affetmek nedir

Affetmenin ne kadar erdemli olduğu hakkında fikir sahibi miyiz? Ya da şöyle sormalıyım; affetmeyi biliyor muyuz? Günlük hayatımda karşılaştığım insanların bilmediğini düşünüyorum. Çünkü affetmek adına ne bir çaba sarf ediyorlar ne de anlayış gösteriyorlar. Evet bazı durumlarda affetmek çok zordur, hatta belki de imkansızdır, ama küçük meseleleri büyütüp bir çığ haline getirmenin gereği var mı gerçekten? Kendimi de bu gruba ekleyebilirim aslında. Özeleştiri yapmanın zamanı geldi.

Hayatımda yaşadığım çoğu zorluğu akıl süzgecinden geçiriyorum, tamamen affediciydim diyemiyorum. Daha doğrusu küçük şeyleri çok büyütüp büyük meseleleri görmezden gelmişim. Ve neden bunu yaptığımı hiç sormadığımı fark ettim kendime. Sahi, neden sormamıştım?

İnternetten edindiğim bazı bilgiler gösteriyor ki ihanet, yalan, iletişimsizlik gibi sebepler bir kişiyi affetmemizi engelliyor. Fakat bu kişiden kişiye değişen bir durum. Kimi insan rahatlıkla karşısındaki affedebilirken kimisi de bunu yaparken çok zorlanıyor.

Affetmek Nedir, Ne Değildir?

  • Affetmek, kişinin kırgınlık ve kızgınlık durumunu yaşadığı kişiye karşı duyduğu şefkat ve yumuşama durumunu ifade eder.
  • Affetmek, her şeyi unutmak değildir.
  • Affetmek, asla bir zayıflık değildir.
  • Affetmek, yaşanılan tecrübelerden ders çıkarmaktır.

Affetmeden önce insanlar kendilerine bazı sorular sorarlar; ‘’Bunları yaşatan birini nasıl affedebilirim?’’, ‘’Gerçekten affedilmeyi hak ediyor mu?’’ gibi. Affetmek her zaman en kolay yol olmuyor, bazen sadece yok saymak, o kişiyi hayatından çıkarmak insana daha kolay geliyor. Fakat affetmenin insana iyi geldiği bilimsel olarak kanıtlanmış bir durum. Psikolojide affetmek, stresi, öfke ve kaygı düzeyini gözle görülür derecede azalttığını belirtiyor.

Worthington’a göre affedicilik, hem bir ‘’sanat’’, hem de bir ‘’bilim dalı’’ dır.

North’un içsel affedicilik tanımına göre birey; “hakkı olan negatif duygu ve yargılardan şefkat, yardımseverlik ve sevgi ile kurtulabilir“

McCullough ve arkadaşlarının ortaya koyduğu psikososyal kişilerarası affedicilik tanımı ise; affeden bireyin “kişiler arası motivasyonu sosyal olarak olumlu yönde değişerek daha yardımsever, daha az kindar ve çekingen” olmasıdır.

Kendimizi Affedebiliyor Muyuz?

Karşımızdaki kişiyi bir şekilde affettiğimizi varsayalım. Veya o kişiyi tamamen hayatımızdan çıkardığımızı, bir daha asla görmeyeceğimizi. Bunların hepsi bir şekilde aşılabilir, fakat bir insan kendini affedemezse ne olur hiç düşündük mü?

Araştırmalar, kendini affedebilmenin psikolojik açıdan bize iyi geldiğini söylüyor. Yapılan çalışmalar kendini affetmenin ikiye ayrıldığını gösteriyor; gerçekten affetme ve sözde affetme. Hangi gruba girdiğimize bir bakalım.

Kendimizi gerçekten affettiğimizde yaptığımız hataların bilincinde oluyor ve bunların sorumluluklarını almaya hazır bir hale gelmiş oluyoruz. Hatamızı bildiğimiz konunun suçluluk duygusuyla başa çıkmayı öğrenmiş oluyoruz. Sözde affetme durumunda ise durum böyle olmuyor. Tabiri caizse, kendimizi kandırıyoruz. Sorumluluk almaktan kaçıyor, her şey için tek suçlunun kendimiz olduğunu düşünmeye devam ediyoruz. Suçluluk duygusunun beraberinde getirdiği bir diğer duygu da ‘’utanç’’ oluyor.

Mükemmeliyetçilik özelliğine sahip insanlar, karşı tarafın yüksek beklentiler içinde olduğunu ve bunları karşılayamayacağını düşünür, bu sebepten ötürü ayıplanmaktan korkar. Dolayısıyla kendilerini affetmeleri bir hayli zorlaşır.

Kapanışı yaparken genel okuyucuya bu önemli soruyu yöneltmek istiyorum; siz gerçek bir affedici misiniz yoksa sözde bir affedici mi?

-Aslı Ermaya

Bir Cevap Yazın

Bizleri takip etmeyi unutma!

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin