Türk sinema tarihinin en sıra dışı yapımlarından biri olan ve gerçek bir olaydan esinlenen Otoban Katilleri filmi başrol oyuncusu Korkut Çözer ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Korkut ile İlk Temas
Otoban Katilleri filminden haberdar olmam, filmde rol alan arkadaşım Ali Han Demirbilek sayesinde oldu -kendisine buradan bir kez daha teşekkürler-. Ali Han filmden bahsettikten sonra biraz bakındığımda; alışılmışın dışında olan bu film hakkında bir röportaja rastlamadım. Tekrar Ali Han ile iletişime geçerek, başrol oyuncuları ile röportaj ayarlayabilir mi diye ricada bulundum. Sağ olsun beni kırmadı ve röportaj fikrim somut olarak hayata geçti.
Röportaj için Bir Araya Geliyoruz
Korkut ile karşılıklı numaralarımızı aldıktan sonra beni aradı. Röportaj teklifimi mutlulukla kabul edeceğini söyledi ve telefonda yarım saatten uzun bir süre görüştük. Röportaj tarihimizi belirledik. Belirlediğimiz gün geldiğinde bir kafede buluştuk. Röportaja başlamadan önce bir, iki saat sohbet ettik. Bu sırada daha önce yaptığı işleri, filmin vizyon serüveni ve çekim sürecinden bahsettik. Aslında asker olmak isteyen Korkut’un bacağının kırılması ve platin takılması sonucu bu hayalden vazgeçmek zorunda kaldığını öğrendim. Daha sonra İstanbul’a gelerek oyunculuk kariyerine atılıyor. Aktif olarak on yıldır oyunculuk yaptığını söyleyen Korkut’un ilk rolü ise Muhteşem Yüzyıl’da figüranlık. Zamanla kendini bu alanda geliştiriyor. Anadolu Ajansı’nın reklam filminde Atatürk’ü canlandırdıktan sonraki en önemli rolünün Otoban Katilleri’ndeki ‘Kırmızı Ceketli Katil’ olduğunu söylüyor. Müzikle yakından ilgilenen Korkut, Siyasiyabend isimli müzik grubu ile çalışmak için gitar egzersizlerine devam ediyor. Korkut’u tanıdıktan sonra asıl konumuz olan ve büyük tartışmalar yaratan Otoban Katilleri filmine geliyoruz. Buraya kadar kendi ağzımla anlattığım bu yazıyı buradan sonra tamamen Korkut’un söyledikleriyle ilerletmeyi daha uygun buluyorum.

Filmi Bir De Oyuncu Gözünden Görelim
Korkut’a filme seçilmesini ve ardından gelişen süreçleri soruyorum. “Eve yorgun döndüğüm bir gece uyuyakaldım. Mecidiyeköy’de ajansı olan bir arkadaşımın art arda araması üzerine geri dönüş yaptığımda, Otoban Katilleri filminin yönetmeni Tolga Kadıoğlu’nun benimle görüşmek istediğini söyledi. Aslında Tolga hoca beni yan cast olarak düşünmüş. Bir araya geldiğimizde enerjimden ve karaktere uygun bir fenotipte olduğumdan beni başrolde denemek istedi. “Avcılar Çığlık Sanat Merkezi’nde audition verdim. Beğenilince de başrole seçildim” cevabını veriyor. Filmin ilginç noktalarından biri de, filmdeki katillerin adını bilmememiz. İki ana karakterden ‘Kırmızı ve Gri Ceketli Katil’ olarak bahsediliyor. “Rolü aldıktan sonra ilk başta uyum sağlayamadım. Bir gün Tolga hoca beni arayıp, istediği oyunu veremediğim için filmi iptal etmeyi düşündüğünü; başka bir başrol bulursa tüm sahneleri tekrar çekeceğini söyledi. Filmin 1/3’ü çekilmişti. ‘Hocam işler oraya kadar geldi mi’ diye sordum. Olayın ciddiyetini tamamen kavradıktan sonra altı ay boyunca role sıkı bir şekilde hazırlandım. Seri katiller ve polisiye olaylar hakkında detaylı araştırmalar yaptım. Night Hunter gibi filmleri izleyerek oradaki durumları anlamaya çalıştım. Tekrar sete girdiğimizde işimi en iyi şekilde yaparak filmin iptal olmasını engelledim. Setteki herkes performansımdan sonra bir oh çekti.”

“Film 2006’da yaşanan gerçek bir olaydan esinleniyor. Türkiye Cumhuriyeti gündemine oturmuş bu olayda, iki kişi 52 saat içinde cinayetler işliyor. Filmdeki karakterler de uyuşturucu etkisindeyken 6 şehirde 7 farklı kişiyi öldürüyor. Amaçları Güney sınırından yurt dışına çıkmak. Gri Ceketli Katil daha önce sabıkası olan biri. Namus cinayeti yüzünden hapse girip çıktıktan sonra toplumdan dışlanıyor. Bir süre sonra oyuncak ayıyı deşsem içinden pamuk mu çıkar yoksa kan mı? Gibi sorular zihnini esir alıyor. Bu durumdan kurtulmak için bir psikiyatra başvuruyor. Lütfen bana yardım edin, karanlığa bırakmayın beni gibi bir yardım çağrısında bulunsa da doktor pek oralı olmuyor. Daha sonra benim canlandırdığım Kırmızı Ceketli Katil ile merdiven altı bir ortamda tanışıyorlar. Birbirlerine dertlerini anlatıp bir arkadaşlık bağına sahip oluyorlar. Benim canlandırdığım karakter ise saf kötü. Daha sonra bu ikili kiraladıkları bir araba ile otoban yolundaki benzinliklerde vesaire cinayetler işliyorlar” diye anlatıyor filmi.

Filmde bir sistem eleştirisi olup olmadığını sorunca “Yönetmenin aklından geçeni net olarak bilmiyorum. Ben olduğunu düşünüyorum ama tabii ki en doğru cevabı yönetmenimiz Tolga hoca verebilir” cevabını alıyorum.
Gemide, Barda gibi filmlerdeki kadar sert sahnelere sahip olan filmde, Korkut’u en çok etkileyen sahneyi soruyorum. “İkili yine bir kişiyi öldürüyor. Ölen adamın beyni parçalanıyor. Gri Ceketli Katil, ölen adamın boş göz çukuruna mermi kovanı koyup ‘Güzel oldu değil mi?’ diyerek gülüyor. Sanırım en etkilendiğim sahne buydu” diyor.
Katillerden Birinin Erkek Kardeşi Korkut’u Tebrik Etti
Daha sonra Korkut’a herhangi bir tehdit alıp almadıklarını soruyorum. Medyadaki birkaç haberde katillerin yapımcılara mektup yoluyla ulaştığına dair haberler gördüğümü dile getiriyorum. “Mektup yoluyla yapımcılara ulaşıldı sanırım, tam bilmiyorum. Benim başıma şöyle garip bir şey geldi. Kırmızı Ceketli Katil’in esinlenildiği kişinin erkek kardeşi telefon yoluyla bana ulaştı. Oyunculuğumu tebrik ederek ‘Kardeşim biz seni çok beğendik. Çok güzel oynamışsın ama bizim çocuklarımız, yeğenlerimiz hayatlarına devam ediyor. Okula gidiyorlar. Onların kötü etkilenmemesini temenni ediyoruz’ gibi bir şey söyledi. Birazcık aba altından sopa göstermek gibi oldu. Ben de yönetmen ve yapımcılara yönlendirdim kendisini. Böyle bir şey yaşadım yani. Filmi izleyenler genel olarak benim ve partnerim Muhammet’in oyunculuklarını beğenmişler. Beyazperde, Ekşi Sözlük gibi sitelerde oyunculuğumuza güzel yorumlar gelmiş. Bu da bizi mutlu etti” diyerek hem sorduğum soruyu hem de bir sonraki sorumu cevaplamış oluyor.
Demet Akalın ve Otoban Katilleri Filmi Tepkileri
Film hakkında araştırma yaparken en çok dikkatimi çeken şey Demet Akalın’ın, Korkut’un İnstagram profilindeki film teaser’ına yorum yapmasıydı. “Ölen ailelerden izin almamışsınız çıldırmışlar!!! İnsanlara bu acıyı niye yaşatıosunuz haberleri bile yok!!!” şeklindeki yorumu gördükten sonra filme duyduğum merak daha da arttı.
Korkut’a bu konu hakkındaki düşüncelerini soruyorum. “Bu soruyu cevaplamayı çok istiyordum. Siz bana ulaşıp röportaj teklif etmeseydiniz ben bir video çekip kendi profilimde paylaşacaktım. Filmin hazırlanış aşaması, ana duygusu ve filmin yolculuğunu bilmeden yorum yapmak doğru gelmiyor bana. Keşke kırıcı yorumlar yapmadan önce bizlerle konuşsalardı. Ne katillerin ne de kurbanların ailelerini kötülemek gibi bir amacımız yok. Bu mağduriyetler üzerinden bir prim yapmak isteğimiz de yok. Film tamamen gerçeği anlatmıyor. 2006’da iki kişinin uyuşturucu madde etkisinde, 52 saat içinde 7 farklı kişiyi öldürmesi üzerine yapılan haberlerden, gazete küpürlerinden esinlenerek kağıda ve objektife aktarılan bir film. Kötülüğe özendirmek gibi bir misyon taşımıyor filmimiz. Aksine kötülüğü sorgulatıcı bir iş yapmaya çalıştık. Kısacası filmi izlemeden böyle bir yorumda bulunmaları beni derinden üzdü. Filmi izleseler fikirlerinin değişeceğini düşünüyorum. Ben inanıyorum ki filmimizi izleyen seyircilerin, sinema salonundan ayrıldıktan sonra bir kötülüğe kalkışmadan önce iki kez düşünecekleri. Hepimiz bir kötü adayıyız aslında. Koşullar davranışı belirler”cevabını veriyor.

Filmin Beklenildiği Kadar Göz Önünde Olmaması
Aynı türdeki Barda, Gemide gibi filmlerin çok ses getirmesi ve bilinmesine rağmen, Otoban Katilleri’nin neden biraz geri planda kaldığını soruyorum. “Aslında izleyen herkesten büyük ölçüde beğeni aldık. Film eleştirmenleri, Haluk Levent’in eski ekip arkadaşlarından Emrah Göreliler filmi oldukça beğendi. Filmi izleyen izleyicilerden de sosyal medyadan sıkça tebrik mesajı alıyoruz. Tek eleştirildiğimiz nokta filmdeki flashback sahneleri. Gelelim film neden beklenildiği kadar ses getirmedi sorunuza. Söyleyeceklerim tamamen benim şahsi fikrim. Biz filmin anlattığı durum ve gerçek bir olaydan esinlenmesi yüzünden eğlenceli bir gala ortamı yapmak istemedik. Üzücü bir konu ele alındığı için gayet sade ve saygılı bir şekilde basın gösterimini gerçekleştirdik sadece. Daha sonra İstanbul’un göbeğindeki büyük AVM’lere gittiğimde filmin bilboardlarının saklandığını, ekranda fragmanının gösterilmediğini gördüm. Sebebini sorduğumda ‘Ekranımız arızalı’ şeklinde cevaplar aldım. Hadi bir tanesinin ki arızalı. Hepsi mi arızalı? Hepsinin de tam bizim filmimizin olduğu ekranları mı arızalı? Göstermek istemediler bence filmi. Sakladılar. Film içerde gösterimde ama sinemaya gelen kişilerin içeride Otoban Katilleri diye bir filmin oynadığından haberi yok. En büyük sebep bu bence. Bir diğeri de sinemaya gitmek isteyen orta gelirli bir vatandaş için sinema biletlerinin çok pahalı olması. Söz gelimi kız arkadaşınızla bir filme gitmek isteseniz sadece sinema biletleri 400 TL. Mısır, kola vesaire alsanız 500-600 TL ye bir film izliyorsunuz. Doğal olarak insanlar sinemalar yerine interneti ya da dijital platformları tercih ediyor. Yapımcılarımızın görüşmeleri devam ediyor. Dijital platformlara getireceğiz filmi. Bizim için filmimizin büyük ses getirmesinden ziyade, yaptığımız işin kaliteli olması önemli. Seyircilerimizin de izledikleri şeyden pişman olmayacağına eminim” yorumunda bulunuyor. Son eklemek istediği şeyi sorduğumda da “Sadece aşk ve ölüm her şeyi değiştirir” diyor.

Son Sözler
Korkut ile röportajımı böylece sonlandırıyorum. Röportaj boyunca yüksek enerjisi, güler yüzlülüğü ve hoş sohbeti ile işimi oldukça kolaylaştırıyor. Film hakkındaki kendi görüşlerim ise oldukça başarılı bir iş ortaya konulduğu.. Bana göre de bir sistem eleştirisi içeren bu filmde, Korkut’un da dediği gibi kötülük tüm saflığı ve çirkinliğe ile gözler önüne serilse bile; kötülüğü oluşturan koşulları ve bu koşullara destek verilen etkenlere değiniyor.
Yazımızı burada sonlandırıyoruz. Siz değerli okuyucularımızın da fırsatı olursa Otoban Katilleri filmine bir göz atmalarını şahsımca öneririm. Korkut’a, Ali Han’a ve tüm ekibe meslek hayatlarında parıltılı ve başarılı günler diliyorum.
Otoban Katilleri Filmi Fragmanı:







Bir Cevap Yazın