Geçmişin Bugününüzü Etkilediğini Biliyor musunuz?

‘Geçmiş, hiçbir zaman unutulmuş değildir. Geçmiş, geçmiş bile değildir.”

-William Faulkner-

Travma sonrası stres bozukluğu, geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bugüne yansımasıdır. Bu; savaş, doğal afet, tanıdık vefatı, tehdit edilmek, tacize, tecavüze uğramak gibi olaylarla örneklendirilebilir. Bunun dışında, bizim hiç tanımadığımız aile bireylerinin yaşadığı travmatik olayların kalıtsal olarak aktarılması sonucu bireyde ciddi yıkımlar gösterdiği psikolojik bir rahatsızlığa yol açabilir. Travmayla alakalı başka bilgiler edinmek isterseniz “Sen Hatırlamazsın Ben Unutmam”: Olumsuz Çocukluk Deneyimleri isimli yazımızı inceleyebilirsiniz.

Travmaları anlatma, açığa çıkarma insan için zor bir durumdur. Travmatik bir olay sırasında beynin bellek fonksiyonları bastırılır. Yaşanılan korku, tedirginlik gibi hisler karmaşık bir hal alır ve bilgiler doğru şekilde işlenmez. Fakat, duyulan bir ses veya sözcük, görülen bir cisim, alınan bir koku bilinçaltına yerleşir. Bilinçaltına yerleşen dürtü, olayla ilişkili olmayan durumda bile tetiklenip aktif hale gelebilir. Dürtüler içimizde taşıdığımız acıların gizli dilini oluşturur. Bu nedenle farkında olmadan, olaylara geçmişi yansıtan tepkiler verebiliriz. Mesela, geçmişte savaş yaşamış bir insan seslere karşı aşırı duyarlı olabilir. Tehdit edilmiş bir kişi doğru ilişkiler kuramayabilir ve rahat olması gereken durumlara bile temkinli bir şekilde yaklaşabilir. Hatta bunaldığımız anlarda kullandığımız bazı sözcükler bile travmanın bir parçası olabilir. Annie Rogers bir kitabında yer verdiği “Bilinçaltı duyulmak için ısrar eder, tekrarlar ve bir bakıma kapıyı kırar.” sözüyle buna değinmiştir.

Geçmişin Bugününüzü Etkilediğini Biliyor musunuz?

Travmalar sadece farkında olmadan edinilmiş duygu, davranış olarak değil, bir hastalık olarak da izlerini gösterebilir. Depresyon, takıntılı ve tekrarlayan düşünceler, kronik hastalıklar, travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete olarak da ortaya çıkabilir. Okuduğum bir kitapta, sonradan kör olmuş ve tıbbi olarak körlüğüne bir mana bulunamayan bir adama “neyi görmek istemiyorsun?” diye soruluyordu. Bu soru adamın daha derinlere inmesine, travmasıyla tanışmasına, yüzleşmesine ve şifa bulmasına yardımcı oluyordu.

Peki küçükken yaşadığımız travmatik olaylar neden açıklanamaz bir paradoksa dönüşür? Henüz dil bölgesinin gelişmediği dönemlerde yaşanılan korku, tedirginlik beyne tanımı olmayan bir hissiyat olarak yerleşir ve travmanın kompleks bir hale gelmesine yol açar. Kompleks olan bir diğer durum ise epigenetik olarak aktarılan kalıtsal travmalardır. Peki bu nasıl mümkün olabilir? Basitçe açıklamak gerekirse; stresi dengeleyen hormon olan kortizol hormonunun fazla veya az olması kalıtsallık gösterebilir. Mesela geçmişinde ailesinin savaş deneyimi olan bir kişi, savaş zamanı yaşanılan psikolojik rahatsızlıkların etkilerini taşıyabilir. Yine okuduğum bir kitaptan örnek vermek istiyorum: 19 yaşındayken aniden üşüyerek uyanıp o andan itibaren uykusuzluk problemi yaşayan ve uyursa ölecekmiş gibi hisseden bir kızın doktor ve psikolog deneyimleri başarısızlıkla sonuçlanır. Nedeni açıklanamayınca aile geçmişi araştırılmış ve varlığından bile haberi olmadığı amcasının henüz 19 yaşındayken fırtınalı bir havada elektrik hatlarını kontrol ederken donarak öldüğü ortaya çıkmıştır. Bu trajik ölüm ailenin derinden etkilenmesine yol açmıştır. Böylelikle travmanın tespit edilmesi uykusuzluk probleminin giderilmesine yardımcı olmuştur.

Geçmişin, yaşanılan olayların bizi ne kadar etkilediğinin farkına varıp sorunların çözüme ulaşması dileğiyle…

Bilgilerinden yararlandığım ”Mark Wolynn – Seninle Başlamadı” kitabının linkini satın almak isteyenler için aşağıya bırakıyorum:

https://www.dr.com.tr/Kitap/Seninle-Baslamadi/Egitim-Basvuru/Psikoloji-Bilimi/urunno=0000000719285

-Nisa Çubukçu

Bir Cevap Yazın

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Think & Glow sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin