralarda beklemeye başlayınca hepimizin sinirlerinin yıprandığı anlar olmuştur elbette, fakat gerçekten istediğimiz bir şey için sırada bekliyorsak bu gerilim azalacak ve yatırım hissinin artmasıyla sonuç bizler için daha kıymetli olacaktır. Uzun sıraların sonunda hayatımıza mutluluk getiren ürün ve/ya deneyimlerle ayrılmak dileğiyle.

Peki ya siz hayatımızın bir parçası haline gelmiş bu bekleyişleri nasıl keyifli hale getiriyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz.

-Öznur Erdoğan

Bir Cevap Yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin