Duygularınız Düşmanınız Değil: Duygularınızla Barışık Olabilmek

Duygularımız, bizi biz yapan, ifadelerimizi zenginleştiren, davranışlarımızı harekete geçiren vazgeçilmez yoldaşlarımızdır. Fakat bazen her duygumuzu yaşamak ve göstermek istemeyiz. “İnsanlar ne düşünür?” “Eğer bastırmazsam güçsüz olurum” gibi yanlış inançlar duygularınızla yüzleşmenizi engelleyebilir ve bunun sonucunda içinizde derin bir patlama meydana gelebilir. Bunların yanı sıra;

  • Hislerinizle içsel çatışmaya girmekten kaçınmak,
  • Yüzleşme korkusu,
  • Çocukluktan gelen psikolojik duygusal travmalar duygularınızı bastırmanızın sebepleri olabilir.

Örneğin öfkeli olduğunuz bir anı düşünün. O anda bunun normal bir duygu olduğunu fark etmeyebilirsiniz. Onunla boğuşursunuz, düşmanınızmış gibi yaklaşırsınız. Belki de içeriden bir ses “Şu anda öfkeni gösterirsen kimse seni yanında istemez”, “Güçsüz biri gibi öfkeni göster!” cümlelerini size fısıldar. Eğer onları dinlerseniz diğer tüm duygular gibi öfkenizi de içinize atar ve onu tüm ruhunuzda büyütmeye devam edersiniz. Fakat bu sonsuz bir döngü olarak devam etmez. Normalde tepki bile vermeyeceğiniz ufak şeylere, olduğundan daha fazla tepki vermeye başladıysanız, durup dururken “nedensiz ağlama” veya “nedensiz üzülme” problemlerini yaşıyorsanız duygularınızı bastırdığınız anlamına gelmektedir. Yani aslında hayatınızda yaşadığınız hiçbir duygu nedensiz değildir. Geçmiş birikimler, sizi şu anda bulunduğunuz duruma getirir.

Unutmayın ki hislerinizi ifadenize, davranışlarınıza, jest ve mimiklerinize yansıtmazsanız karşınızdaki bireyler sizinle empati kurmakta zorlanabilir.

Eğer kendinize bile açmadığınız duygularınız varsa bu, günlük hayatınızda “nedensiz üzüntü ve melankoli” olarak karşınıza çıkabilir.

Duygularınız Düşmanınız Değil: Duygularınızla Barışık Olabilmek

Duygularınızı Bastırdığınızı Nasıl Anlarsınız?

  • Bulunduğunuz anda yaşadığınız duygu ne kadar yoğun olursa olsun yokmuş gibi davranıyorsanız,
  • Çevrenizdekilere hatta ve hatta kendinize bile duygularınızı açamıyorsanız,
  • O anki duygularınızı bastırmak amacıyla telefon, oyun gibi etkinliklere yöneliyorsanız,
  • Duygularınızla yüzleşmemek için uyumayı tercih ediyorsanız,
  • İçinizde biriktirdiğiniz tüm duygu birikimini küçük bir olay olsa dahi şiddetli bir şekilde gösteriyorsanız,
  • Kendinize ve çevrenize yabancılaşma hissediyorsanız (depersonalizasyon ve derealizasyon) duygularınızı bastırıyorsunuz demektir.

Kendinizle ve Duygularınızla Nasıl Barışık Olabilirsiniz?

1. Önceliği Kendinize Verin, Çevreye Göre Hareket Etmeyin

Duygularınız Düşmanınız Değil: Duygularınızla Barışık Olabilmek

Ne yazık ki kendimiz olmaya çalışırken bile sürekli çevremizdeki diğer insanları düşünüyor, topluma ayak uydurabilmek adına yabancı insanlar olmaya çalışıyor, insanlar bizi yanlış tanımasın diye duygularımızdan kaçıyoruz. Biz insanları ne kadar doğru tanıyoruz? Neden özgürce ve tüm benliğimizle yaşamayalım ve neden kontroller bizde olmasın?

Duygular olmadan düşünceler de olmaz. Bu yüzden duygularımızı ne kadar iyi tanırsak düşüncelerimize de o şekilde yansır ve sağlıklı bir iletişim yaratırız.

2. Bakış Açınızı Değiştirin

Duygularınız Düşmanınız Değil: Duygularınızla Barışık Olabilmek

Bakış açınızı genişleterek olaylara ya da durumlara farklı pencerelerden bakarsınız. Bir duruma farklı bir pencereden bakmak size farklı yol ve yöntemler sunar. Bu da problemleri daha kısa sürede çözmenize yardım eder. Ayrıca bakış açınız genişledikçe yaratıcılığınız ve hayal gücünüz de önemli ölçüde gelişir.

3. Sınırlarınızı Belirleyin

Duygularınız Düşmanınız Değil: Duygularınızla Barışık Olabilmek

Özgür iradeniz içinizdeki gücü çevreleyen bir koruma kalkanı gibidir. Bu kalkanın sarsılmaması için sınırlarınızı belirlemeniz ve yakınlık derecenize göre çevrenizin bu sınırı geçmemesine özen göstermelisiniz. Aksi halde istemediğiniz tercihler yapmak durumunda kalabilirsiniz.

“Acaba şuan hissettiğim duygularımı ona yansıtsam bana yine kızar mı?”, “Duygularımı belli edersem tartışma mı çıkarmış olurum?” gibi düşüncelere girdiğiniz herhangi bir yakınınız varsa muhtemelen onunlayken yeterince özgür değilsiniz ve o sizin tüm düşüncelerinizi yönlendiriyor demektir.

Bu açıklamayı somut bir örnekle taçlandırabiliriz. Bildiğiniz bir yerin adresini oraya yabancı insanlara sormayı deneyin. Bazıları cevaplayamayacak, bazıları bildiği kadarıyla anlatmaya çalışacak, bazıları ise bilmediği halde biliyormuş gibi davranarak size yanlış bir yolu tarif edeceklerdir. Fakat siz doğru yolu bildiğiniz için tüm bunların gerçekliğini ya da yanlışlığını tartabileceksiniz. İşte kendinizi tanımak ve sınırlarınızı belirlemek de buna benzer. Eğer siz sınırınızı bildiğiniz halde bunu ihlal edebilecek kişilere açarsanız kafanız karışabilir ve rahatsız hissedebilirsiniz.

4. Sürece Aşamalı Başlayın

Duygularınız Düşmanınız Değil: Duygularınızla Barışık Olabilmek

Bir anda tüm duygularımızı kabullenmek ve kendimize bile itiraf edemediğimiz hislerimizle baş başa kalmak bizim için çok zorlu olabilir. Bu yüzden öncelikle bunları başkalarına gösteremiyor bile olsak kendimize gösterebilmeliyiz.

Bunu nasıl yapacağım diye sorduğunuzu tahmin ediyorum. Başlangıç için ‘’duygu günlükleri’’ tutabilirsiniz. Bu günlükte, o gün hangi duyguları yaşadıysanız onlardan bahsedebilirsiz, hem de hiç korkmadan. Bu yazdıklarınızı sesli bir şekilde okumak da kendinizi daha güçlü hissetirecektir.

Kaynakça:

  1. Akbulut, C. A. (2018). Depresyonun duygu düzenleme süreçlerinin incelenmesi. Klinik Psikiyatri Dergisi, 21(2), 184-192.
  2. İstismar, Ç. C., & Bağlı, B. Duygusal Bastırma: Yetişkinlerle Psikotera-pi Süreci ve Sürecin Terapiste Etkileri Pınar Özbağrıaçık-Çağlayan Orta Doğu Teknik Üniversitesi.
  3. Mauss, I. B., & Gross, J. J. (2004). Emotion suppression and cardiovascular. Emotional expression and health: Advances in theory, assessment and clinical applications, 60.
  4. Töremen, F., & Çankaya, İ. (2008). Yönetimde etkili bir yaklaşım: Duygu yönetimi. Kuramsal Eğitimbilim Dergisi, 1(1).

Bir Cevap Yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin