Tüneli Kaçmak için mi Kazdınız? - Bir Kayıp Sinopsisi

Kayıp, bir başka adıyla yas, 5-12-13 üçgeni gibi, Fransız pastacılık tarifleri gibi tekniği ve malzemesi belli zannedilen beş basamaklı, Maslow ihtiyaçlar piramidi ile aynı imar iznine sahip somut bir mirasmışçasına anlatılır. İçeriden görenler anlar ki kayıp aslında Harry Potter’daki çadırlar gibidir. İşte o çadır şok, depresyon, içerleme, suçlu arama, kendini suçlama, inkâr, ikna, pazarlık, pazarlama, öfke, cinnet ne ararsan asla yerinden bulamayacağın çorap çekmeceleri ve yer yer umut kırıntıları olan naftalinli hurçlarla doludur. Bir duygu bombardımanı ki, olayları karşılama şeklinizle sözleşip buluşur ve gezegen üzerinde uranyum zenginleştirmeden sonra, en riskli süreçlerden bir veya birkaçının yolunu açar.

Kayıp yaşamanın, bozulan bir bağın ardından sinir sistemini hedefleyen bir saldırı olduğunu öğrendiğimde çok tuhaf hissetmiştim. Bu dönemde izlediğim çoğu içeriğin şiirsel bir ironiyle adı konulmuş olsun ya da olmasın yas konusunu işlediğini çok sonradan fark ettim. Oya Baydar’ın Hiçbiryere Dönüş, Aylin Balboa’nın Bu Hikâye Senden Uzun Osman’ını okuyup, karakterlerin bu süreçte omzumda ağlatmış, teselli etmiş ve yer yer muhatabına saydırmışçasına bağrıma bastıktan sonra, Bağlanma adlı kitaptan başlayarak tüm kendine yardım kitaplarını okudum ve kısa bir törenle kendimi ayıpladım. Ricky Gervais’in Afterlife ve Leyla ile Mecnun’a veda sürecini anlatan Ben de Özledim gibi, kayıp dilini çok samimi bulduğum dizilerle yolum kesişti.

Süreç hakkındaki koca bir külliyatın üzerine hızımı alamadım, videoların devamı geldi ve Psikiyatr Dr. Alper Hasanoğlu’nun FluTv videolarını izledim. Terapi süreciyle ilgili bazı olumsuz örneklerinin ne kadar yerinde olduğunu anlatamam.

Depresyonun bazen dertsizlikten gelen şımarıklık bazen evde pejmürde bir halde dondurma

sondajlamak olarak karikatürleştirilmesine karşı inceden bir tiksinti oluşmaya başladığında, toplumsal bir ayrışma yaşadım. Terapi ve depresyon insan ilişkilerinde gerçek bir turnusol kağıdı işlevi gördü.İnsanın neye ihtiyacı olduğu ve sağlıklı bir hayat sürebilmesi için nasıl ilerlemesi gerektiği üzerine fikir üretmemiş, romantik komediler ve klişeler dışında bir referansı olmayan gizli loncalarla tanıştım örneğin,Twitter vücut bulmuş gibiydi. “Falanca dizi aslında Hele Hölö aşiretinin hayatıymış, bu hikayeleri kanallara satıyorlarmış” hitiyle yaza damgasını vurmak isteyen bir komplo teorisi varmış.Bitmedi, terapiye kaş çatan, elin yedi kat yabancısına boşboğazlık etmeyi özel hayatını saçıp dökmekle eş tutan başka bir ekolle tanıştım. Hepsinin sorunu ve sonu aynıydı.

Bu tabloda huzur, kayıp sürecinin, depresyonun ve terapinin koca bir önyargı lunaparkı olduğunu erkenden görmekte ve siper almaktaydı… Travmatiğinden gündeliğine, tüm tecrübelerin indirgemeci veya biri ya da öbürü gibi yaklaşımlar için fazla özel olduğunu anlamak her zaman mümkün olmuyor. Güvende hissedebileceğin rahat bir ortamda, tarafsızca muhatap alınıp yargılanmadan, didiklenmeden sağlıklı bir iletişim kurmanın yetişkin yaşamının bir nevi tatil köyü olduğunu işte bu vesileyle öğrendim.

Bir Cevap Yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin